Ana içeriğe geç
Sözlük

bir de ile cümle

bir de kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra sizin için; bir kalacak yer, bir de emanet olarak duracak yer vardır.Some of you are settled (on earth) and some are still in the depository system of (their parents).
Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın.Do not be inclined towards the unjust ones lest you will be afflicted by the hell fire.
Bir de döndük ki onu kurt yemiş!A wild-beast came and devoured him.
Bir de ona: “Eline bir demet sap al, onunla vur!We told him, "Take a handful of straw.
O zaman bir de bakarsınız yer çalkalanıp duruyor.Then lo! it shall be in a state of commotion.
Allah'a bir de cinleri/gözle görülmeyen yaratıkları ortak koştular.They have set up jinns as associates with God, even though He created them!
Bir de sen düşmanları bana güldürme.Do not give my enemies cause to gloat over me.
Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver.Give to your relatives their due, and also to the needy and the wayfarer.
Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hala şüphe ediyorsunuz.And there is in His presence another determined term; yet ye doubt within yourselves!
Tayin edilen bir ecel de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır. Sonra bir de şüphe ediyorsunuz.And there is in His presence another determined term; yet ye doubt within yourselves!
Bir de O'nun nezdinde muayyen bir ecel vardır. Sonra, bir de kalkmış şüphe ediyorsunuz!And there is in His presence another determined term; yet ye doubt within yourselves!
Aynı büyüklükteki çift dosyaları bir de içerikleriyle karşılaştır.Compare duplicated files with same size by content.
Bir de kayak gösterisi yapan Tomba'ya, Bansko fahri hemşehriliği verildi.Tomba took part in a demonstration run and was made an honorary citizen of Bansko.
De Hoop Scheffer ayrıca Camp Butmir'deki SFOR askerlerine hitaben bir de konuşma yapacak.De Hoop Scheffer will also address the SFOR troops at Camp Butmir.
Kaczynski ve Sezer ikili siyasi işbirliğiyle ilgili bir de protokol imzaladılar.Kaczynski and Sezer also sealed a protocol for bilateral political co-operation.
Sonuç olarak bir de iftirayla suçlandılar.As a result, they have also been charged with slander.
Jeremiç Ulusal Basın Kulübü'nde bir de konuşma yaptı.He also addressed the National Press Club.
Bir de yolsuzluk potansiyeli var.Then there is the potential for corruption.
Çeşitli yayınların yanı sıra bir de elektronik kütüphane kurulacak.An electronic library will be established, along with various publications.
Bir de, bütün mahkumların yaklaşık onda birini oluşturan yabancılar var.Then there are foreigners, who make up about one tenth of all inmates.
Bir de ünlülerin yazdığı anı kitapları var.Then there are the celebrity tell-alls.
Sergiye "İlk Bakışta Alkış" başlıklı bir de multimedya fuarı eşlik edecek.The exhibition will be accompanied by a multimedia fair titled "Laud on First Sight".
Yaş ortalaması 34 olan ikinci devrede, bir de bayan hekim asker bulunuyor.The average age of the second rotation is 34 and there is one female medical soldier among them.
İki ülke etnik azınlıkların korunması konulu bir de anlaşma imzaladı.The two countries also signed an agreement on protection of ethnic minorities.
Ziyaretinde Tadiç, Harvard Üniversitesinde bir de ders verdi.During the visit, Tadic also gave a lecture at Harvard University.
Etkinlik kapsamında yeni şehir kütüphanesinin açılışı şerefine bir de tören düzenlenecek.As part of the initiative, a ceremony will be held marking the opening of the new city library.
Fakat bu sürecin bir de kabullenme kısmı var.However, there is also the second part of the process -- acceptance.
Bunlara ek olarak, dokuz gün boyunca bir belgesel film çekilip bir de gazete çıkarılacak.In addition, a documentary film and newsletter will be produced during the nine days.
Tüm bunların üzerinde bir de küresel ekonomide yaşanan durgunluk var.Above all of this looms the spectre of global recession.
Bir de bilinmeyen faktör ekliyorlar: Lidra'nın deyimiyle "kim bilir faktörü".And then there's an unknown element at play, they add: "who knows what", as Lidra puts it.
Geçen yıl, hükümet sadece birkaç yüz kişinin öldürüldüğüne dair bir de rapor yayınlamıştı.Last year, it issued a report claiming that only several hundred people were killed.
Açılışta bir de kutsama töreni düzenlendi.A reconsecration ceremony was held during the event.
Hükümet ayrıca, okulun yeniden açılmasına izin verecek bir de yasa tasarısı hazırlıyor.The government is also preparing a draft law authorising the seminary's reopening.
Rumen takımı iki altın, iki gümüş, bir de bronz madalya kazandı.The Romanians won two golds, two silvers, and one bronze medal.
Konferansta yolsuzlukla mücadele hakkında bir de el kitabı sunuldu. [AGİT]A manual on fighting corruption was presented at the conference. [OSCE]
Ziyaret sırasında bir de iş konferansı düzenlendi.A business forum was also held during the visit.
Bir de eski otomobiller var.Then there are the old cars.
Bir de, yıllarını karar bekleyerek geçirmiş vatandaşların binlerce davası var.Then you have thousands of cases of ordinary citizens who spend years waiting for the verdict.
Yardım veya bilgi isteyen herkes için bir de telefon numarası bulunuyor.A helpline is also available to anyone seeking assistance or information.
İki ülke arasında balıkçılık bölgesi meselesinden başka bir de kara sınırı sorunu mevcut.Compounding the fishing zone issue is the ongoing land border dispute between the two countries.
Özkök terörü destekleyen ülkelere bir de uyarıda bulundu.He also issued a warning to states that sponsor terrorism.
Bu mevkilerde Sırplar, Hırvatlar ve bir de Karadağlı görev yapıyor.These positions are filled by Serbs, Croats and one Montenegrin.
Ulusal bir dağıtım merkezinin yanı sıra bir de fiber optik bağlantı sistemi hizmete girdi.A national dispatching centre was launched, as well as a fibre optic connection system.
Bir de bu sorundan sadece kız çocuklarının mağdur olmadığını da söylemeliyim.I must say that not just girls are victims.
Sarayliç'in girişimiyle, kent meydanına bir de heykeli dikilmiş.At Sarajlic's initiative, a statue was placed in a city square.
İki koyunları ve sadece patates yetiştirdikleri küçücük bir de bahçeleri var.They have two sheep and a small garden -- growing only potatoes -- and pick mushrooms in the woods."
Söz konusu yasa kapsamında, savaş suçları savcısı için Belgrad'da bir de ofis açılacak.The legislation provides for the establishment of a war crimes prosecutor's office in Belgrade.
Taverna ve müzenin dışında, manasatırda yaklaşık 50 bin kitaplık bir de kütühane bulunuyor.Besides the tavern and the museum, the monastery boasts a library containing about 50,000 titles.
Bir de yatırım meselesi var.Then there is the issue of investments.
Bir de vuvuzelalardan (çok renkli plastik trompetler) kaynaklanan başağrısı var.And then there's the headache from the vuvuzelas (the multi-coloured plastic trumpets).
Bir kırmızı kart, bir de penaltı.A red card, and a penalty.
Projede 15 gün sürecek bir atölye çalışması ile bir de sergi yer alıyor.The project includes a 15-day workshop and an exhibition.
Tutuklananlar arasında bir de polis memuru bulunuyor.A police officer was among those detained.
Toplumlar Arası İlişkilerden Sorumlu Komite adlı bir de meclis komisyonu kuruldu.A parliamentary panel known as the Committee for Relations among Communities has been established.
Bunlar arasında bir de lüfer üretme çiftliği bulunuyor.These include building a factory for bluefish production.
Forumla birlikte, Barış ve Hoşgörü başlıklı bir de resim sergisi düzenlendi.An art exhibition, Peace and Tolerance, was held in conjunction with the forum.
Fakat bir de karanlık seçenek var, ki siz bunu da seçebilirsiniz."But there is a black option, too. And you can choose that as well."
Bir de Arnavut partilerin hızlı bir çözüm çağrısında bulunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?What about the Albanian parties' call for a quick solution?
Ortalama yaşları 35 ve aralarında bir de bayan sıhhiye askeri bulunuyor.Their average age is 35, and there is one female medical soldier among them.
Hakkında yapılmış bir bilimsel bildiri bir de bilimsel makale bulunmaktadır.There is a scientific paper and a scientific article about it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod