bir karar ile cümle
bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu ikisi ihtilafa düşerse ve bir karar vermek zorunda kalırsanız ne yaparsınız?De mit tesz Ön, ha a két dolog ellentmondásba kerül, és döntenie kell,
Ama bu ikisi ihtilafa düşerse ve bir karar vermek zorunda kalırsanız ne yaparsınız?그렇지만 그 둘이 충돌하고 총리님께서 영국 또는 영국인의
Ama bu ikisi ihtilafa düşerse ve bir karar vermek zorunda kalırsanız ne yaparsınız?כאשר השניים מתנגשים ואתה מוכרח להגיע להחלטה
Ama bu ikisi ihtilafa düşerse ve bir karar vermek zorunda kalırsanız ne yaparsınız?عندما يدخل الإثنان في صراع و نُضطَّر الي إتخاد قرارٍ
Ama o sýralarda dava açmanýn kendilerine deđil devlete ait bir karar olduđunu açýklamýţlardý.Mais à l'époque, ils déclarent : "C'est le gouvernement qui a décidé de lancer des poursuites, pas JSTOR."
Ama o sýralarda dava açmanýn kendilerine deđil devlete ait bir karar olduđunu açýklamýţlardý.V té době vydali prohlášení, "Stíhání bylo rozhodnutí vlády, ne JSTOR."
Ama o sýralarda dava açmanýn kendilerine deđil devlete ait bir karar olduđunu açýklamýţlardý.:لكنهم أصدروا بيانا حينها يقول .أن الاستمرار في الدعوى قرار الحكومة وليس قرار جيستور
Ama o sýralarda dava açmanýn kendilerine deđil devlete ait bir karar olduđunu açýklamýţlardý.「起訴するかどうかは政府の決定であり、 JSTORのものではない」 なので、この訴訟も終わるのだろうと確信しました。
Ama siz ne olduğunu biliyor musunuz ? Onlar aslında çok şey yaptı merkezi bir karargah ileUdało im się to dzięki scentralizowaniu zarządzania, z siedzibą w Illinois.
Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.De nem nyugszom, míg meg nem találom, azt, amit keresek.
Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.Ik weet dat ik me niet wil binden tot ik heb gevonden wat ik zoek.
Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.Je sais que je ne serai satisfaite que quand j'aurai trouvé ce que je veux.
Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.Sé que no me decidiré hasta... ...encontrar lo que estoy buscando.
Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.Ştiu că n-o să stau locului până ce nu găsesc ceea ce caut.
Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.أعرف أني لن أرضى حين أجد ما أبحث عنه
Aslında bu vampir ekonomisinin doğuşuydu. Bir karar ver ve bana biraz kan ver.Así nació la economía vampiresca: toma una decisión y dame sangre.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Domnule preşedinte, e timpul să luaţi o decizie.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.G. predsednik, čas je za odločitev.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Herra presidentti, nyt on aika tehdä päätös.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Hr Præsident, der skal træffes en beslutning.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.M. le Président, vous devez prendre une décision.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Mr. President? Es ist Zeit, sich zu entscheiden.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Mr President, u moet beslissen.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi. O bombayı sadece 5 dakika daha kontrol edebiliriz.Már csak 5 perc van arra, hogy a Földről beélesítsük a bombát.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Pane prezidente, musíte se rozhodnout.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Panie prezydencie, czas na podjęcie decyzji.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Presidenten, det är dags att fatta beslut.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Signor Presidente, deve prendere una decisione.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Sr. Presidente, es hora de tomar una decisión.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Sr. Presidente, está na hora de tomar uma decisão.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Thưa Tổng thống, đã đến lúc phải quyết định!
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Tuan Presiden, waktunya buat keputusan.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Κύριε Πρόεδρε, είναι καιρός να πάρετε μια απόφαση.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Г- н Президент, време да се вземе решение.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.Г-н Президент, време да се вземе решение.
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.!הנשיא לא פה. נטרל את הפצצה
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi.سيدى الرئيس لقد حان الوقت لاتخاذ القرار
B durumundaki marjinal faydam bu şekilde. Bunlara bakarsam nasıl bir karar veriyor olmalıyım?Wiedząc to, co powinienem wybrać?
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğini Ama bunun yanında,kendi başına iyi yemek yiyebiliyor mudur?Моляте, позволи ми да вземам собствени решения по отношение на моя живот.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniContentons-nous d'attendre et voyons quel genre de décision il prendra.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniHãy chờ xem nó có quyết định gì.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniLaten we gewoon wachten en zien wat voor soort beslissing hij maakt.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniLåt oss vänta å se vad för slags beslut han tar.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniMai bine asteptam sa vedem ce hotarari ia.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniMeglio aspettare, e vedere che tipo di decisione prende.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniTunggu dan lihatlah keputusan yang akan dia ambil.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniWarten wir einfach ab und sehen, welche Entscheidung er trifft.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniΑπλά ας περιμένουμε, και θα δούμε τι είδους απόφαση θα πάρει.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniДавай просто подождем и увидим, какое решение он принял.
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniבואי פשוט נחכה ונראה איזו החלטה הוא יקבל על עצמו
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniلننتظر و نرى ما نوع القرار الذي سيتخذه
Bekleyip görelim ne tür bir karar vereceğiniそれより あいつはちゃんと 食事しているのか?
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.И самое лучшее из мне известного, что может решить эти проблемы - это приходить к решениям, а не принимать их.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.והדבר הקרוב ביותר שאני מכיר, שיכול לפתור את הבעיות הללו, הוא להגיע לידי להחלטות, במקום לקבל אותן.
Bildiğim kadarıyla sorunları çözemeye en yakın şey kararları vermektense bir karara varmaktır.أقرب شيء اعرفه يمكنه أن يحل هذه المشاكل هو التوصل الى قرارات، بدلا من صنعها.
Bilmem. Aradığımı bulana kadar bir karar vermek istemiyorum.Não sei... ...só sei que não vou descansar até encontrar o que quero.
Bir çok tartışmadan sonra adamlar sonunda bir karar verdiler.Após muita discussão, os homens finalmente tomaram uma decisão.
Bir çok tartışmadan sonra adamlar sonunda bir karar verdiler.Après de longues délibérations, les hommes ont finalement pris une décision.
Bir çok tartışmadan sonra adamlar sonunda bir karar verdiler.Después de mucho deliberar, los marineros por fin tomaron una decisión.
Bir çok tartışmadan sonra adamlar sonunda bir karar verdiler.Dopo aver discusso a lungo, gli uomini presero una decisione.