bir müddet ile cümle
bir müddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Di sinilah kemudian hubungan antara Malayalam dan Tamil mulai merenggang.
1974 yazında henüz üniversite öğrencisiyken bir müddet ABD'de yaşadı.Ông từng sống tại Mỹ trong mùa hè năm 1974 khi còn là một sinh viên.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Hội làng đã mất từ lâu
Bir müddet sonra ise Irak ile Kuveyt arasındaki diplomatik ilişkiler gitgide daha da bozulmaya başladı.Tương tự, những mối quan hệ vốn tốt đẹp trước kia của Liên bang Xô viết với Iraq cũng bắt đầu giảm sút.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Ford cho rằng, binh sĩ miền Nam đã mỏi mệt nên cần được nghỉ ngơi.
Kısa bir müddet sonra, aynı zamanda, Palanga kazası kaymakam vekilliğini de yürütmüştür.Tuy nhiên sau đó nó cũng đã sớm tan do chịu tác động của đứt gió theo phương đứng.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.ほどなくして、レーニンたちは手元に残った500ルーブリ札をすべて燃やしてしまった。
El Fihri bir müddet bu şartlara uydu.ロードレースはこの状態がしばらく続いた。
Bir müddet kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir.飲み込まれるとその時点でアウト。
Bir müddet sonra Hakan'a karşı bir şeyler hissetmeye başlar ve hep beraber yaşarlar.実は初対面の時から関口に対し好意を持っており、後に同棲するにいたる。
Bir müddet hapisten sonra öldürüldü.投獄後しばらくして獄死。
Bir müddet sonra Ash’in omzundan bir kafa çıkmaya başlar.その時、背後から何かがアッシュに迫り襲い掛かるのだった。
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.その後、4名が同罪で起訴され有罪となった。
Aradan bir müddet zaman geçer.少し間の抜けたところがある。
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.不久后,列宁的同伙烧毁了他们留下的所有500卢布钞票。
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.我想好好休息一下。
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.这时,可能耶稣已相当疲倦而需要一点休息。
Ölümünden bir müddet sonra kendisinin yaşadığına dair asılsız iddialar çıktı.死前曾經為自己的行為感到抱歉。
Bir müddet bekletildikten sonra çıkarılıp kurutulur.在北之亂後,失去其蹤影。
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.有资料显示,他在那里为MI6工作。
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.但后来她对这座宫殿又失去了兴趣。
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.這四名嫌疑犯後來被逮捕並被控犯有仇恨罪。
Bir müddet Divan-ı Hümayun Kalemi'ne devam etmişse de, babasının vefatından sonra memuriyeti bırakmıştır.中方广寺,存昙华亭,为贾似道祀其父制置使贾涉。
Silah I. Dünya savaşı, II. Dünya savaşı, Kore, ve Vietnam Savaşı'ında ufak bir müddet kullanılmıştır.해당 권총은 이후 제 1차 세계대전, 제 2차 세계대전, 한국 전쟁, 베트남 전쟁 등지에서 사용되었다.
Bir müddet sonra Lenin'in işbirlikçileri geri kalan 500lük banknotların hepsini yaktılar.זמן קצר לאחר מכן שרפו מקורביו של לנין את יתרת שטרות ה-500 שנותרו ברשותם.
Piyassili, bir müddet sonra hastalanarak ölür.זמן קצר לאחר מכן מת הפאיסטיון ממחלה.
Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.הם מגיעים מאוחר מידי כי נל מתה זמן קצר לפני כן.
Piyassili, bir müddet sonra hastalanarak ölür.Пипин умира след дълго боледуване.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.След известно време Джени идва при Форест и заживява в неговия дом.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.Щастливият премиер се чувства уморен и се нуждае от почивка.
Kısa bir müddet sonra da Chicago ve New York'taki sinema salonlarında oynamıştır.По-късно свири и в други групи в Ню Йорк и Чикаго.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.Шасито е триопорно и неприбиращо се по време на полет.
Aradan bir müddet zaman geçer.До заминаването на влака остава малко време.
Daha sonra bir müddet Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi için çalıştı.От 2007 движението е консултативен член на Икономическия и социален съвет към ООН.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.Oni koji zanemaruju, ili samo pretvaraju da vjeruju u Alaha ostati će u Džehennemu nakon sudnjeg dana.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Gradić je napušten već dugo vremena.
Bu nedenle bir müddet tutuklandı.Zbog toga je na kraju bio uhićen.
1256), 1256 yılında kısa bir müddet hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.Калиман Асен II) bio je car Bugarske veoma kratko vrijeme 1256. godine.
O da bu teklifi kabul etti ve bir müddet burada görev yaptı.On je ovaj zadatak prihvatio i cijeli život posvetio tom cilju.
Silah I. Dünya savaşı, II. Dünya savaşı, Kore, ve Vietnam Savaşı'ında ufak bir müddet kullanılmıştır.Učestalo se koristio tijekom Prvog svjetskog rata, Drugog svjetskog rata, korejskog rata i vijetnamskog rata.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Boli však zajatí príslušníkmi ÁVH.
Silah I. Dünya savaşı, II. Dünya savaşı, Kore, ve Vietnam Savaşı'ında ufak bir müddet kullanılmıştır.Bola používaná počas prvej svetovej vojny, druhej svetovej vojny a vojen v Kórei a Vietname.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.V priebehu času Mesiac vytrvalo bombardujú kométy a meteority.
Bir müddet sonra Ash’in omzundan bir kafa çıkmaya başlar.Poljubita se, vendar se Mattov hrbet začne lomiti.
Bir müddet suda ıslattıktan sonra, tekrar temizlenir.Pomembno je, da se po čiščenju v čistilnih napravah vrača v reko.
Kısa bir müddet sonra sorular ve benim cevaplarım aklıma geldi.Sledi obravnava odlomka skozi vprašanja in odgovore.
Dönüşünde bir müddet öğretim görevlisi olarak üniversitede çalıştı.Po povratku v domovino je nekaj časa delal kot učitelj.
Bir müddet sonra kızıyla birlikte yaşamaya başlar.Po kurio laiko jis pradėjo gyventi su vyru.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.Koplytėlė ir kryžius sunyko pokario metais.
Ama yağan kar fazla bir müddet yerde kalmadan hemen erimektedir.Dažnai rūgštusis lietus iškrinta toli nuo susidarymo vietos.
Ama Emin'e kesin cevap verebilmek için bir müddet beklemesi bildirdi.Anni mõtles hetkeks, enne kui vastas.
Aradan bir müddet zaman geçer.Hoiatasin juba toona, et sellega läheb aega.
Bu nedenle bir müddet tutuklandı.Selle eest teda isegi vahistati.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Peahoone on pikka aega seisnud tühjana.
Fakat bir müddet sonra Alice ile koyun yine dükkanda kendilerini bulurlar.Pähklipühal saavad Anna ja Villu jälle kokku.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.On arvatud, et ta võis juba Meinhardi ajal Liivimaal misjonärina tegutseda.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.ROK ei ole otsustanud uut medalite jagamist.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.Seejärel heidab puhkama.
Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti.Seejärel astus ta Tartu Ülikooli õigusteaduskonda.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.Curând după asta, când treceam pe lângă o gară, am văzut ceva îngrozitor, ce nu-mi pot șterge din memorie.