Bu etkenlerden bir kısmı bir diğerini de etkileyebilmektedir.这样,其中一个运动就影响到另一个。
Bir diğeri enflasyonun sonunu tetikler.접착제는 플루팅의 끝부분에 바른다.
"Kondüktörler", kaçakları bir istasyondan bir diğerine yönlendirmekte veya taşımaktaydı.“차장”은 탈주자들을 인도하여 역에서 역으로 이동하였다.
Bir diğeri ile bölünen her köşegende, aynı oran tekrarlanacaktır.나머지 다른 모든 처(處)는 무견법(無見法)이다.
Bu unvan bir ömür boyu taşınır ve bir kraliyet prensesi yaşarken bir diğerine verilemez.תואר זה מוענק לכל החיים, ולכן נסיכה לא יכולה להקרא "נסיכה מלכותית" במהלך תקופת חייה של נסיכה מלכותית אחרת.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.בלעדיה, אין לאדם דבר.
Yakıt ikmali yapan bir uçağın kanadına yerde manevra yapan bir diğeri çarptı.לאחר מכן פתח הכוח במכת אש נוספת על ג'יפ שנע לכיוונו.
Glikozilasyon, glukozun katıldığı önemli reaksiyonlardan bir diğeridir.Гликолизацията е друг важен тип реакция, на която е подложена глюкозата.
Öküzgözü bir diğeridir.Разпятието е друга тема.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Някои са произведени в Германия, други в Италия.
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Други обаче имали статут на села.
Hiçbir hece bir diğerine benzemez.Нито едно уиски не си прилича с друго.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Jedna reakcija ne može postojati bez druge.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Jeden je v Anglicku a druhý sa nachádza v Kanade.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Jedno nemôže existovať bez druhého.
Bir diğeri ise kendini büyük görme olarak adlandırılan narsizmdir.Hlúpy človek sa nazýva hlupák.
Albümün şarkı yazarlarından bir diğeri de daha sonra Gilmour'un eşi olacak Polly Samson oldu.Autorkou veľkej časti textov albumu je súčasná Gilmourova manželka, Polly Samson.
Her takım, bir diğeriyle birer maç yaptı.Každé mužstvo hralo s ostatnými v skupine jeden zápas.
Bir bakıma, çeşitli beslenme alışkanlıkları bir diğerini etkilemiştir.Na posameznikov gnus do hrane vplivajo različni dejavniki.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Vienas užfiksuotas Italijoje, kitas – Brazilijoje.
Rickettsia'nin bir türü tifüse, bir diğeri ise Kayalık Dağlar benekli hummasına neden olur.Viena iš Rickettsia rūšių sukelia vidurių šiltinę, o kita - uolingų kalnų dėmėtąjį karščiavimą.
Herkes bir diğerinden, çekinmeden sigara ister.Rūkomi atskyrus po vieną, bet neištiesinus.
Fizik kanunları bir diğerine göre tek biçimli bir hareketle tüm gözlemciler için aynıdır.Teise postulaadi kohaselt kehtivad kõigile ühtlaselt liikuvatele vaatlejatele samad füüsikaseadused.
Bir diğeri Tevekküs köyü idi.Meema oli küla Valgamaal.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Ma nessuno può vedere il tempo degli altri.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Ma nessuno può vedere il tempo dell'altro
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Pero nadie puede ver el tiempo de nadie.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Но никой не може да види оставащото време на другите.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.自分の置かれた状況を深く考えている人もいない
Başka bir BYF, altın fiyatlarını, bir diğeri başka bir emtiayı baz alıyor olabilir.積極的に管理されません。
Başka bir kadın: Birazcık şaşırdım. Bir diğeri:여자2: 좀 혼란스럽네요. 여자3: 저한테는 아직도 그냥 사각형같은데요.
Başka bir kadın: Birazcık şaşırdım. Bir diğeri:אישה 2: אני קצת מבולבלת. אישה 3: הם נראים לי מרובעים.
Başka bir kadın: Birazcık şaşırdım. Bir diğeri:المرأة 2: أنا مشوشة قليلاً .. المرأة 3: إنها تبدو مربعة بالنسبة لي
Başka bir kadın: Birazcık şaşırdım. Bir diğeri:男:見方の問題です
Birazcık şaşırdım. Bir diğeri: Bana kare gibi gözüküyorlar.- Estou um pouco baralhada.
Birazcık şaşırdım. Bir diğeri: Bana kare gibi gözüküyorlar.Je suis un peu troublée.
Birazcık şaşırdım. Bir diğeri: Bana kare gibi gözüküyorlar."Jsem trochu zmatená." " Podle mě jsou čtvercové."
Bir... bir kız arkadaşım var, Jacqueline Rigi. Bir diğeri Cecilia Larraín.Ένα κορίτσι εδώ, η Ζακλίν Ριτζί. "λλη μια η Σεσίλια Λαβρίν.
Bir... bir kız arkadaşım var, Jacqueline Rigi. Bir diğeri Cecilia Larraín.Има едно момиче тук, Жаклин Рижи, друга, Сесилия Ларейн.
Bir diğeri!A další!
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Altul este cel prin API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.또 다른 하나는 API를 통해서 입니다.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Další je API (Application Programming Interface).
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Een andere is door de API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Egy másik az API-val kapcsolatos.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Ein anderes ist API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Hal lainnya adalah melalui API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Inny to używanie API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Iný príklad je API rozhranie.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Một cách khác nữa là thông qua giao diện lập trình ứng dụng API
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Otra forma es a través de la API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Questo è uno dei modi in cui gli utenti hanno plasmato il sistema. Un altro modo è tramite le API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Toinen tapa on API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Une autre manière est via l'API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Ένας άλλος τρόπος είναι μέσω της διεπαφής προγραμματισμού εφαρμογών.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Друг е чрез ИПП (API).
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Другой пример — это API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.Інший приклад — це API.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.דרך אחרת היא על ידי הממשק למתכנת.
Bir diğeri API (Uygulama Programlama Arayüzü) aracılığı ile oldu.شئ آخر هو واجهة التطبيق البرمجية.