bir keresinde ile cümle
bir keresinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Widziałem kiedyś film "Bogowie są szaleni"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Κάποτε, είδα μια ταινία με όνομα "Οι θεοί είναι τρελοί."
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Веднъж гледах "Боговете сигурно са полудели".
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.Однажды я смотрел фильм "Наверное, боги сошли с ума".
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.פעם ראיתי סרט שנקרא "כולם נפלו על הראש"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.لقد شاهدت مرة فيلم يدعى "لابدّ أن الآلهة مجنونة"
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.観たことがある方は?
Bu doğru, çünkü bir keresinde bir program izliyordum, bir kadın, çok tanınmış bir romantik kitap yazarıydı,Es verdad, porque una vez ví un programa; una mujer, era una escritora romántica muy conocida.
Bu doğru, çünkü bir keresinde bir program izliyordum, bir kadın, çok tanınmış bir romantik kitap yazarıydı,Ez igaz, egyszer láttam egy tévéműsort egy nőről, aki nagyon híres romantikus író volt.
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Aceasta e, aşa cum spunea cândva Joy Mountford,
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Also das war gemeint, als Joy Mountford einmal sagte:
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Dit illustreert wat Joy Mountford ooit zei:
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Entonces esto es, como dijo una vez Jon Mountford
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,그러니까 이게, Joy Mountford가 말한 것처럼
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Questo è, come disse una volta Joy Mountford,
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Voici une illustration de ce que disait Joy Mountford,
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Αυτό λοιπόν είναι, όπως είπε κάποτε η Τζόι Μάουντφορντ,
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Как сказал Джой Маунтфорд,
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,Както Джой Маунтфорд бе казал:
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,אז זה בעצם, כמו שג'וי מונטפורד אמר פעם,
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,لذلك هذا هو ، كما قال ذات مرة ماونت فورد الفرح ،
Bu Joy Mountford'un da bir keresinde söylediği gibi,吸い出そうと試みることのできる—
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Amavo recarmi in questo posto, ma una volta mi sono chiesta, beh, ma perché non compri mai niente?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Eu adorava ir àquela loja mas, numa ocasião, perguntei a mim mesma: Porque é que nunca compras nada?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Ik ging dolgraag naar die winkel, maar op een bepaald moment vroeg ik me af: waarom koop je nooit iets?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Iubeam să merg la aprozarul ăsta, dar la un moment dat m-am întrebat, cum de nu cumperi niciodată nimic?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?저는 이 가게에 가는 것을 좋아했지만 한번은 제 자신에게, 글쎄 너는 왜 아무것도 사지 않니? 라고 물었습니다.
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Me encantaba ir a esa tienda, pero en una ocasión me pregunté, ¿por qué nunca compro nada?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Uwielbiałam tam chodzić. Raz zadałam sobie pytanie: "Dlaczego nigdy nic nie kupiłaś?".
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Μου άρεσε πολύ να πηγαίνω σε αυτό το μαγαζί αλλά κάποια στιγμή αναρωτήθηκα πως και δεν αγοράζω ποτέ τίποτα;
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Много обичах да ходя в този магазин, но един ден се запитах защо никога не си купувам нищо?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Я любила ходити в той супермаркет, але якось мені спало на думку - чому я ніколи нічого не купую?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?Я обожала ходить в этот магазин, но в один прекрасный день спросила себя: почему же я ничего там не покупаю?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?אהבתי ללכת לחנות הזו, אבל פעם אחת שאלתי את עצמי, אז למה את אף פעם לא קונה שום דבר?
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?كنت احب الذهاب الى هذا المحل, لكن في احدى المناسبات سألت نفسي, كيف يمكن ان لا اشتري اي شيء ابدا؟
Bu mağazaya gitmeye bayılıyordum, bir keresinde kendime sordum, nasıl oluyor da hiçbir şey almadan dönüyorum?でもふと思いました なぜ私は何も買わないんだろう? この店のオリーブオイルのコーナーです
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Aku juga melakukan hal yang sama.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Ich habe es auch schon mal gemacht.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Ik heb dat ook gedaan!
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Jag har gjort det innan också.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!J'ai déjà fait ça, moi aussi !
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Ja również tak robiłam
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!L'ho fatto anche io prima.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Mình cũng từng làm như vậy.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Si eu am facut asta o data!
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Tudi jaz sem to že naredila.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Το έχω κάνει κι εγώ αυτό στο παρελθόν.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!Я когда-то тоже так сделала.
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!!גם אני עשיתי את זה פעם
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!لقد انتهيت منه من قبل ايضا
Bunu ben de yapmıştım bir keresinde!ホント? あなたも?
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Así que cuando oí esa historia, empezó a cambiar un poco la manera en que yo trabajaba, y ya me salvó una vez.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Dat verhaal heeft mijn manier van werken veranderd. Ik heb er al eens profijt van gehad.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Dupa ce am auzit povestea am inceput sa schimb un pic felul care eu lucram si deja m-a salvat o data.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Efter den berättelsen började jag ändra- -mitt arbetssätt också. Det har redan räddat mig en gång.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.저는 이 이야기를 들은 후 제 일에 대한 사고방식을 조금씩 바꾸기 시작했는데, 이러한 사고방식은 저를 이미 한번 구조해 줬지요.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Kuullessani tämän tarinan aloin ajautua hiukan samaan suuntaan ja se jo kerran pelasti minut.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Nos, amikor hallottam Tom történetét, megváltozott a munkamódszerem, és ez meg is mentett már egyszer.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Quando ouvi esta história comecei a mudar um pouco a forma como eu trabalhava e já me salvou uma vez.
Bu öyküyü duyduktan sonra, öykü benim çalışma şeklimi de değiştirmeye başladı, bir keresinde de beni kurtardı.Saat mendengar cerita itu, mulailah bergeser sedikit cara kerja saya, dan itu telah menyelamatkan saya sekali.