bir parça ile cümle
bir parça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Atlantik Okyanusu'nda aynı büyüklükte başka bir parçadan çok daha fazla önem taşıyor.חשוב יותר מאותו נפח של מים באוקינוס האטלנטי הפתוח.
Atlantik Okyanusu'nda aynı büyüklükte başka bir parçadan çok daha fazla önem taşıyor.وهو اهم من الاماكن المفتوحة في المحيط الاطلنطي
Atlantik Okyanusu'nda aynı büyüklükte başka bir parçadan çok daha fazla önem taşıyor.マグロは世界の海を渡ります 湾の水流に乗り ヨーロッパまで
Atlantik Okyanusu'nda aynı büyüklükte başka bir parçadan çok daha fazla önem taşıyor.比大西洋裡面同等面積嘅海洋 更加重要
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?E o particulă, ca un atom, sau e o undă ca vălurelele pe suprafaţa unui lac?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?Est-ce une particule, comme des atomes, ou est-ce une onde, comme les ondulations à la surface d'un étang ?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?¿Es una partícula, como los átomos?, ¿o es una onda, como las que se forman en la superficie de un lago?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?É uma partícula, como os átomos, ou é uma onda, como as ondulações na superfície das águas de um lago?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?È una particella, come gli atomi, o è un'onda, come le increspature sulla superficie di uno stagno?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?Je to částice, jako jsou atomy, nebo je to vlna, jako vlnění na hladině rybníka?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?원자같은 입자인 걸까요? 아니면 연못 수면의 잔 물결 같은 파동일까요?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?Nó là hạt, như nguyên tử, hay nó là sóng, giống như gợn nước trên bề mặt của 1 cái ao?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?Είναι σωματίδιο παρόμοιο με τα άτομα ή μήπως μοιάζει με κύμα όπως στην επιφάνεια μιας λίμνης;
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?Дали е частица, като атоми, или е вълна, като вълнички на повърхността на езеро?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?Может, это частицы, как атомы, или же это волны, как рябь на поверхности пруда?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?האם זה חלקיק, כמו אטומים, או האם זה גל, כמו אדוות על פני בריכה?
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?هل هي جسيمات، مثل الذرات، أم أنها موجة ، مثل التموجات على سطح بركة ؟
Atomlar gibi bir parçacık mı, ya da bir havuzun yüzeyindeki kıpırtılar gibi bir dalga mıdır?それとも 池の水面にできる小波のような 波なのでしょうか? 近代の科学者は この質問の答えを
Aynı bir parça taşı yontan bir heykeltraş gibi.人体の長い物語が始まったときから
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.A mesma estratégia, pegamos num pedaço pequeno da bexiga, menos da metade do tamanho de um selo de correio.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Aplicamos la misma estrategia, tomamos un pedazo de la vejiga, menos de la mitad de una estampilla.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Dezelfde strategie, we nemen een klein stukje blaas, minder dan een halve postzegel groot.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Dieselbe Strategie, wir nehmen ein winziges Stück Blase, kleiner als eine halbe Briefmarke,
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.같은 방법으로, 방광 조직을 아주 조금 채취합니다. 우표를 반으로 접은 것보다도 작은 크깁니다.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.La stessa strategia, prendiamo un pezzo molto piccolo della vescica, meno della metà di un francobollo.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Même stratégie, nous prenons un tout petit morceau de la vessie, moitié moins grand qu'un timbre-poste,
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Sama strategia: otamme pienen palan virtsarakosta, vähemmän kuin puolet postimerkistä.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Samma strategi, där vi tar en väldigt liten del av blåsan, mindre än ett halvt frimärke.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Samme strategi, vi tager et meget lille stykke af blæren, mindre en halvdelen af et frimærke.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Znowu metoda jest ta sama.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Идея та же, мы берем очень маленький кусочек мочевого пузыря, менше половинки почтовой марки.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.Тут ми також беремо маленьку частину сечового міхура, меншу за половину поштової марки.
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.פחות מגודל של חצי בול דואר. אז מפרידים את הרקמה לשני סוגי התאים המרכיבים אותה
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.و بنفس الاستراتيجية السابقة نأخذ قطعة صغيرة جدا من المثانه اصغر من نصف حجم طابع بريد
Aynı strateji, mesaneden çok küçük bir parça alıyoruz, posta pulunun yarısı kadar.大きさを切り取り その組織を分けて
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka din care primim o dată pe an în Ucraina și trebuie să mestecăm o bucată timp de o săptămână întreagă.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka, kterou by jsme dostali na Ukrajině jednou za rok a museli by jsme žvýkat jeden kousek po celý týden.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka, som vi ville få en gang om året i Ukraine, og som vi ville tygge på en hel uge ad gangen.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka yang kami dapatkan setahun sekali di Ukraina dan satu butir itu kami kunyah selama seminggu penuh.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.우크라이나에서는 일년에 딱 한번 먹을 수 있었어요. 그 껌 하나를 일주일간 씹곤 했죠.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.le Bazooka che in Ucraina ricevevamo una volta all'anno e dovevamo masticarne una per un'intera settimana.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Thứ kẹo Bazooka mà chúng tôi có được một lần trong năm Ukraina và chúng tôi đã có thể nhai một miếng cả tuần.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Ukrainassa saamme sitä kerran vuodessa ja pureskelemme yhtä palaa viikon ajan.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Ukrajnában évente egyszer kaptunk Bazooka rágógumit, és egy egész hétig kellett rágnunk egy darabot.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Базука, яку ми отримували один раз на рік в Україні і повинні були жувати одну із них протягом усього тижня.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.בזוקה שהיינו מקבלים אחת לשנה באוקראינה והיינו צריכים ללעוס חתיכה אחת במשך שבוע שלם.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi."البازوكة" التي قد نحصل عليها مرة واحدة فقط خلال العام في أوكرانيا وكنا لنمضغ قطعة واحدة لمدة أسبوع كامل.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.そして一個のガムを一週間噛んだものです ニューヨークに到着した最初の日
Belki, bir parça아마 지난 5 년 사이 영국에서 생겨난
Belki, bir parçaהיא עשויה להיראות קצת
Belki, bir parçaحسناً، يُمكن أن تبدو بشبه ضعيف
Belki, bir parça過去5年間で英国に続々と出現している
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Họ sẽ không để cho tôi yên cho đến khi tôi tặng họ một thứ, nhưng đó cũng không phải là thứ tốt."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."그들은 제가 이 작품 중 하나를 줄 때까지 저를 내버려 두지 않았어요. 물론 제가 준 그 작품은 썩 좋은 작품은 아니었죠."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi.""Não me deixaram em paz enquanto eu não lhes dei uma peça, "mas não era lá muito boa."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nem hagytak békében, amíg nem adtam nekik egy alkotást, de az nem volt valami jó példány."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nenechali ma na pokoji, až kým som im nedal jeden z kusov. Ale ten nestál za to."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Nie zostawią mnie w spokoju, dopóki nie pozwolę im posiadać części, lecz to nie było uprzejme."
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."No me quisieron dejar tranquilo hasta que les entregué una pieza, pero no era una muy buena".
Benden bir parça alana kadar peşimi bırakmayacaklardı, ben de verdim ama iyi bir parça değildi."Non mi hanno lasciato in pace finché non gli ho fatto avere un pezzo, ma non gli ho dato uno di quelli buoni."