bir karar ile cümle

bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu gece bir karar verme.Don't make any decisions tonight.
Bu gece bir karar vermeyin.Don't make any decisions tonight.
Sağlıklı bir karar vermek için yeterli bilgim yok.I don't have enough information yet to make a good decision.
Bir karar verdim.I've made a decision.
Sanırım o aptalca bir karardı.I think that was a foolish decision.
Kötü bir karar verdim.I made a bad decision.
Kanaate dayalı bir karar verdim.I made a judgment call.
Sanırım bir karar verdin.I take it you've made a decision.
Sanırım bir karar vermeliyiz.I think we have to make a decision.
Henüz bir karar vermedik.We haven't come to a decision yet.
Ben bir karar vermeden önce Tom'la konuşmam gerekecek.I'll have to speak with Tom before I can make a decision.
Önce seninle konuşmadan herhangi bir karar vermeyeceğim.I won't make any decision without talking to you first.
Senin zaten bir karar verdiğini düşündüm.I thought you'd already made a decision.
Ben bunun önemli bir karar olduğunu düşünüyordum.I thought it was an important decision.
Jüri henüz bir karara vardı mı?Has the jury reached a verdict yet?
Tom'un verecek bir kararı vardı.Tom had a decision to make.
Onlar bir karara varmadan önce fikir alışverişinde bulundu.They exchanged ideas before reaching a decision.
Tom aptalca bir karar verdi.Tom made a stupid decision.
Bunun doğru bir karar olduğundan emin değilim.I'm not sure it's the right decision.
Bu her kişi için kişisel bir karardır.This is a personal decision for every person.
Tom kötü bir karar verdi.Tom made a bad decision.
Yarın, çok önemli bir karar vermek zorundayım.Tomorrow, I have to make a very important decision.
Verecek bir kararın var.You have a decision to make.
Tom'un verecek bir kararı var.Tom has a decision to make.
Üretimi artırmak için bir karar aldık.We made a resolution to increase production.
Tom yakında bir karar vermek zorunda.Tom has to make a decision soon.
Tom zor bir karar vermek zorunda kaldı.Tom had to make a tough decision.
Yaşamak için yurt dışında gitmek büyük bir karardır.Going to live abroad is a major decision.
Yakında bir karar vermek zorundayız.We have to make a decision soon.
Bir karar versen iyi olur.You'd better make a decision.
Sen bir karar vermek zorundasın.You have to make a decision.
Ben bir karar vermeden önce ilk olarak Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom first before I make a decision.
O çok hızlı bir karar verdi.He made a very quick decision.
Bunun iyi bir karar olduğunu düşünüyorum.I don't think it's a good decision.
Tom önemli bir karar aldı.Tom has made a significant decision.
Biz bir karar verdik.We've made a decision.
Büyük bir karar vermemiz gerek.We need to make a big decision.
Bu büyük bir karar.This is a big decision.
O büyük bir karar.It's a big decision.
Tom'un alınacak çok önemli bir kararı vardı.Tom had a very important decision to make.
O kötü bir karardı.That was a bad decision.
Bu aptalca bir karardı.That was a foolish decision.
Bir karara varıldı.A decision has been reached.
Tom bir karar vermek zorunda kaldı.Tom had to make a decision.
Tom hızlı bir karar verdi.Tom made a quick decision.
Bir karar verildi.A decision has been made.
Tom'un yapmak için zor bir kararı var.Tom has a tough decision to make.
Bir karar verebilmemizden önce tüm gerçekleri bilmeliyiz.Before we can make a decision, we must have all the facts.
Tom'un verecek zor bir kararı var.Tom has a difficult decision to make.
Verecek başka bir kararımız daha var.We have another decision to make.
O akıllıca bir karar.That's a wise decision.
Basit bir karardı.It was a simple decision.
Başka bir karar vermek için onu bekliyoruz.We are waiting for him to make another decision.
Verdiğin herhangi bir kararı destekleyeceğiz.We'll support any decision you make.
Bu, Tom için inanılmaz zor bir karardır.This is an incredibly hard decision for Tom.
Bu açıkça Tom için zor bir karardı.This was clearly a difficult decision for Tom.
Yanlış bir karar verdiğini düşünüyorum.I think you've made the wrong decision.
Bunun adil bir karar olduğunu düşünüyorum.I think it's a fair decision.
Bu benim vermem gereken bir karar.That's my decision to make.
Bu karşılıklı bir karardı.It was a mutual decision.

İlgili Sayfalar