bir karar ile cümle
bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'dan duyana kadar bir karar vermeyeceğim.I'm not making a decision until I hear from Tom.
Leyla tuhaf bir karar verdi.Layla made an odd decision.
Leyla rahatsız edici bir karar aldı.Layla made an uncomfortable decision.
Bu benim verebileceğim bir karar değildi.It wasn't my decision to make.
Tom'un önünde zor bir karar var.Tom has a difficult decision ahead of him.
Bir karar vermem lazım.I need to make a decision.
Tom bunun zor bir karar olduğunu biliyor.Tom knows it's a tough decision.
Tom çok akıllıca bir karar verdi.Tom made a very wise decision.
Sami'nin İslam'a geçişi büyük bir karardı.Sami's conversion to Islam was a big decision to make.
Tom önemli bir karar vermek zorunda.Tom has to make an important decision.
Verecek zor bir kararım var.I have a difficult decision to make.
Alınacak zor bir kararım var.I have a tough decision to make.
Sami, Mısır'a gitmek için bir karar aldı.Sami made a decision to go to Egypt.
Sami'nin bir karar vermesi gerekiyor.Sami needs to make a decision.
Tom yakında bir karar vermeli.Tom must make a decision soon.
Tom çoktan bir karar verdi.Tom has already made a decision.
İyi bir karardı.It was a good decision.
Bir karar alınmalı.A decision has to be made.
Bir karara varılmalı.A decision has to be made.
Bir karar alınmak zorunda.A decision has to be made.
Bilinçli bir karar değildi.It wasn't a conscious decision.
Apar topar alınmış bir karardı.The decision was taken on the spur of the moment.
Tom henüz bir karar vermedi.Tom hasn't made a decision yet.
Tom henüz bir karar almadı.Tom hasn't made a decision yet.
Ortak bir kararla tüm bağlarını kopardılar.They both agreed to sever all ties.
Bu benim verebileceğim bir karar değil.That isn't my decision to make.
Önemli bir karar verdim.He has made an important decision.
Önemli bir karar verdi.He made an important decision.
25 Eylül 2008 tarihinde Avrupa Birliği Konseyi, ACTA destek veren bir kararı kabul etmiştir.On 25 September 2008 the Council of the European Union adopted a resolution in support of ACTA.
2009'da, Pirate Bay davası, izleyicinin birincil kurucuları için suçlu bir kararda sona erdi.In 2009, the Pirate Bay trial ended in a guilty verdict for the primary founders of the tracker.
Eylül 2008'de Halk Meclisi oybirliğiyle yeni bir anayasa benimseyen bir kararı kabul etti.In September 2008 the People's Council unanimously passed a resolution adopting a new constitution.
Kolay bir karardı; çünkü sizi o dünyaya geri odaklıyor.It was a clean cut, because it focuses you back onto that world.
Benzer bir karar da TBMM'nin Kıbrıs oturumunda alınmıştır.Similar situation can be found in the case of mTBA.
Erkeklerinki gibi bir karargahımız var.Men have other men as their heads.
Henüz kesin bir karar yok."No decision has yet been made."
Benim için çok önemli bir karardı buraya gelmek.It was bad judgment for them to come here.
Ve Bir Karara Vararak Düşünür.Take a decision. – Make a decision.
Sonra onu sağlam bir karargâhta yerleştirdik.We have placed him in a plaster cast.
Bu karar, doğru bir karardır.I think their decision was a correct decision.
Konsüllerin ikisi de, senatonun bir kararı olmaksızın bir diğerinin yerini alamazdı.Neither consul, however, could supersede the other without a decree from the Senate.
Ülkelerin karbon gazı salınımlarını azaltmalarına dair bir karar içermiyor.The accord commits nations to cutting greenhouse gas emissions.
Anayasa değil, bir kanunla bir karar çelişirse, kanun uygulanır.If the Constitution is not in conflict, but a law and a decree is, the law would be enforced.
Sanırım çok erken bir karar aldı ve ona sadık kaldı.So I think it was a decision she made very early and she stuck to it.
Herhangi bir sıralama belirlenemezse, IHF tarafından kura çekilişiyle bir karar alınacaktır.If no ranking can be determined, a decision shall be obtained by IHF through drawing of lots.
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.In this spirit each of us will do his duty.
İyice düşündüm ve bu kolay bir karar değildi." dedi.I thought long and hard about it and it wasn't an easy decision to make."
Henüz kesin bir karar almış değiliz.We haven't made a joint decision just yet.
2012 yılında Yunanistan da benzer bir karara imza atmıştır.In 2012, Wyoming passed a similar resolution.
Bugüne kadar vilayetlerin lağvedilmesi hakkında herhangi bir resmi bir karar yayınlanmamıştır.To date, no official order has been issued abolishing provinces.
Ancak, Ocak 2007'de öyle bir kararı olmadığını açıkladı.However, he subsequently stated in January 2007 that he had not made any decision on retirement.
Hangisinin yapılacağı filo komutanının taktik duruma göre vereceği bir karardı.There’s a risk assessment to the commandos who would be doing it.
Benim için çok zor bir karardı.It was a very harsh decision.
Bu kolay alınacak bir karar değildir.This was not an easy decision.
"Bulgaristan: 2015 Eurovision tarihinde henüz kesin bir karara ulaşamadı". esctoday.com."Bulgaria: No final decision on Eurovision 2015 yet". esctoday.com.
Öyleyse bu karar özgür bir karar değildir.It is not a free speech issue.
Anlaşmazlık nedeniyle Almanya-Polonya sınırı konusunda Yalta'da bir karara varılamadı.Georgia claims that there is no such thing as an Abkhazia–Russia border.
Doktorlar açısından doğru bir karar.Very good for the physicians.
Sadece bir karar vermelisiniz:You only have to make one decision, and that is:
O zaman bir karara varıyorsun: Kendimden bıktım.So then you decide, "Well, I'm sick of myself.
Verdiğiniz herhangi bir kararı ne etkiliyor?What determines any decision you make?