Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.و نخادع أنفسنا
Bir nevi kendi hilemizi yiyoruz.おかしな状況でしょう
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Como si tuvieran su propia física, y se mueven estrepitosamente, como explorando el mundo de la vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Hanno una propria fisicità, e brulicano selvaggiamente come se esplorassero la vita.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.이리저리 흩어졌다 모였다 하면서 화면 속 세상을 돌아다닙니다.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Podlegają niejako własnym prawom fizyki, pędzą we wszystkie strony jak gdyby badając życie.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Sie haben ihre eigene Physik, und sie wimmeln wild umher, um die Welt des Lebens zu erforschen.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Têm a sua própria física. Criam enxames como loucos, como que a explorar o mundo da vida.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Ze zwermen wild in het rond en verkennen het leven.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Έχουν δικούς τους νόμους και καταρρέουν αγριεμένα παντού, σαν να εξερευνούν τη ζωή.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Словно обладая собственной физикой, они дико роятся вокруг, как будто исследуя мир жизни.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.Те имат своя собствена физика, и те се роят необуздано наоколо, един вид проучвайки света на живота.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.והם רוחשים בטירוף מסביב, סוג של חוקרים את עולם החיים.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.أنهم ينسابون بتهور، نوع من استكشاف فضاءات الحياة.
Bir nevi kendi vucütları var ve etrafa çılgınca yayılıyorlar, dünya yaşamına keşfediyormuş gibi.更にこの粒子は好奇心も表します
Bir nevi.같은.
Bir nevi.Körülbelül.
Bir nevi kozmik çorba. Ama bu tam olarak doğru değil.Realmente, como un revuelto cósmico.
Bir nevi kozmik çorba.Było to coś w rodzaju kosmicznej papki.
Bir nevi kozmik çorba.Chúng thật sự là một loại chất đặc sệt thuộc về vũ trụ
Bir nevi kozmik çorba.Dan benar-benar seperti bubur kosmos.
Bir nevi kozmik çorba.De er virkelig en slags kosmisk gård.
Bir nevi kozmik çorba.Det var helt enkelt en kosmisk röra.
Bir nevi kozmik çorba.Efectiv un fel de cosmos amorf.
Bir nevi kozmik çorba.Egyfajta kozmikus katyvasz volt.
Bir nevi kozmik çorba.Ils sont vraiment une sorte de bouillie cosmique.
Bir nevi kozmik çorba.정말로 우주가 질퍽질퍽한 시기였습니다.
Bir nevi kozmik çorba.Na realidade, são uma espécie de desordem cósmica.
Bir nevi kozmik çorba.Ne ovat jonkinlaista kosmista mössöä.
Bir nevi kozmik çorba.Sie sind wirklich eine Art kosmischer Pampe.
Bir nevi kozmik çorba.Sono una sorta di grande poltiglia cosmica.
Bir nevi kozmik çorba.Sú naozaj takou vesmírnou kašou.
Bir nevi kozmik çorba.Taková kosmická šlichta.
Bir nevi kozmik çorba.Ze zijn echt een soort van kosmische brij.
Bir nevi kozmik çorba.Είναι πραγματικά ένα είδος κοσμικού χυλού.
Bir nevi kozmik çorba.Она, действительно, что-то вроде космического месива.
Bir nevi kozmik çorba.Те били наистина нещо като космическа каша.
Bir nevi kozmik çorba.הם היו מין דייסה קוסמית.
Bir nevi kozmik çorba.إنّها عبارة عن عصيدةٍ كونية.
Bir nevi kozmik çorba.でもそれは完全には正しくありません
Bir nevi.Mais ou menos.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Acasalamo-los. Eles dão origem a uma descendência mutante.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Chúng sẽ có những đứa con lai đột biến.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Et on obtient une espèce de rejeton mutant.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Rezultă un soi de mutant.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Sie haben quasi mutierte Nachkommen.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Vzniknú z nich zmutovaní potomkovia.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Ze hebben een nageslacht van mutanten.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Δίνουν ένα είδος μεταλλαγμένου απογόνου.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Их отпрыск - мутант.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.Получава се нещо от сорта на мутирало потомство.
Bir nevi.På en måde.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Fiquei a imaginar uma marcha de pinguins, por isso olhei para o Miguel e disse:
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Ich hatte mir eine Art Reise der Pinguine vorgestellt, also schaute ich Miguel an.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Ik stelde me een pinguïnmars voor, dus ik keek Miguel aan.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Îmi imaginam ceva ca marşul pinguinilor, aşa că m-am uitat la Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Immaginavo una cosa tipo la marcia dei pinguini così guardai Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Jag föreställde mig någon slags pingvinresan-grej, så jag såg på Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.J'imaginais un truc dans le genre de la marche des pingouins, alors j'ai regardé Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.저는 펭귄들의 행진 같은 걸 생각했죠. 그래서 미구엘한테 물어봤어요.