bir karar ile cümle

bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu vermeniz gereken bir karar. Kişisel bir şey.선악의 판단이란 개인적인 것이라, 스스로 결정하지 않으면 안 됩니다.
Bu vermeniz gereken bir karar. Kişisel bir şey.זוהי החלטה שצריך לקבל. זהו עניין אישי.
Bu vermeniz gereken bir karar. Kişisel bir şey.وإنما هو قرار تقوم أنت باتخاذه. إنه أمر شخصي.
Bu vermeniz gereken bir karar. Kişisel bir şey.最後に手短に 前向きなお話をして終わりたいと思います
Bu vermeniz gereken bir karar.Se on päätös, jonka jokainen itse tekee.
Bu vermeniz gereken bir karar.To rozhodnutí musíte udělat jen vy sami.
Bu vermeniz gereken bir karar.Είναι μια απόφαση που πρέπει να πάρετε.
Bu vermeniz gereken bir karar.Това е решение, което трябва да направите.
Bu vermeniz gereken bir karar.Це рішення, яке ти сам маєш зробити.
Bu vermeniz gereken bir karar.Это решение, которое принимать только тебе.
Büyük bir karar verdin.Fontos döntést hozott.
Büyük bir karar verdin.Vous avez pris une décision importante.
Büyük bir karar verdin.Ήταν μεγάλη απόφαση.
Büyük bir karar verdin.لقد كان قرارا كبيرا
Bu yüzden diyorum ki, politik bir karar söz konusuysa, hukuki açıdan yapabileceğimiz şey çok kısıtlıDaarom zeg ik dat als het om een politieke beslissing gaat, kan je er weinig tegen in brengen
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım.Deswegen hast du die Wahl:
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım.이제 당신이 선택해야 해요.
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Alors vous avez le choix, soit on garde le bras, soit vous gardez Chuck.".
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Așa că ai de ales: păstrăm brațul, sau îl păstrezi tu pe Chuck."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Asi que, tienes una opción: nos quedamos con el brazo o te quedas con Chuck."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Je hebt de keuze: wij houden de arm of jij houdt Chuck."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Ora hai due alternative: o noi ci teniamo il braccio, o tu ti tieni Chuck."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı."Por isso, tens uma escolha: "nós ficamos com o braço ou tu ficas com o Chuck."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Wybieraj: albo my bierzemy rękę, albo ty bierzesz Chucka."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.Така че избери, или ние взимаме ръката или ти взимаш Чък."
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım. Ya biz kolu koruruz ya da sen Chuck'ı.У тебя есть выбор: или рука остаётся у нас, или ты забираешь Чака".
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım.אז, יש לך ברירה:
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım.ولك الخيار الآن:
Bu yüzden senin bir karar vermen lazım.さもなければ主人を引き取って」
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.카길이 어떠한 결정을 내린다면 전체 야자기름 산업의 적어도 40-50%가 움직일 것입니다.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.Als Cargill een beslissing neemt, beweegt de hele palmolie-industrie, of minimaal 40-50% daarvan.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.Dacă Cargill ia o decizie, toata industria de ulei de palmier se schimbă, sau cel puțin 40 - 50% din ea.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.Jeżeli Cargill zdecyduje się na coś, to cały przemysł oleju palmowego zareaguje, a przynajmniej 40-50 procent.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.Pokud se Cargill rozhodne, veškerý průmysl palmového oleje se pohne, nebo aspoň jeho 40 - 50%.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.Si Cargill prend une décision, toute l'industrie de l'huile de palme suit, ou au moins 40 ou 50 pour cent.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.אם "קרגיל" מקבלת החלטה, כל תעשיית שמן הדקלים מתחילה לזוז, או לפחות 40-50 אחוז ממנה.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.حينما تتخذ كارغيل قرارا، تتحرك صناعة زيت النخيل بأكملها، أو على الأقل 40 إلى 50 بالمئة منها.
Cargill bir karar alırsa, tüm palmiye endüstrisi ya da en azından yüzde 40-50'si değişir.ヤシ油業界全体が動きます 少なくとも40か50%は これこそが重要なのです
Çok büyük bir karardı.Nagyon fontos döntés volt.
Çok büyük bir karardı.Pas vrai ! C'était une grave décision.
Çok büyük bir karardı.Σωστά; Ήταν αρκετά μεγάλη απόφαση.
Çok büyük bir karardı.صحيح؟ كان قرارا كبيرا جدا
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek. -Peki siz neye inanıyorsunuz?Sabe, pienso que muy pronto tendrá que decidir en qué cree. - ¿Y en qué cree usted, doctor?
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Sa, credo che molto presto dovra' decidere a cosa crede.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Ştii, în curînd cred că va trebui să te decizi ce crezi.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Víte, brzy se budete muset rozhodnout, čemu vlastně věříte.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Wie pan, wkrótce będzie musiał pan zdecydować w co chce pan wierzyć.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Ξέρεις, αρκετά σύντομα πιστεύω πως θα χρειαστεί να αποφασίσεις τι πιστεύεις.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.Пожалуй, скоро вам придётся решать, чему верить.
Çok yakında neye inandığına dair bir karar vermen gerekecek.>そして、あなたは何を信じます、博士? >目に見えるものを信じるまで。
Çok zor bir karar vermek durumundaydýk, avukatýmýz kabul etmemiz için baský yapýyordu.وعلينا أن نتّخذ هذا القرار الحساس
Çok zor bir karar vermek durumundaydýk, avukatýmýz kabul etmemiz için baský yapýyordu.膨大な決断をしないといけない、
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,Bởi vì, khi bạn đưa ra một quyết định vào đúng nơi đúng lúc,
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,För när du tar ett beslut vid rätt tillfälle på rätt plats
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,Karena, ketika Anda membuat keputusan pada saat dan tempat yang tepat,
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,왜냐면 우리가 올바른 때와 장소에서 의사결정을 한다면,
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,Mert ha meghozol egy döntést a megfelelő időben, a megfelelő helyen,
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,Pentru că, atunci când iei o decizie la momentul potrivit, şi în locul potrivit,
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,Perché quando prendi una decisione al momento giusto e nel luogo giusto,
Çünkü doğru zamanda, doğru yerde bir karar aldığınızda,Porque cuando tomas una decisión en el momento indicado y el lugar indicado,

İlgili Sayfalar