bir parça ile cümle

bir parça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Lütfen yazmak için bana bir parça kağıt ver.Please give me a piece of paper to write on.
Ölüm hayatın tamamlayıcı bir parçasıdır.Death is an integral part of life.
Global toplumun bir parçasıyız.We live in a global community.
Dans her kültürün güzel bir parçasıdır.Dance is a beautiful part of every culture.
Yemeğinle bir parça ekmek ister misin?Would you like a piece of bread with your meal?
Onların her biri bulmacanın bir parçasına sahip.They each have a piece of the puzzle.
Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.Intonation is a notoriously difficult part of a foreign language to acquire.
Birçok dilde fiil konuşmanın önemli bir parçasıdır.In most languages the verb is an essential part of speech.
Bir parça peynirli kek alabilir miyim?Could I have a piece of cheesecake?
Bir parça kek tattım ve o lezzetliydi.I tried a piece of cake and it was delicious.
Bir parça daha pasta ister misiniz?Would you like another piece of pie?
Tom torbadan bir parça şeker aldı.Tom took a piece of candy from the bag.
Tom kız kardeşine bir parça kek kesti.Tom cut his sister a piece of cake.
Tom bir parça sarımsaklı ekmek yedi.Tom ate a piece of garlic bread.
Tom Mary adresini istedi ve onu bir parça kâğıt üzerine not etti.Tom asked for Mary's address and wrote it down on a piece of scrap paper.
Tom cebinden bir parça kağıt çıkardı.Tom pulled a piece of paper out of his pocket.
Tom küçük bir parça pasta aldı.Tom got a small piece of pie.
Tom bir parça şeker aldı, açtı ve onu ağzına koydu.Tom took a piece of candy, unwrapped it and put it in his mouth.
Tom gömlek cebinden bir parça katlanmış kağıt çıkardı.Tom took a folded piece of paper out of his shirt pocket.
Tom bir bardak suya bir parça kuru buz koydu.Tom put a piece of dry ice into a cup of water.
Tom bir parça et kesti ve onu tabağının üzerine koydu.Tom cut off a piece of meat and put it on his plate.
Tom Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.Tom bought a piece of land not far from where Mary lives.
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
Ben küçük bir parça kullanarak el fenerini onardım.I fixed the flashlight using a small tool.
Bu turtadan bir parça yiyebilir miyim?Would you mind if I ate a piece of this pie?
Bu pastadan bir parça yememin bir sakıncası var mı?Would you mind if I ate a piece of this pie?
Tom şapkasındaki bir parça kiri fırçaladı.Tom brushed a bit of dirt off of his hat.
Kim bir parça kek ister?Who wants a bit of cake?
Onun kötü yüzü beni bir parça bile korkutmuyor.Her bad face doesn't scare me even a bit.
Fakat ben bir parça et bile yemiyorum.But, I don't eat even a little bit of meat.
Yazmak için bana bir parça kağıt ver.Give me a piece of paper to write on!
Bu şehir 1970'lerden beri bir parça değişmedi.This town hasn't changed a bit since the 1970's.
Ondan bir parça alabilir miyim?May I have a piece of it?
Bana bir parça odun verir misin?Will you give me a piece of wood?
Tom Mary'nin fırında pişirdiği bir parça kek yedi.Tom ate a piece of the cake that Mary baked.
"Bir parça kek ister misin?" "Ne çeşit kek?""Would you like a piece of cake?" "What kind of cake?"
Tom bir parça kağıt üzerine bir şey karaladı.Tom scribbled something on a piece of paper.
İster istemez bir parça sorumlu hissediyorum kendimi.I can't help but feel partly responsible.
O bir parça genç değil mi?Isn't she a bit young?
Benim hoverkraft yılanbalıklarıyla dolu ve klavyeme yapışmış bir parça sakız var.My hovercraft is full of eels, and there's a bit of chewing gum stuck to my keyboard.
Kim bir parça pasta ister?Who wants a piece of cake?
Tom bir parça karpuz daha istedi.Tom wanted another piece of watermelon.
Kim bir parça daha kek istiyor?Who wants another piece of cake?
Bütün istediğim bir fincan kahve ve bir parça tost.All I want is a cup of coffee and a piece of toast.
Her birinizin bir parça kağıt çıkarmasını ve ne olduğunu yazmasını istiyorum.I want each of you to take out a piece of paper and write down what happened.
Ben bir parça uyku sersemiyim.I'm a bit groggy.
Portakalı soy ve bana bir parça ver.Peel the orange and give me a piece.
Bir parça umursamıyorum.I don't mind a bit.
Tom üniversiteden beri bir parça değişmedi.Tom hasn't changed a bit since college.
Bir parça kırılmış cama bastım.I stepped on a piece of broken glass.
Tom telefon numarasını bir parça kağıda yazdı ve onu Mary'ye uzattı.Tom wrote his phone number on a piece of paper and handed it to Mary.
Bir parça pasta ister misin?Would you care for a piece of pie?
Sana bir parça pasta ayıracağım.I'll save you a piece of cake.
Tom bir parça tost yedi.Tom ate a piece of toast.
Biz bir parça geç kaldık.We're a bit late.
Lütfen, büyük bir parça istiyorum.I'd like a large portion, please.
Bir parça pasta istiyorum.I want a piece of pie.
Bir parça kek istiyorum.I want a piece of cake.
Bir parça kek alın.Help yourself to a piece of cake.
O bir parça isyankardır.He's a bit of a rebel.

İlgili Sayfalar