Ana içeriğe geç
Sözlük

bir nefes ile cümle

bir nefes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rahat bir nefes: IBM Mavi Gen yakın zamanda NEC Dünya Smilatörünün önüne geçti.IBM [Blue Gene] has just edged ahead of the NEC Earth Simulator.
Derin bir nefes alın. Yogiler bunu yapmakta haklılar.The yogis had it right.
Şimdi bir nefes alın ve alırken, nefesinizde nelerin barındığını düşünün.Take a breath now. And as you breathe, think about what is in your breath.
Tamam, bir nefes al. Ne nefes alacađým Selma Haným.I just left $4 million on the table, in my first game.
Tamam, herkes derin bir nefes alsın, versin.OK. So, everybody take a deep breath in, breath out.
Lütfen...bir nefescik !Please give me...just one puff
'Ben bunu öğrenmek için göze alamazdı.' Bir nefes ile Sahte Kaplumbağa söyledi.'I couldn't afford to learn it.' said the Mock Turtle with a sigh.
Ama o onlardan nefret etmedi ve derin bir nefes alıp, bıraktı kendini.But the one hated them not and taking a breath, did let go.
Derin bir nefes daha aldım, O'nun yanına çömeldim ve şöyle dedim:So I take another deep breath, squat down next to her and say:
Şimdi, lütfen burunlarınızı açıp derin bir nefes alın.Now, please open your noses and inhale deeply.
Sen bir nefes benzerlik belirir:Appear thou in the likeness of a sigh:
Derin bir nefes al.Take a deep breath.
Ve tutunurken, tek bir nefes gibiydik, bu yolculukta yanlız olmadığımızı biliyorduk.And as we held on, and we breathed as one, we knew we weren't on this journey alone.
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Just take a moment and take a breath and think, what do you feel at this point?
Hemşire görünüşte çocuk alır bir nefes almak ve burada onu döverim.The nurse takes the kid out ostensibly to get a breather, and they beat it down here.
Bir nefes borusu hücresi, zaten bir nefes borusu hücresi olduğunu bilir.A windpipe cell already knows it's a windpipe cell.
Bilirsiniz, tek bir nefesle 4 dakika aşağıya iniyorlar.You know, because they go down for four minutes on one breath.
BLIS adını verdiğimiz, hem patojenleri def ediyor hem de ferah bir nefes almanızı sağlıyor.It's called BLlS, and it's been shown to both ward off pathogens and give you good breath.
Temiz havadan bir nefesNameA breath of fresh air
Bir nefes temiz havaNameA breath of fresh air
17 Kasım terör örgütünün tasfiye edilmesiyle birlikte Yunan polisi rahat bir nefes almıştı.Since the disbanding of the November 17th terrorist group, Greek police have breathed easier.
Kuzey Kosovalı Sırpların kararı Belgrad'a rahat bir nefes aldırdı.The northern Kosovo Serbs' decision was greeted with relief in Belgrade.
Yunanlılar rahat bir nefes almasına karşın, ekonomistler henüz sıkıntıdan çıkılmadığını söylüyor.Greeks breathe a sigh of relief now, but economists say a day of reckoning still looms.
Tuyduk, zurnaya benzer bir nefesli çalgıdır.Tuiduk is a wind instrument (similar to Zurna).
Pilili, Gürcistan'ın Acara bölgesinde kullanılan bir nefesli çalgıdır.Pilili is a reed wind instrument in Adjara, west Georgia.
Bu şekilde bir nefes almada 500 -700 cc hava akciğerlere dolar.Dabei atmet er pro Atemzug ein Atemzugvolumen von 500 bis 700 ml ein.
Hele bir nefes alayım da.Wir brauchen einen langen Atem.
Sadece derin bir nefes al.Prends juste une profonde inspiration.
Sadece derin bir nefes alın.Prenez juste une profonde inspiration.
Hele bir nefes alayım da.Hasta el ultimo aliento.
Şimdi, derin bir nefes al.Adesso fai un respiro profondo.
Hele bir nefes alayım da.A volte mi sento respirare.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.Il paziente sente il bisogno di respirare profondamente.
İlk albümü "Bir Nefes Gibi" 1976 yılında çıktı.Первый альбом «Как ты прекрасна» («Come sei bella») вышел в 1976 году.
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.Загадка параллельных миров.
Allah’tan ki gelini kaçıran nikâhlı eşiymiş de rahat bir nefes aldık.نَذْرُ الصوم هو ما أوجبه المكلف على نفسه من صيام ، وقد عدَّ الله تعالى الوفاء به من صفات الأبرار.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.في حالة ان المريض لديه مشاكل في الكبد.
Hele bir nefes alayım da.Mal posso respirar.
Işk erinün bir nefes seyrânidur.Do oddychania służy im specjalny organ.
İlk albümü "Bir Nefes Gibi" 1976 yılında çıktı.Перший альбом, «Come sei bella», виходить у 1976.
Hele bir nefes alayım da.Akadjon el a lélegzetem.
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.A törvényes világrendnek a mitológiai megtestesítője.
Derin bir nefes alarak kapıyı açar.Meleg, mély érchanggal nyílik az ajtó.
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.Litteän maan sitkeä myytti.
Allah’tan ki gelini kaçıran nikâhlı eşiymiş de rahat bir nefes aldık.Kami (Potret-red) hanya diteteskan setetes anugerah dari Allah untuk berkarya.
Hele bir nefes alayım da.呼吸をしたい。
Işk erinün bir nefes seyrânidur.口臭の多くがこの生理的口臭である。
Hele bir nefes alayım da.또한 호흡이 가빠진다.
Bir nefes alabilen içi boş beton plaka binanın zeminleri, tavanları ve HVAC sistemi gibi davranacaktır.퉁풍이 되는 빈 콘크리트 석판이 건물의 바닥, 천장 및 HVAC 시스템으로 작동한다.
Derin bir nefes alarak kapıyı açar.Обръща специално внимание на дишането.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.Tento typ dýchania možno nájsť u pacientov s ťažkou dýchavičnosťou.
Bir Nefeste Dünya Mitolojisi.Domėjosi gyvąja mitologija.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Bà Medlock thấy ngay sau khi cô đã làm và đã thu hút một tiếng thở dài nhẹ nhõm.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Doamna Medlock a văzut cât de curând ea a făcut şi a atras un oftat lung de relief.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Fru Medlock så det så hurtigt som hun gjorde, og drog et langt suk af lettelse.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Gospa Medlock je videl takoj, ko je ona in potegnil dolg vzdih olajšanja.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.La señora Medlock lo vio tan pronto como ella lo hizo y sacó un largo suspiro de alivio.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.부인 Medlock 마자 그녀했고 안도의 긴 한숨을 그린으로 보았다.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Mevrouw Medlock zag het zodra ze deed en trok een lange zucht van verlichting.
Bayan Medlock en kısa sürede o yaptı ve rahatlama uzun bir nefes çekti gördüm.Mme Medlock a vu dès qu'elle a fait et poussa un long soupir de soulagement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod