bir karar ile cümle

bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Bu çok zor bir karar."Ich denke das ist eine sehr schwere Entscheidung.
"Bu çok zor bir karar.MADELEINE ALBRIGHT:
"Bu çok zor bir karar."Minä luulen, että se on erittäin vaikea valinta.
"Bu çok zor bir karar."Myslím, že je to velmi těžké dilema.
"Bu çok zor bir karar."Penso che sia stata una scelta molto difficile.
"Bu çok zor bir karar.Νομίζω πως είναι μια δυσκολη επιλογή.
Bu konuda bir karar veremem.En osaa päättää tuolla alueella
Bu konuda bir karar veremem.Ich kann darüber kein Urteil fällen.
Bu konuda bir karar veremem."Je ne peux pas prendre une décision dans ce domaine"
Bu konuda bir karar veremem.No puedo tomar una decisión en ese área
Bu konuda bir karar veremem.Не мога да взема решение в тази област.
Bunlara bakarsam nasıl bir karar veriyor olmalıyım?자, 이제 우리는 어떠한 선택을 해야할까요?
Bunlara bakarsam nasıl bir karar veriyor olmalıyım?Vzhledem k tomu co bych měl logicky udělat?
Bunlara bakarsam nasıl bir karar veriyor olmalıyım?Враховуючи це, що би я зробив?
Bunlara bakarsam nasıl bir karar veriyor olmalıyım?Имайки за дадено това, кое е най-разумното нещо, което бих направил?
Bu önemli bir karar, çünkü projeniz için gerekli sermayeyi nasıl oluşturacağınızı etkileyecek.Es importante decidirlo, ya que influirá en cómo consigues el capital para el proyecto.
Bu önemli bir karar, çünkü projeniz için gerekli sermayeyi nasıl oluşturacağınızı etkileyecek.È una decisione importante, perché influenza l'aumento di capitale per il tuo progetto.
Bu önemli bir karar, çünkü projeniz için gerekli sermayeyi nasıl oluşturacağınızı etkileyecek.To bardzo ważna decyzja, bo od niej zależy jak chcesz zebrać kapitał na ten projekt.
Bu önemli bir karar, çünkü projeniz için gerekli sermayeyi nasıl oluşturacağınızı etkileyecek..هذا الأمر مهم إذ اأنه سيؤثر في كيفية إيجاد رأس المال للمشروع،
Bu önemli bir karar, çünkü projeniz için gerekli sermayeyi nasıl oluşturacağınızı etkileyecek.これを決めるのは大事なことです なぜなら、プロジェクトの資金の 集め方に
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Acest sentiment de alienare de partea noastră care a luat decizia regretată.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Az elidegenedés ezen valós érzete azon részünktől, amellyel a döntést hoztuk.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Cette véritable sensation d'aliénation de la partie de nous qui a pris une décision que nous regrettons.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Đây là cảm giác ghét bỏ từ một phần trong ta đã đưa ra những quyết định khiến ta hối hận.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Denne virkelige sans af fremmedgørelse af den del af os der tog en beslutning som vi fortryder.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Dit gevoel van vervreemding van het deel van ons dat de ongelukkige beslissing maakte.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Este sentido real de alienação da parte de nós que tomou a decisão de que nos arrependemos.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.이 진정한 의미의 소외감은 후회스러운 결정을 내리게 한 자신한테서 옵니다
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Perasaan keterasingan dari sebagian diri kita membuat penyesalan itu.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Questo senso di alienazione della parte di noi che ha preso una decisione che rimpiangiamo.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Tento opravdový pocit odcizení od té části nás, která provedla rozhodnutí, jehož litujeme.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.To prawdziwe poczucie wyobcowania od tej cząstki nas, która podjęła decyzję, której żałujemy.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Αυτή η αληθινή αίσθηση αλλοτρίωσης από το κομμάτι μας που πήρε μια απόφαση που μετανιώσαμε.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Това е реално чувство на отчуждение от тази част в нас самите, която е взела решението, за което съжаляваме.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Це правжешнє відчуття відчуження від тієї частини нас, що прийняла рішення, про яке ми шкодуємо.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.Это настоящее чувство отчуждения от части себя, ответственной за принятие решения, о котором мы сожалеем.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.זו ההרגשה הזו של נתק מהחלק בנו שעשה את ההחלטה עליה אנו מתחרטים.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.إنه شعور حقيقي بالإغتراب عن جزء من شخصيتنا التي قامت بإتخاذ ذلك القرار الذى نندم عليه.
Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan tam bir yabancılaşma duygusu.自分の中の何者かを、切り離すような感覚です。 それが何者なのか分かりません。
Bu prosedür nihai bir karara bağlanmadan, ilgili Üye Ülke teklif edilen tedbirleri yürürlüğe koyamaz.Se a Comissão verificar que houve infracção, proporá os meios adequadospara se lhe pôr termo.
Bu prosedür nihai bir karara bağlanmadan, ilgili Üye Ülke teklif edilen tedbirleri yürürlüğe koyamaz.Statul membru interesat nu poateaplica măsurile preconizate înainte de pronunţarea unei decizii finale.
Burada bir karar verme mekanizmasının elektriksel modelini görüyoruz.En dat is echt de eenvoudigste computer.
Burada bir karar verme mekanizmasının elektriksel modelini görüyoruz.여기에 인간이 의지를 가질 때를 전기적인 모델로 묘사했는데,
Burada bir karar verme mekanizmasının elektriksel modelini görüyoruz.,כאן יש לנו דגם חשמלי המתאר מוח בעל רצון
Burada bir karar verme mekanizmasının elektriksel modelini görüyoruz.هنا لدينا تمثيل كهربائي لعقل له دافع
Burada bir karar verme mekanizmasının elektriksel modelini görüyoruz.ただし2種類の考えしかありません
Bu sohbet uzun süre devam etti ve sonunda bir karara varabildik.이런 대화를 한참이나 하고 나서야 결정을 내릴 수 있었죠
Bu sohbet uzun süre devam etti ve sonunda bir karara varabildik.واستمرت تلك المحادثة طويلا حتى تمكنا من اتخاذ قرار أخيرا.
Bu sohbet uzun süre devam etti ve sonunda bir karara varabildik.そして気づいたのは 我が家の最終意思決定者は妻でした
Bu vermeniz gereken bir karar.C'est une décision que vous devez prendre.
Bu vermeniz gereken bir karar.Chodzi o podejmowane decyzje.
Bu vermeniz gereken bir karar.Das ist eine Entscheidung, die Sie treffen müssen.
Bu vermeniz gereken bir karar.Det er et valg, som man må foretage.
Bu vermeniz gereken bir karar.Este o decizie ce trebuie să o iei.
Bu vermeniz gereken bir karar.Es una decisión que tú has de tomar.
Bu vermeniz gereken bir karar.É uma decisão que temos de tomar. É algo de pessoal.
Bu vermeniz gereken bir karar.E' una decisione che ognuno deve prendere.
Bu vermeniz gereken bir karar.Ez egy döntés, amit meg kell hoznunk.
Bu vermeniz gereken bir karar.Het is een beslissing die jij moet maken.
Bu vermeniz gereken bir karar.Je to rozhodnutie, ktoré musíte urobiť.

İlgili Sayfalar