bir karar ile cümle

bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Komite henüz bir karara varmadı.The committee has not yet arrived at a decision.
Biz nihai bir karar aldık.We've made a final decision.
Henüz bir karara vardın mı?Have you arrived at a decision yet?
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Sonunda, bir karara vardılar.At last, they came to a decision.
Onun akıllıca bir karar olduğunu sanmıyorum.I don't think that was a wise decision.
Sen iyi bir karar verdin.You made a good decision.
Bir karara varmadan önce sorunu düşünmelisin.You should consider the problem before coming to a decision.
Şu an için, bir karar vermeyi ertelemek istiyoruz.For the moment, we want to postpone making a decision.
Madem ki bir karar verdin, uygulamalısın.Now that you have made your decision, you must act.
Bir karar vermeden önce gerçekleri öğrenmelisiniz.You should acquaint yourself with the facts before you make a decision.
Hemen bir karar veremem. Önce patronumla konuşmam gerekecek.I can't make a decision on the spot. I'll have to talk to my boss first.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Japon hükümeti önemli bir karar verdi.The Japanese government made an important decision.
O geri gelene kadar bir kararda kalmalıyız.We have to stay a decision until he comes back.
O bir karar veremez.He can't make a decision.
Nihai bir karar verme sürecindeydi.He was in the process of making a final decision.
Önemli bir karar aldı.He has made a significant decision.
Sadede gelelim ve bir karar verelim.Let's get down to brass tacks and make a decision.
Boşanmak için ortak bir karar aldılar.They made a joint decision to divorce.
Akıllıca bir karar verdin.You made a wise decision.
Bir karar vermeden önce seçenekleri titizlikle düşünüp taşınmalıyız.We should weigh the options carefully before making a decision.
Bir karar verilmeli.A decision had to be made.
Tom akıllıca bir karar verdi.Tom made a wise decision.
Tom zor bir karar vermek zorundaydı.Tom had to make a difficult decision.
Tom Mary'nin akıllı bir karar verdiğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary made a wise decision.
Tom'un önümüzdeki Pazartesi gününden önce vereceği önemli bir kararı var.Tom has an important decision to make before next Monday.
Bir karar vermek için henüz yeterli bilgimiz yok.We don't have enough information yet to make a decision.
Sanırım Tom iyi bir karar verdi.I think that Tom has made a good decision.
Alain bir karar verdi.Alain made a decision.
Tom radikal bir karar vermeye zorlandı.Tom was forced to make a radical decision.
Jüri bir karara vardı.The jury has reached a verdict.
Yargıçlar bir karar verdiler.The judges made a decision.
Senatörler bir karar verdiler.Senators made a decision.
Senato bir karar aldı.The Senate made a decision.
Ben henüz bir karara varmadım.I haven't formed an opinion yet.
Oldukça akıllı bir karar.It's a pretty smart decision.
Kötü bir karar verdi.He made a bad decision.
O akıllıca bir karardı.It was a wise decision.
Böyle bir karar vermek kolay bir şey değil.Making such a decision is not an easy thing.
Sanırım bu akıllıca bir karar değildi.I think that this was not a wise decision.
Bir karar vermek zorundayım.I have a decision to make.
Hemen şimdi bir karar verme.Don't make a decision right now.
Şu anda bir karar vermenize gerek yok.You don't need to make a decision right now.
Ben bir karar vermek zorundaydım.I had to make a decision.
Bizim için bu kolay bir karar değildi.This wasn't an easy decision for us.
Şu anda onun hakkında bir karar veremiyorum.I can't make a decision about that right now.
Henüz bir karar vermedim.I haven't made a decision yet.
Bir karar verdin mi?Have you made a decision?
Nihayet bir karar verdim.I've finally made a decision.
Biz daha sonra bir karar vermek için Tom'la konuşacağız.We'll talk to Tom then make a decision.
Senin yerinde olsaydım, çabucak bir karar alırdım.I'd make a decision quickly if I were you.
Henüz kimse bir karar vermedi.Nobody has made a decision yet.
Kolay bir karar değildi.It was not an easy decision.
Jüri bir karara vardı mı?Has the jury reached a verdict?
Bir karar ver.Make a decision.
Tom çok kötü bir karar verdi.Tom made a terrible decision.
Bir karar almak zorundayız.We have to make a decision.
Bu gece bir karara varma.Don't make any decisions tonight.
Bu gece bir karara varmayın.Don't make any decisions tonight.

İlgili Sayfalar