Bir de ne görseler iyi!Вот что вам как раз стоит увидеть!
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ve bir sınıf öğretmeni ile bir de okul öncesi öğretmeni görev yapmaktadır.Первое здание было деревянным и состояло класса и учительской, где жил учитель.
Bir de köpeği vardır.إحذر فهناك كلب.
Bir de sabah namazını kıl...." denmektedir.«من صلى صلاة الصبح فهو في ذمة الله».
Haydi farzediniz ki buracıkta size pek çok sözü kapsayan bir de başlangıç yayımlayayım.(هَل ءامَنكُم عَلَيْه): أصله ”أأمنكم“ (أوتي): أصله "أأتي"، بضم الهمزة الأولى.
RSA için bir ortak anahtar bir de özel anahtar gerekir.خوارزمية آر إس إيه تَتضمّنُ مفتاحا عامّا ومفتاحا خاصّا.
Üniversitenin Devrimci Doğu (Rusça: Революционный Восток) adında bir de yayını bulunuyordu.نشرت الجامعة الشرق الثوري (Революционный Восток).
Bir de şu var: Mehmet Ali Sel benim bazı tecrübelerime alet olmuş bir isimdir.وأيضاً محمد علي سال هو اسم عباره عن أداه لبعض تجاربي".
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.ويستحيل علي أي شخص طبخها في المنزل.
(3, 52) Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere ilham etmiştim.قالوا: يا رسول الله، أولئك النبيون؟ قال : " بلى، والذي نفسي بيده، وأقوام آمنوا بالله وصدقوا المرسلين».
Bir de sert kış geliyordu.كان شتاء قاسياً مراً.
Köyde bir de postahane bulunmaktadır.يوجد في القرية خدمة بريد.
Birkaç cinayetten suçlu görüldü ve altı kere müebbet hapis mahkûmu oldu, ve bir de idam cezası.وقد أدين في العديد من جرائم القتل، وقد حكم علية بستة عقوبات من السجن مدى الحياة ، فضلا عن حكم بالإعدام.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.يضم "جبل رجاونة" قريتين أساسيتين هما: قرية رجاونة تاشت.
Tabi bir de her ikisi de bıyıklı.ولكل منها أيضا العضلات الخاصة بها.
Bir de Warka Maskesi vardır.ارتداء قناع جراحي مفيد أيضا.
Kelime veya kelime gruplarının bir başına bir de sonuna gelecek şekilde (ikili olarak) kullanılır.الخطاب بمعنى إلقاء الكلام ومشافهة النّاس للتأثير عليهم أو استمالتهم، ويسمى الحديث أو الكلام خطبة وفنّه خطابة.
Bir de bakmışlar ki!انظري اليها؟!
Tutmak için bir de sapları bulunur.وهناك أيضا مآزر من تغطي الأكمام.
Anita'nın olağanüstü yaratıklar tarafından ona takılan bir de lakabı var: The Executioner (Cellat).لكن نانسي تشتبه في وجود قوة أخرى أثناء العمل : الجشع.
Bir de ödülü vardır.و هناك جوائز أخرى.
Kozak’ın on torunu, on yedi torun çocuğu ve bir de torunun torunu bulunuyor.أحفاده للشيخ ستٌ وأربعون حفيداً من أبنائه وبناته.
Arkasından ona dayanan bir de genç.خلفه ابنه يزيد بن معاوية.
Büyük bir de hastanesi vardır.بها مستشفي جهوي..
Ödül alan kişi ve kurumlar hakkında bir de armağan kitabı yayınlanmaktadır.كما يتم نشر مقال حول موضوع الحائز على جائزة وعمله.
Bir de ne görse iyi!وتخيّلوا كيف سيكون عليه شعورنا!
Birkaç yıl geçer Guido ve Dora evlenir ve Giosuè (Giorgio Cantarini) adında bir de çocukları olur.جينما و سون اتفقا قبل عدة سنوات أن أبناءهما سوف يتزوجون ويديرون دوجو التندو.
Emre Aydın ile bir de düet yapmıştır.وتختتم موكب الآلهة الإلهتان إست ونبت حيت.
Bir de şu var: Allah bayrağını yüceltsin, her zaman, âlem padişahının tertemiz eşiğinden haberler alıyordum.تنزيه الله و نفي التشبيه و تأويل الآيات التي تشعر بالتشبيه، كيد الله و وجهه سبحانه و تعالى.
Ayrıca 31 Mayıs 1943 yılında bir de gözcü balonu düşürmüştür.Em 31 de maio de 1943 também abateu um globo de observação.
Bir de bakmışlar ki!Então eles se olham.
Tutmak için bir de sapları bulunur.Ele também contará com garras fortes para se segurar.
İçinde bir de okul bulunmaktadır.No seu interior encontra-se também uma escola.
Cream'in bir de annesi vardır.A minha mãe tem asma, minha mãe.
Bir de Pete'nin Michael adında bir oğlu vardır.Pete tem um filho chamado Michael, de uma união precedente.
1991'den beri bir de Yılın Çalıştırıcısı seçimi yapılmaktadır.Desde 1991, há também uma eleição que elege o Treinador do Ano.
Madonna onlara bir yüksek, bir de düşük tempolu şarkıya ihtiyacı olduğunu söyledi.Madonna explicou a eles que precisava de uma canção dançante e de uma canção lenta.
Büyük bir de hastanesi vardır.Tem um hospital geral.
İlk evlerin kurulduğu yere bir de mektep yapılmıştır.Onde tambem foram construidas as primeiras casas.
2005'te bir de remiks albümü piyasaya çıktı: Duets: The Final Chapter.No entanto, em 2005, um álbum de remixes foi lançado chamados Duets: The Final Chapter.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.Ah, e que te entre na cabeça: mulher = pessoa, homem = pessoa, igualzinho = igualzinho.
Aynı zamanda bir de mezarlık inşa edilmiştir.Neste mesmo espaço foi construído um cemitério.
Ünitelerin sonunda öğrencilere bir de son test verilmektedir.Os alunos comemoram o fim das provas.
Bu evlilikten bir kızları (Nitara) ve bir de oğulları (Aarav) oldu.Em seguida, o nome de sua esposa (se fosse casado) e o de seus filhos (se tivesse).
Bir de bu özellik Irak'taki bazı M1 Abramslara uygulanmıştır.Isso só foi instalado no M1A1 Abrams em serviço no Iraque.
Şuayip, bakkalının yanında bir de kebapçı dükkanı açmıştır.Planeia abrir um bar juntamente com a irmã.
Bu yasaya bir de Avogadro yasası'nın eklenmesi, ideal gaz yasasını ortaya çıkarır.Em adição à lei de Avogadro ao resultado da lei geral dos gases se obtém a lei dos gases ideais.
Bir de gol kaçırdım."Eu vi o gol.
Ancak bunun bir de bedeli vardı.No entanto, tudo isso teve um preço.
Belirtinin bir geçmişi, bir de geleceği vardır da diyebiliriz.Ditas assim as coisas, parecem pertencer ao passado.
Bir de suyun olsaydı...Se não havia água!
Amacım bir de bunlar neden savaşırlardı, anlaşılsın.É por isso que você está procurando, não é?
Bir de cüsseli biri, atletik yapılı değil.Se bem que tem ateu que não é do mau.
Bir de ödülü vardır.Também confere prêmios.
Borçları ödemek için tefecilerden para almış, bir de tefecilerle başı belaya girmiştir.Alguma vez você já jogou para obter dinheiro para pagar dívidas ou então resolver dificuldades financeiras?
Bey'in The Chronicles of Qamar: Crowstone adlı bir de romanı bulunmaktadır.Wilson também chegou a publicar ao menos um romance, The Chronicles of Qamar: Crowstone.
Üç kardeş olan Berat'ın bir ablası, bir de erkek kardeşi bulunmaktadır.Desse casamento não houve filhos; porém, ela cuidou de seus três enteados, que também eram seus primos-irmãos.
Bir de Kanun önerisi verdi.E mandou fazer justiça.
Bunların ardından bir de kovulan Kevin Nash geldi ve ikiliyi dövdü.Kevin Nash veio do público e mais uma vez os dois lutadores foram atacados.
Validen başka Peygamber soyundan ve sınırlı yetkilere sahip bir de emir bulunmaktaydı.A Morte lhe explicou que havia, sim, enviado seus mensageiros: a doença, os sinais de envelhecimento e o sono.