Aynı zamanda bir de mezarlık inşa edilmiştir.También se construyó un cementerio.
Bir de toplantı salonu eklendi.También, se acomodó la sala de lectura.
Tabi bir de her ikisi de bıyıklı.Ambos son bifaciales.
Üniversitenin Devrimci Doğu (Rusça: Революционный Восток) adında bir de yayını bulunuyordu.La Universidad publicó Oriente Revolucionario (Революционный Восток).
Beyşehir adının bir de efsanevi hikayesi vardır.El nombre de la advocación tiene una leyenda.
Ayrıca bir de havuz bulunmaktadır.Además también hay una piscina privada.
Birkaç yıl geçer Guido ve Dora evlenir ve Giosuè (Giorgio Cantarini) adında bir de çocukları olur.Seis años después, en 1945, Guido y Dora están casados y tienen un hijo, llamado Giosuè (Giorgio Cantarini).
Bir de Kanada Hollanda'dan 40 Leopard 2A6 almak istediğini ilan etmiştir.Canadá compró 20 Leopard 2A6 al Gobierno de los Países Bajos.
Bir de bu kayıtlardan öncesi olduğu düşünülmektedir.Asimismo, se tiene constancia que su existencia es anterior de estas fechas.
Vahid Efendi buna dair bir de risale yazmıştır.El almirante Yi negó esa estrategia también.
Ancak bunun bir de bedeli vardı.Pero hubo un precio.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Por qué tengo que usar anteojos.
Meşihatnâme ile vekaletnâme mühürlenmeden bir de Hüsam Efendi geldi.Pero ¡oh mi señor! mi presunción era demasiado notoria para que se quedase sin castigo.
Bir de köpeği vardır.Ella también tiene un perro.
Bir de bakarlar ki karanlıklar içinde kalmışlar."¡Y para que se viera su mala sombra!..."
Yerel iktidarlara karşı oluşturulan Meksika ve Lima’daki elçiliklere bir de Vera Cruz eklenecektir.Además de los ya establecidos consulados de Ciudad de México y Lima, se estableció el de Vera Cruz.
Ha bir de şunu kalın kafalarınıza sokun: Kadın = insan.¡Ah!, y que te entre en la cabeza: mujer = persona, hombre = persona, lo mismo = lo mismo.
Ayrıca bir de kilit sistemine sahiptir.También posee un sistema cloacal.
RSA için bir ortak anahtar bir de özel anahtar gerekir.Para abrir dicho sello se necesita una llave especial.
Ayrıca bir de boş yeşil sepetimiz olsun.Le daré también una piedrecita blanca.
Oyuncunun Laura adında bir de kızkardeşi bulunmaktadır.Está involucrado con una joven aspirante a actriz llamada Laura.
Ayrıca kampüs içinde bir de Starbucks Cafe bulunmaktadır.También hay un buen número de cafeterías, incluyendo a Starbucks.
Bir ağabeyi bir erkek kardeşi ve bir de Monroe adında köpeği vardır.Tiene una hermana mayor que él, y un perro llamado 'Bruno'.
Dahası geride bir de topçu birliği vardır ancak bu birlikler her nedense savaşa katılmamıştır.Los presos tienen todo tipo de armas, por esto, ningún guardia se atreve a entrar.
Ayrıca büyük bir de kafeteryası vardır.También acoge una pequeña cafetería.
Bir de Warka Maskesi vardır.También tiene secciones de maquillaje.
Ailenin bir de Down Sendromlu çocuğu vardır.Mi tía tiene el síndrome de Down.
Yerleşke içinde bir de helikopter pisti bulunacak.En la localidad hay un helipuerto.
Bir de bunun üzerine ekonomik buhran vardı.Allí fundó una Sociedad Económica.
Köyün bir de efsanesi de vardır.Este castillo también tiene su leyenda.
Sabah uyanmışlar bir de bakmışlar ki ayı gitmiş.Despertaron la mañana siguiente para ver que Karl no estaba, y luego le oyeron llorar.
Alt kata bir de küçük konferans odası vardır.Además, en este nivel hay una sala de conferencias.
Pinter'ın filmde küçük bir de rolü vardır.Una de las pocas actuaciones de Pinky en el cine.
Parkın içinde bir de hayvanat bahçesi bulunuyor.También incluye un parque zoológico.
Her amino asitin, bir karboksil ve bir de amino grubu vardır.Contienen un grupo catecol y un grupo amino.
Sanatçı bu şarkıyla bir de Grammy kazandı.La canción también se llevó un Grammy.
Ayrıca bir de kadın takımı kurulmuştur.También posee un equipo femenino.
Eddie'nin bir de kız arkadaşı vardır: Melissa.Juntos tienen una hija: Antonia.
Ayrıca okulun Pusula adında bir de öğrenci dergisi mevcuttur.Además existe un periódico estudiantil, The Gateway.
Ayrıca bir de 10. Yıl Özel DVD'lerinin içine konulmuş remixler vardır.Además, hace unos años que existen los DVD de doble capa.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.Además, cuenta con un hipermercado dentro de sus instalaciones.
Benetice'de bir de dinlenme tesisi bulunur.Hay un campo en la recreación en Benetice.
Bundan başka bir de ilerideki çalışmalar için ek potansiyel çözümler üretilir.Esto no impide que haya una eventual intervención posterior en las obras.
Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır.Además, presentan oligosacáridos derivados de la fructosa en el tallo.
Tutmak için bir de sapları bulunur.Tiene también un bastón para dar golpes.
Bir de silisyum oksid ve kurşun oksid ihtiva eden üstübeç vardır.Además, hay salva de cohetes y repique de campanas.
Yunanistan'ın performansında beş kişilik Argo grubunun yanı sıra onlara bir de bir dansçı eşlik etmiştir.Junto a Aráoz también juramentaron cinco nuevos ministros.
Çolak Ağa'ya yaptığı zulümlerin yanına kâr kalmayacağına dair bir de haber göndermiş.Le advirtieron, eso sí, que no dejara entrar a nadie mientras ellos estuvieran en las montañas.
Posesyonun bir de şeytani yönü vardır.El Domovói tiene además un lado más malicioso.
Hıçkıdık ejderhanın sırtına binmek için bir de eyer yapmıştır.Prometió retirarse en el Dragón.
Bu şarkıya bir de video klip yapıldı.De esta canción también se hizo un videoclip.
Ayrıca Jigsaw ilerleyen kanser hastalığı yüzünden bir de Doktor Lynn Denlon'ı kaçırttırmıştır.Amanda se retira, a pedido de Jigsaw, a secuestrar a la doctora Lynn Denlon.
Ayrıca bir de Demir Çağı mezarları açılmıştır.Además de que se pueden encontrar tumbas irreligiosas.
Bir de gol kaçırdım.A vos te hice un gol.
Evlendikten sonra bir de çocukları olacaktır.Me casaré y tendré hijos.
Gemide bir de sıhhiye grubu vardı.Fue médico a bordo.
Bir de küçük bir sahne.Sólo tiene una escena.
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.A pesar de esto, tiene diferentes habilidades especiales y únicas.
Yarı yolda bir de kaynak suyu vardır.También redes de arrastre a media agua.
Ayrıca bir de türbe bulunmaktadır.También hay cierto turismo.