Ana içeriğe geç
Sözlük

bir defa ile cümle

bir defa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir.Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.
Bu kitabı bir defa daha okursam, üç defa okumuş olacağım.If I read this book once more, I shall have read it three times.
Bütün çamaşırımı bir defada yıkayabilir miyim?May I wash all my laundry at once?
Bir defa tereddüt edersen kaybedersin.Once you hesitate, you are lost.
Sibirya Demiryolu, dünyadaki bir defada en uzun ve en iyi bilinen demiryoludur.The Siberian Railway is at once the longest and best known railway in the world.
Bu işlerin hepsini bir defada yapmaya çalışma.Don't try to do all these things at once.
Bu kütüphaneden bir defada en çok üç kitap ödünç alabilirsiniz.At this library, you can borrow up to three books at a time.
Bir defa onunla konuşma şansın olduğunda ondan hoşlanacaksın.You'll like him once you've had a chance to talk to him.
Bir defada üç kitap ödünç alabilirsin.You can borrow three books at a time.
Kimse bir defada iki şeyi yapamaz.Nobody can do two things at once.
Ben üniversitedeyken bir defa Avustralya'ya gittim.I have been to Australia once when I was in college.
Bir defasında bir yıldız kayması gördüm.I have seen a shooting star once.
En azından ayda bir defa anne babana yazmayı unutmamalısın.You must not forget to write to your parents at least once a month.
Bir defa şikayet etmeye başladığında asla durmaz.Once the complaining starts, it never ends.
Bir defa savaş patlak verdi mi, her iki taraf da hatalıdır.Once a war breaks out, both sides are in the wrong.
Benim babam bir defa bile yurt dışına çıkmadı.My father hasn't gone abroad even once.
Guatemala bir defasında muz cumhuriyeti olarak nitelendirilmişti.Guatemala was once qualified as a banana republic.
Bir defa öldüğümüzde artık ölmüyoruz.Once we are dead, we are no longer dying.
Bir bilge bir defasında yaşamın hayal kırıklıkları dizisi olduğunu söyledi.A wise man once said, life is a series of disappointments.
Tom bir defada sadece bir şey yapamaz.Tom can't do just one thing at a time.
Ben onu sadece bir defa gördüm.I've only seen him once.
Bir defa bir şeye başladıktan sonra ondan pes etme.Once you've started something, don't give it up.
Bir defasında bir çocukla tanıştım.I met a child once.
Yerçekimi bir defa daha zafer kazandı!Gravity wins again!
Geçen yıl seni bir defa bile görmedim.I didn't even see you once last year.
Bunu bir defa daha yapalım.Let's do it one more time.
Bir defa daha kontrol edelim.Let's check one more time.
Bir defa devrildiğinde katamaranın yardım almadan doğrulması olanaksızdır.Once capsized, a catamaran is impossible to right without help.
Ben ve ailem bir defasında televizyona çıkmıştık.Me and my family appeared on television once.
Senin bir defa televizyona çıktığını hatırlıyorum.I remember you appeared on television once.
Orada haftada bir defa düzenli olarak buluşuruz.We regularly meet there once a week.
Ölmeden önce en azından bir defa daha Boston'a gitmek istiyorum.I want to go to Boston at least one more time before I die.
Aynı şey bir defasında bana oldu.The same thing happened to me once.
Tom bir defa daha fiyat etiketine baktı.Tom looked at the price tag once again.
Ben Boston'dayken haftada en azından bir defa dışarıda yemek yerdim.When I was in Boston, I used to eat out at least once a week.
Londra Kulesi bir defasında devlet hapishanesiydi.The Tower of London was once a State prison.
Pasaportumun süresi dolmadan önce bir defa daha Avustralya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Australia one more time before my passport expires.
Bir defasında çocuktun, değil mi?You were a kid once, right?
Bir defa daha, gece bitti ve yeni bir sabah başlıyor.Once more, the night is over and a new morning begins.
Bu tünel bir defasında dünyanın en uzun tüneli olarak kabul edildi.This tunnel was once considered the world's longest.
Tom bir defa daha komadaydı.Tom was once again comatose.
Bir defa daha denize gitmek istiyorum.I want to go to the sea one more time.
Bir defa daha deneyelim.Let's try it once more.
Ben orada yalnızca bir defa bulundum.I have only been there once.
Bir defa başlayınca, asla durmayacaksın.Once you start, you will never stop.
Tom en az bir defa burada bulundu, değil mi?Tom's been here at least once, hasn't he?
Bir defasında bir adam babamı öldürmek için eve geldi.Once a man came to the house to kill my father.
Tom bir defa yakınmadı.Tom didn't complain once.
O bir defa şikayet etmedi.She didn't complain once.
Hiç kimse bir defada birden daha fazla şey yapamaz.No one can do more than one thing at a time.
Tom haftada bir defa bana yazar.Tom writes to me once a week.
Tom bir defasında İncil öğretmeniydi.Tom was once a Bible teacher.
Tom bir defasında Boston'a gitti.Tom went to Boston once.
Onu bir defa daha deneyin.Give it another try.
Ben bir defasında o şekilde yapmaya çalıştım.I tried to do it that way once.
Bir defa öldüğünde büyük bir servete sahip olmak anlamsızdırHaving a large fortune is pointless once you're dead.
Onu bir defa daha söyler misiniz?Could you say that one more time?
Onu bir defa daha yapabilir miyiz?Could we do that once again?
Tom bir defasında senin erkek arkadaşındı, değil mi?Tom was your boyfriend at one time, wasn't he?
Tom onu sadece bir defa yaptı.Tom has done that only once.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod