Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Ambas unen a una generación con la siguiente de forma sistemática.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Quindi la complessità dell'algoritmo della tabella è O(n).
Raporlar, Lausus'un heykelleri belirli bir sırada düzenlediğini bildirmektedir.È noto che Lauro aveva disposto le statue secondo un certo criterio.
Civilization II: Test of Time, 1999'da çıkan bir sıra tabanlı strateji oyunudur.Civilization II: Test of Time è un'altra versione indipendente messa in commercio nel 1999.
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Entrambe legano una generazione alla seguente in modo sistematico.
Başka bir sıralama da askerî ya da sivil mahkemelerdir.Il quartiere ospita, fra l'altro, i tribunali civile e penale.
Bu işleç kullanıldığında olaylar diğer dillerdeki gibi bir sıra halinde meydana gelir.Quando viene utilizzato, le cose accadono nella sequenza con cui appaiono, come in un linguaggio procedurale.
2006/2007 sezonundan dolu bir sıralama oyunu idi.Задачи команды на сезон 2006/2007 оставались прежними.
Müşteri araştırmayı yapan firmayı ve rakipleri kendi gözünde bir sıralamaya sokar.Курильщик со своими соратниками обсуждают инцидент.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.В целом сложность алгоритма можно оценить как O(n).
Bir sıra mahkûm, yolculuk sırasında tamamen öldü ve izleri bulunamadı.Ребёнок, скореe всего, умер, никаких следов его нет.
Jorge Robledo adlı bir yöneticiyi öldürmekle suçlandığı bir sırada öldü.Либо это как-то связано со смертью маршала Хорхе Робледо.
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.في حين انه لم يكن يبحث إخوته قاتلوا على الأسماك وقطعها.
Bu sonuçlar bir sıradan erkek (XY) ve bir Turner sendromlu dişiyle oluşur (45,X).وينتج عن ذلك ذكر عادي (XY) وأنثى مصابة بمتلازمة تيرنر (45,X).
Ancak Leo, Bulgar Kralı I. Simeon'e karşı bir sıra savaş kaybetti.ولكن ليو قد خسر الحرب ضد سيمون الأول ملك البلغار.
Eserin ayrıca bir sıra ses kaydı yapılmıştır.كثيرة منها مصمم لتسجيل الصوت كذلك.
Bir sıradağı diğerinden ırmaklar ve ona benzer yeryüzü şekilleri ayırır.بمعنى أنه يتحمل وزر ما أخذه من الأرض ظلما وعدوانا ويكون له ذلك كالطوق وهو ما يوضع في العنق.
Hem de rastgele bir sıralama ile sorulduğunda, kişinin alabileceği yalnızca bir muhtemel cevap vardır.على عكس السماعات العظمية، والتي قد تكون الخيار الوحيد المتاح .
1770 yılında Borda, Borda kuralı olarak adlandırılan bir sıralı tercihli oy sistemini formüle etti.Em 1770 formulou um sistema de votação, conhecido como contagem de Borda.
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.Enquanto ele não olhava seus irmãos brigaram pelo peixe e acabaram o picando.
İçgözlemle sıralama 1997 yılında David Musser tarafından tasarlanmış bir sıralama algoritmasıdır.Introsort ou introspective sort é um algoritmo de ordenação criado por David Musser em 1997.
Belli bir sıraya göre hazırlanan listeye denir.Dispostos como numa lista ordenada.
1850’nci yıllarda Tyutçev sevgiye facia mânasını veren bir sıra keskin aşk şiirlerini meydana getirir.Nos anos 1850 ele criou uma série das poesias apaixonadas onde o amor se compreende como uma tragédia.
Forbes milyarderler listesi Forbes dergisi tarafından derlenip her yıl yayınlanan bir sıralamadır.A lista de bilionários é compilada anualmente pela revista Forbes.
Başka bir sıralama da askerî ya da sivil mahkemelerdir.Outras são condecoração puramente civis ou militares.
Civilization, Sid Meier'in yaptığı bir sıra tabanlı strateji oyunudur.Civilization é uma série de jogos de computador criado por Sid Meier do gênero de estratégia por turnos.
Tekrar bir sıra fasulye konulur.É recheado de pasta de feijão.
Gelişmekte olan tecnolojiler arasında bir sıra vardır.Uma delas foi o desenvolvimento tecnológico a vários níveis.
Üç boğa yüzleri sağa çevrilmiş halde ve bir sıra halinde resmedilmiştir.De bladeren zijn driehoekig tot hartvormig en bevinden zich verspreid op de knopen.
Almanlar tek bir sıra halinde yürüyordu.De Duitsers vergisten zich wel in één ding.
Köy, bir sıraç (aşiret) köyüdür.Het gebied was toen een gesloten stad (Zato).
2006/2007 sezonundan dolu bir sıralama oyunu idi.Het seizoen 2006/2007 liep uit op een teleurstelling.
Bir sıradağı diğerinden ırmaklar ve ona benzer yeryüzü şekilleri ayırır.De andere zords raakten verspreid over de Aarde en komen een voor een weer tevoorschijn.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.De complexiteit van het algoritme is O( N {\displaystyle {\sqrt {N}}} ).
Hurûfi akımı bir sıra eylemle başkentteki sosyal barışa aksi etkiler yapmıştı.De Haagse Dierentuin kreeg zo onbedoeld een extra sociaal nut voor de Haagse samenleving.
"Çocuklar belli bir sıraya göre mi durmak zorundalar?" - "Evet, yaşa göre, lütfen."„Moeten de kinderen in een bepaalde volgorde gaan staan?” - „Ja, volgens leeftijd, alstublieft.”
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Więc złożoność algorytmu to Ο(n).
Yüzyılın olayları kronolojik bir sırayla ele alınıyordu.Była to siódma gala w chronologii cyklu Unforgiven.
Elde edilen veriler en küçük değerden en büyük değere kadar bir sıraya konulur.Dane są wysyłane w kolejności od najbardziej znaczącego bitu do najmniej znaczącego.
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.Medan han inte tittade slogs hans bröder om fisken och delade upp den.
1770 yılında Borda, Borda kuralı olarak adlandırılan bir sıralı tercihli oy sistemini formüle etti.År 1770 formulerade han ett valsystem som fick namnet Bordaräkning.
Amerikalı şairler listesi, önemli ABD şairlerinin ismini alfabetik bir sırayla gösteren listedir.Denna publicering utgör USA:s tentativa världsarvslista med objekt.
2006/2007 sezonundan dolu bir sıralama oyunu idi.Säsongen 2006/2007 var ett bra år.
1910'da bir sıra kayda değer olay ortaya çıktı.Över händelsen restes en minnessten 1910.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Значить складність табличного алгоритму становить O(n).
John Linsey, böyle bir sıralamayı yapmada sorumluluk almaya katılıyordu.Джон Маккарті запропонував такий спосіб вирішення проблеми.
Sureler kronolojik bir sırada düzenlenmemiştir.Серії демонструвались не в хронологічному порядку.
Clare serinin herhangi bir sıralamaya göre okunabileceğini söylemiştir.Заради корму готові видати будь-яку таємницю.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Časová složitost tohoto algoritmu je O(n).
2006/2007 sezonundan dolu bir sıralama oyunu idi.Až sezóna 2006/2007 pro něj znamenala průlom.
En altta çok dar bir sıra ve onun üstünde daha geniş 2 sıra yer almaktadır.1. díl je rozsáhlejší a má dvě sídelní jádra.
Başka bir sıralama da askerî ya da sivil mahkemelerdir.Dalšími takovými prvky jsou obyvatelstvo nebo státní moc.
Çok düşük amphiphile konsantrasyonlarda moleküller herhangi bir sıraya girmeden rastgele dağılacaklardır.La concentrații amfifile foarte scăzute, moleculele se vor dispersa aleatoriu, fără nici o ordonare.
Ağdaki herhangi bir sıra üzerindeki diğer sıraların etkisi, bir diferansiyel denklem ile yaklaştırılır.Impactul altor cozi asupra oricărei cozi în rețea este aproximată printr-o ecuație diferențială.
El uçma telekleri üzerinde bir sıra sarı benek vardır.Pe opercul sunt striuri radiare galbene.
Örneğin, bir sıralama kümeye katılık, biçim ya da topoloji kazandırır.Spre exemplu, o structură de ordonare impune o formă mai rigidă, model sau topologie pentru mulțime.
Makedonya'nın ortasında bulunan bir sıradağ.Face parte din periferia Macedonia Centrală.
Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.Genele se formează dintr-o secvență specifică a ADN-ului.
1930'lu yıllarda uluslararası yarışmalarda "Partita pour Orchestre" adlı eseri ile bir sıra ödül kazandı.Az 1930-as években további díjakat kapott – nemzetközi versenyeken – Partita pour orchestre című munkájával.
Lazeri gözüyle atar.Lazeri bir sıradaki tüm zombilere hasar verir.Fokhagyma: Eltéríti a hozzáérő zombit egy másik sorba.