bir kere ile cümle
bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir keresinde Min'in büyük ablasının bir arkadaşı evlendiğindeمرة ، عندما تزوجت أخت Min الكبرى،
Bir keresinde Min'in büyük ablasının bir arkadaşı evlendiğindeハンドバックを結婚のお祝いに贈りました
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.A jednou, když dostal svoji krabici cereálií Frosted Flakes zpět, hemžila se žábami.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Einmal bekam er seine Cornflakes zurück, aber die Schachtel war voller Kakerlaken.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.En gång när han slutligen fick tillbaka sitt paket med flingor var det fullt av kackerlackor.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.E quando ele conseguia de volta a sua embalagem de flocos, ela estava cheia de baratas.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.És egyszer, mire végre visszakapta a Frosted Flakes dobozát, tele volt csótányokkal.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.한번은 브라이언이 저당잡혔던 프로스티(Frosted Flakes) 시리얼을 되찾고 보니 시리얼 상자 안에 바퀴 벌레들이 우글거리고 있었대요.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Kun hän sai vihdoin takaisin muropakettinsa, se oli täynnä torakoita.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Một lần, khi ông cuối cùng được nhận lại hộp bánh ngũ cốc, bên trong toàn là gián bò lúc nhúc.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Og engang, da han endelig fik sin pakke med cornflakes tilbage, var den fyldt med kakerlakker.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Raz, kiedy dostał z powrotem płatki śniadaniowe, w pudełku roiło się od karaluchów.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Și odată, când în sfârșit și-a luat cutia de Frosted Flakes înapoi, era plină de gândaci.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Suatu kali, ketika ia akhirnya mendapat kembali Frosted Flakes nya, makanan itu telah dikerumuni kecoa.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Toen hij eindelijk zijn doos cornflakes terugkreeg, zat ie vol met kakkerlakken.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Una volta, quando finalmente gli hanno restituito la sua scatola di cereali, era piena di scarafaggi.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Une fois, alors qu'il a pu enfin récupérer sa boîte de céréales, il l'a trouvée pleine de cafards.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Y una vez, cuando finalmente llegó su caja de Frosted Flakes, estaba llena de cucarachas.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Κάποια φορά, όταν επιτέλους πήρε πίσω το δικό του κουτί... δημητριακών, ήταν γεμάτο κατσαρίδες.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.А одного разу, коли він нарешті отримав свій ящик заморожених пластівців назад, на них повзали таргани.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Веднъж Браян получил кутия мюсли, пълна с хлебарки.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.И однажды, когда он наконец заполучил коробку сухих завтраков "Фростед Флэйкс", из неё поползли тараканы.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.ופעם אחת, כשהוא סוף סוף קיבל את קופסת דגני הבוקר שלו בחזרה, היא שרצה מקקים.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.وفي مرة، حينما حصل على أول علبة رقائق محمصة له، كانت تعج بالصراصير.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.コーンフレークの箱を取り戻すと 中にはゴキブリがウジャウジャ そんな中 彼が大切にしてるものがあったの
Bir keresinde okul müdürü ile gelmiştim buraya.Avec le directeur du lycée d'Utsunomiya. Ta mère était encore là. - Tu n'étais pas encore né.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Er bekam gute Kontakte von Anfang an, und es war jemand der für uns eine Limousine bestellt hat.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Rychle získal dobré kontakty a někdo pro nás připravil limuzínu.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Zdobył kontakty natychmiast, i to był ktoś, kto załatwił limuzynę dla nas.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.Έκανε άμεσα καλές γνωριμίες, και κάποιος έστειλε λιμουζίνα για μας.
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.У него был очень хороший контакт с кем-то, и этот кто-то заказал для нас лимузин.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Ada suatu masa ketika saya meminta mereka memakai jaket dan kemeja dan dasi.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.A fost o vreme când i-am făcut să poarte sacou şi cămaşă şi cravată.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Był taki czas, gdy kazałem im nosić marynarki, koszule i krawaty.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.C'è stato un momento in cui facevo loro indossare giacca, camicia e cravatta.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Có thời tôi bắt các em phải mặc áo sơ mi, áo vét và đeo cà vạt.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Der var en gang hvor jeg fik dem til at have jakker og skjorter og slips på.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Eine Zeit lang schrieb ich ihnen vor, Jacketts, Hemden und Krawatten zu tragen.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Houve um tempo em que os obriguei a usar casacos, camisas e gravatas.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Hubo un tiempo en que los hacía vestir sacos y camisas y corbatas.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Il y a une époque où je leur demandais de porter des vestes, chemises et cravates.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Jeden čas som ich dokonca donútil nosiť saká, košele a kravaty.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.제가 그들에게 자켓과 셔츠와 타이를 매도록 하는 때가 있었습니다.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Voltak idők, amikor zakót és nyakkendőt köttettem velük.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Υπήρξε καιρός που τους είχα υποχρεώσει να φορέσουν σακάκια και πουκάμισα και γραβάτες.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Були часи, коли я змушував їх вдягати піджаки, сорочки і краватки.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Было время, когда я заставлял их носить пиджаки, рубашки и галстуки.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.Имаше време, когато ги карах да носят сака, ризи и вратовръзки.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.היו תקופות שהכרחתי אותם ללבוש חולצות, חליפות ועניבות.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.كان هنالك وقت عندما جعلتهم يرتدون بدلاتٍ وقمصان, وربطات عنق.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.校長先生がジーンズに
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpEgyszer, amikor ott voltam és ezeket az asszonyokat hallgattam, néhány óra után Rosa Parks odafordult hozzám:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpIk zat een keer naar deze vrouwen te luisteren en na enkele uren draaide Mevrouw Parks zich naar mij:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpJednou takhle sedím a poslouchám ty dámy, a po pár hodinách se paní Parks otočí ke mně:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpKiedyś byłem tam i słuchałem ich rozmów, po kilku godzinach pani Parks zapytała:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüp하루는 제가 이 세분들의 대화를 약 두시간 정도 듣고 있었는데 파크 여사가 저를 보며
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpOch en gång när jag var där och lyssnade medan dessa kvinnor talade vände sig Ms.
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpUma vez, estava lá a ouvir aquelas mulheres a falar e a Sra. Parks virou-se para mim e disse:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpОднажды я был там, слушая этих женщин, и после пары часов мисс Паркс повернулась ко мне и спросила:
Bir keresinde orada bu kadınları dinlerken, birkaç saat sonra Parks Hanım bana dönüpובפעם אחת הייתי שם והקשבתי לנשים האלו מדברות, ואחרי כמה שעות גב' פרקס פנתה אליי