bir kere ile cümle
bir kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Una volta ho scritto un articolo sui miei sforzi per contattare il supporto tecnico Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Une fois j'ai écrit un article sur mes efforts pour joindre
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Μία φορά, έγραψα ένα άρθρο σχετικά με τις προσπάθειές μου να βρω την τεχνική υποστήριξη της Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Един път писах статия за усилията ми да се свържа с техническата поддръжка на Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.Однажды я написал колонку о том, как пытался дозвониться в техподдержку компании Dell.
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.פעם כתבתי טור על מאמציי להשיג את
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.كتبت مرة عن محاولتي للوصول الى
Bir keresinde Dell Teknik Yardım'a ulaşma çabalarımı anlatan bir yazı yazmıştım.苦労した話をコラムに書いたら 12時間の内に700件も 読者のメッセージが
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.En una ocasión, cuando caminaba por las calles de París, vio, esto fue real, un andamio.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Inokedy, ako kráčal ulicami Paríža, videl, a bolo to skutočné, lešenie.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Jindy, když se procházel ulicemi Paříže, viděl, a bylo to skutečné, lešení.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Lần khác khi đang đi trên đường phố Paris, ông ấy thấy -- cái này là thật -- một giàn giáo.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Numa certa ocasião quando andava pelas ruas de Paris, ele viu — isto era real — um andaime.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Odată, în timp ce se plimba pe străzile Parisului, a văzut -- asta era real -- o schelă.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Pewnego razu, przechadzając się ulicami Paryża, zobaczył - w rzeczywistości - rusztowanie.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Toen hij op een keer in de straten van Parijs liep, zag hij -- dit was echt -- een stelling.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Toisen kerran kävelyllä Pariisin kaduilla hän näki -- ihan todella -- mestauslavan.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Un'altra volta, mentre stava camminando per le strade di Parigi, vide -- e questa era reale -- un'impalcatura.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Une autre fois qu'il marchait dans les rues de Paris, il vit - et c'était réel - un échaffaudage.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Ved én lejlighed, da han gik i Paris' gader, så han -- dette var ægte -- et stillads.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Vid ett tillfälle när han gick längs en gata i Paris, såg han - och det var verkligt - en byggnadsställning.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Während er einmal durch die Straßen von Paris ging, sah er - das war real - ein Gerüst.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Σε μια περίπτωση καθώς περπατούσε στους δρόμους του Παρισιού, είδε - και αυτό ήταν αληθινό - μια σκαλωσιά.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.В другой раз - он шел по парижской улице увидел - по-настоящему - эшафот.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.В един случай, докато вървял по улиците на Париж, видял - това било реално - едно скеле.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Іншого разу, коли він прогулювався Парижем, він побачив (це було насправді) будівельні риштування.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,Egyszer, amint Párizs utcáin sétált,
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,또 한 번은 파리의 거리를 걷다가
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,פעם אחת כשהוא הלך ברחובות פריס,
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,وفي مناسبة أخرى وهو يمشي في شوارع باريس.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken,目に入った本物の工事現場の足場が
Bir keresinde disiplinler arası bir ders içinEgyszer, egy interdiszciplináris kurzuson Ingmar Bergman
Bir keresinde disiplinler arası bir ders için언젠가, 여러 분야가 관계 있는 수업에서,
Bir keresinde disiplinler arası bir ders içinופעם, בקורס בין-תחומי,
Bir keresinde disiplinler arası bir ders içinومرة في صف التخصصات
Bir keresinde disiplinler arası bir ders içinイングマール・ベルイマン『第七の封印』 のオープニング部を視聴していました
Bir keresinde, Donegal'daki Malin Head yakınlarında bir köpekbalığı kuyruğuyla botun kenarına vurdu;1頭のサメがボートの横を尻尾でたたいてきました どうやら タグを付けられたことよりも
Bir keresinde, Donegal'daki Malin Head yakınlarında bir köpekbalığı kuyruğuyla botun kenarına vurdu;한번은 더니골에 있는 멀린 헤드에서 일할 때 상어가 꼬리로 저희 보트의 옆을 때렸는데
Bir keresinde, Donegal'daki Malin Head yakınlarında bir köpekbalığı kuyruğuyla botun kenarına vurdu;Tu a tam na to žraloci reagují.
Bir keresinde, Donegal'daki Malin Head yakınlarında bir köpekbalığı kuyruğuyla botun kenarına vurdu;ובמקרה אחד כשהיינו במלין הד ליד דונגל, הכריש הפליק בצד הסירה עם הזנב,
Bir keresinde, Donegal'daki Malin Head yakınlarında bir köpekbalığı kuyruğuyla botun kenarına vurdu;وفي احد المرات عندما كنا في "مالين هيد" في "دونيجال" سمك قرش ضرب جانب القارب بذيله
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.한번은 3학년 학생이 세계은행 총장을 맡게 되었습니다.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.A Világbank elnöke egyszer egy harmadikos volt.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Chủ tịch ngân hàng thế giới đã là từng là học sinh lớp 3
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Der Weltbankpräsident war damals ein Drittklässler.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.De Voorzitter van de Wereldbank was een keer een 8-jarige.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.El presidente del Banco Mundial quedó en tercer lugar una vez.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Existem biliões. Certa vez, o presidente do Banco Mundial era do 3.º ano.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Il Presidente della Banca Mondiale era un bambino delle elementari.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Le président de la Banque mondiale fut une fois un enfant de CE2.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Preşedintele băncii era un elev din clasa 3-a.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Presiden Bank Dunia pernah dipegang oleh murid kelas tiga.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Prezidentem světové banky byl jednou třeťák.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Prezident Svetovej banky bol tretiak a povedal:
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Raz prezydentem światowego banku był trzecioklasista.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Världsbanken leddes en gång av en tredjeklassare.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Verdensbankens president var en 3.-klasse elev på det tidspunkt.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Ο πρόεδρος της Παγκόσμιας Τράπεζας μια φορά ήταν από τη Γ' Δημοτικού.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Президент Всемирного Банка был один третьеклассник.
Bir keresinde Dünya Bankası Başkanı üçüncü sınıf öğrencisiydi.Президентът на Световната банка беше третокласник веднъж.