bir karış ile cümle

bir karış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her fikir doğru ve hataların bir karışımıdır.Every opinion is a mixture of truth and mistakes.
Hava, çeşitli gazların bir karışımıdır.Air is a mixture of various gases.
Kaza, trafiği büyük bir karışıklık içine soktu.The accident threw traffic into great confusion.
Bu kahve Java ve Brezilya'nın bir karışımıdır.This coffee is a blend of Java and Brazil.
O böyle bir karısı olduğu için şanslı.He is fortunate having such a good wife.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Tom'un alkolik olan bir karısı var.Tom has a wife who's an alcoholic.
Tom'un güzel bir karısı var.Tom has a beautiful wife.
Bir karışıklık bırakmak istemiyorum.I don't want to leave a mess.
O çirkin adamın güzel bir karısı var.That ugly man has a beautiful wife.
Oda tam bir karışıklıktı.The room was a complete mess.
Bu bir karışıklık.This is a mess.
Onun saçı bir karışıklıktı.Her hair was a mess.
Tom'un bir karısı ve üç çocuğu var.Tom has a wife and three children.
Tom'un hoş bir karısı var.Tom has a pretty wife.
Bir karışıklık var.There's been a mix-up.
O bir karışıklıktı.It was a mess.
Onun güzel genç bir karısı var.He has a beautiful young wife.
Burada bir karışıklığımız var.We have a complication here.
Onun bir karısı ve üç çocuğu var.He has a wife and three children.
Tom'un bir karısı yok.Tom doesn't have a wife.
Bir karışıklık olmuş olabilir.There might've been a mix-up.
Bir karışıklık anı vardı.There was a moment of confusion.
Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.After all the merrymaking, the apartment was in great disarray.
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?This sentence is a mess. Was it written by a foreigner?
Tom'un besleyeceği bir karısı ve üç çocuğu var.Tom has a wife and three children to support.
Tom'un sevdiği bir karısı var. Onun adı Mary.Tom has a beloved wife. Her name is Mary.
Odam bir karışıklık olmalı.My room must be a mess.
Bu gerçek bir karışıklık.This is a real mess.
Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.There is some confusion as to who won.
Tom'un bir karısı ve iki çocuğu var.Tom has a wife and two children.
Büyük bir karışıklık oldu.It's quite a mess.
Tom'un ağzı bir karış açık kaldı.Tom was thunderstruck.
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?How did a nice guy like you get in a mess like this?
Dairem geçek bir karışıklık.My apartment's a real mess.
Ofisim gerçek bir karışıklık.My office is a real mess.
Odam gerçek bir karışıklık.My room's a real mess.
Tom'un bir karısı var.Tom has a wife.
Tom'un kıskanç bir karısı var.Tom has a jealous wife.
Ağzım bir karış açık kalmıştı.My jaw dropped.
Sami'nin sevimli bir karısı vardı.Sami had a lovely wife.
Sami'nin bir karısı var.Sami does have a wife.
Sami'nin güzel bir karısı vardı.Sami had a beautiful wife.
Onun çok güzel bir karısı vardı.She had a very beautiful wife.
Lieberman Planı Arap vatandaşları arasında büyük bir karışıklığa sebep oldu.The Lieberman Plan caused a stir among Arab citizens of Israel.
(Wer ein holdes Weib errungen - "Kimin iyi bir karısı var."]).Let the one be the head wife and the other the wife of the right hand".
Telsiz iletişim kullanımında bir karışıklık, ikinci bir mahkûm arabasının varışını erteledi.Confusion over radio communication delayed the arrival of a second wagon.
Geç Orta Çağlar Avrupa'da bir karışıklık dönemiydi.The Late Middle Ages represented a period of upheaval in Europe.
Alexandria'da 40 yılında bu kez Yahudiler ve Yunanlar arasında bir karışıklık çıktı.Riots again erupted in Alexandria in 40 between Jews and Greeks.
Ben bir karış toprağı dahi satmam.I have not sold my lands.
Türkiye’de ise bu konuda bir karışıklık vardır.Meanwhile, in Portugal, the situation was one of unrest.
Oldukca ciddi olan Spartan'ın bir karısı ve bir kızı vardır.Strasser now has a wife and one daughter.
Kan örtüsü On bir karışıklık oldu ve sayfanın yırtık olmuştu.On the counterpane was a mess of blood, and the sheet had been torn.
Ona bakacak bir karısı var.He has a wife to take care of him.
HaNi hem zeki değil hem de aklı bir karış havada.Oh Ha Ni isn't smart and she's clumsy.
(Gülüşmeler) 1980lerin sonunda, aklım bir karış havada iken hukuk fakültesine gittim.In the late 1980s, in a moment of youthful indiscretion, I went to law school.
Burada küçük bir karışıklık olabilir çünkü hala e yazıyor. -And it's a little confusing, because they'll still write e there.
Galiba büyük bir karışıklık çıkarmışsın.Why are you acting so childish?
Yerahmeelin Atara adında başka bir karısı vardı; O da Onamın annesiydi.Jerahmeel had another wife, whose name was Atarah; she was the mother of Onam.
Avişurun Avihayil adında bir karısı vardı; ona Ahbanı ve Moliti doğurdu.The name of the wife of Abishur was Abihail; and she bore him Ahban, and Molid.

İlgili Sayfalar