bir sürü ile cümle

bir sürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.Tôi thật sự ngạc nhiên bởi tất cả những câu chuyện mà tôi được chia sẻ ngày càng nhiều.
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.Έμεινα πραγματικά έκπληκτη από όλες τις ιστορίες που ξεκίνησαν να με κατακλύζουν.
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.И бях наистина изумена от всички истории, които започнаха да изплуват.
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.ונדהמתי ממש מכל הסיפורים שהחלו לצוף.
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.وكنت متفاجئة جداً بسبب الكم من القصص التي بدأت تقص علي ..
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.耳にする数々の話に驚いたのです 日ごろ関わっている人たち
Beraberinde bir sürü şey getirdin.E ti sei portata dietro tante cose.
Beraberinde bir sürü şey getirdin.Un montón de cosas trajiste contigo.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Byla to bardzo skomplikowana teoria, pełna trudnych całek i równań, matematyki itd.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Det var en fruktansvärt komplicerad teori full av svåra integraler och formler matematik och så vidare.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Era tremendamente compleja, llena de integrales y fórmulas difíciles y matemáticas y todo eso.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Era uma teoria terrivelmente complicada cheia de integrais e fórmulas e matemática muito difícil.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Het was een verschrikkelijk ingewikkelde theorie vol moeilijke integralen, formules en wiskunde.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Itu benar-benar teori yang sangat rumit penuh dengan rumus dan integrasi rumit dan matematika dan seterusnya.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.정말 엄청나게 복잡한 가설이었습니다. 굉장히 어려운 적분식과 공식, 수학기호들로 가득 채워져 있는 가설이었죠.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Ήταν μια αφόρητα πολύπλοκη θεωρία γεμάτη με πολύ δύσκολα ολοκληρώματα και τύπους και μαθηματικά κ.ο.κ.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Беше невероятно сложна теория, пълна с трудни интеграли и формули, много математика и т.н.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Це була досить складна теорія багато інтегралів, формул, багато математики і так далі
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.Это была неимоверно сложная теория, полная очень сложных интегралов и формул, и тому подобного.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.זו הייתה תאוריה מסובכת בצורה נוראית מלאה באינטגרלים קשים ונוסחאות ומתמטיקה וכיוצא בזה.
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.كانت نظرية معقدة جداً تعج بمعدلات التكامل والتفاضل الرياضية ونحو ذلك
Berbat derecede karmaşık bir teoriydi, bir sürü integral ve formül, hesapla dolu bir şeydi.とても難解な積分や式や計算などで 一杯の理論でした 多少はうまくいくのですが 完ぺきとはいえないものでした
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Anda tahu, tanpa dicari sekalipun, mereka memiliki banyak relawan wanita.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Do świętego przyszłyby bez wołania.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Ja, ohne dass sie je danach fragten, haben die jede Menge Freiwillige.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.아시다시피, 인도의 성자들은 여성 자원자를 구하기도 전에 많은 여성 자원자들이 앞다투어 몰려들거든요.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Như bạn biết đó, thậm chí không cần kêu gọi, họ vẫn sẽ có được rất nhiều tình nguyện viên nữ.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Nici măcar nu le cheamă, dar sunt multe care vin la ei.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Sapete, i Santi non hanno neanche bisogno di chiamarle, ne hanno un sacco intorno a loro.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Sin siquiera llamarlas, tienen muchas voluntarias.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Víte, ani se nemusí prosit, a mají spoustu dobrovolnic.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Vous voyez, sans même le demander, ils ont plein de volontaires.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Ze hoeven niet eens te roepen, en de vrouwen komen.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Ξέρετε, χωρίς καν να το ζητήσουν, έχουν πολλές εθελόντριες.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.Вы знаете, они их даже не просят, но у них много женщин-добровольцев.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.הם, מבלי שאפילו יצטרכו להתאמץ, משיגים הרבה נשים מתנדבות.
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.انهم حتى لو لم يطلبوا سيحصلون على الكثير من المتطوعات
Bildiğiniz gibi azizler aramadan bir sürü gönüllü kadın bulabiliyorlar.そこで医学校の女学生にボランティアを頼もうとしました
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerAnh ấy nói rằng nhận thức là người cưỡi voi nhỏ bé này cưỡi trên một chú voi khổng lồ, vô thức.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerDia berkata bahwa pikiran sadar hanyalah pengendara kecil di atas gajah raksasa ini, pikiran bawah sadar.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerDice che è l'io cosciente a guidare il grande elefante dell'io inconscio.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerDice que el consciente es este pequeño jinete en este elefante gigante, el inconsciente.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerEle diz que a mente consciente é este minúsculo cavaleiro a montar este elefante gigantesco, o inconsciente.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerEl zicea că mintea conştientă e un mic călăreţ pe un elefant uriaş, inconştientul.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerEr sagte, dass das Bewusstsein ein kleiner Reiter auf dem riesigen Elefant, dem Unbewusstsein, ist.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerHa a saját életemet tekintem, 1962-ben Ausztriában születtem.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerHan sägar att det medvetna sinnet är som en liten ryttare på en stor elefant, det omedvetna.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerHan siger, at det bevidste sind, er en lillebitte rytter, på en kæmpe elefant, det ubevidste.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerHij zegt dat de bewuste geest een kleine ruiter is op een grote olifant, de onbewuste geest.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerIl dit que l'esprit conscient est le petit cavalier sur cet éléphant géant, l'inconscient.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söyler그는 의식은 무의식이라는 거대한 코끼리 위의 탑승자라고 일컬었습니다.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerMówi on, że świadomy umysł jest jak maluteńki jeździec na tym olbrzymim słoniu, to znaczy na nieświadomości.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerPovedal, že vedomie je malý jazdec na obrovskom slonovi, podvedomí.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerŘíká, že vědomá mysl je malý jezdec na obrovském slonovi - neboli nevědomí.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerΛέει ότι το συνειδητό είναι αυτός ο μικρός αναβάτης σ' αυτόν τον τεράστιο ελέφαντα, το ασυνείδητο.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerВін говорить, що свідоме- це маленький наїзник на великому слоні- підсвідомому.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerОн говорит, что сознание — крошечный наездник на огромном слоне — подсознании.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerТой казва, че съзнанието е този малък ездач на този огромен слон -- подсъзнанието.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerהוא אמר שהמוח ההכרתי הוא הרוכב הקטן על הפיל הענקי של תת ההכרה.
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerقال ان العقل الواعي هو عبارة عن رجل صغير يجلس على فيل كبير والذي هو يمثل العقل الغير واعي

İlgili Sayfalar