Sonrasında Türkiye'ye bir daha dönmemiştir.Έκτοτε δεν έχει επιστρέψει στην Ιορδανία.
Gazeteci olarak burada bir daha yazamayacağım için sonsuz şekilde üzgünüm.Ως μη περιοδικός, δεν αναμένεται να επιστρέψει ποτέ.
Navon bir daha asla Kudüs'e dönmedi.Ο Ριχάρδος δεν επέστρεψε ποτέ στην Παλαιστίνη.
Thusnelda anavatanına bir daha asla dönemedi.Στην ξενιτιά ποτέ δεν ξέχασε την πατρίδα του.
Abbas Filistin Güvenlik Güçlerine bir daha böyle saldırıların gerçekleşmemesini sağlamaları emrini verdi.Μετά από αυτά, η FIBA εισήγαγε το χρονόμετρο επίθεσης προκειμένου να μην ξαναγίνουν τέτοια φαινόμενα.
İki adam bir daha birbirinden haber alamaz.Για αυτό δεν μπορείτε να ακούσετε πάνω από δυο ανθρώπους.
Cabot, ertesi yıl Amerika'ya bir seyahat daha düzenlese de gemilerinden bir daha haber alınamadı.Ο Κάμποτ ηγήθηκε μιας ακόμα αποστολής τον επόμενο χρόνο, αλλά τα πλοία του χάθηκαν.
Onun gibisi bir daha hiçbir zaman olmayacak." demiştir.Δεν θα υπάρξει ποτέ άλλο σαν αυτό ...
Yüksek dozlu radyasyon tedavisi işe yaradı ve kanseri bir daha geri dönmedi.Μετά από θεραπεία με ακτινοβολία, ο καρκίνος υπέστη ύφεση.
Gerildiğinde bir daha çözmek sorun haline gelebilir.Όταν θα επανέλθει, η παρεξήγηση θα λυθεί.
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''Ποτέ δεν ήμουν η ίδια ξανά, με επηρέασε πολύ βαθιά».
Bir daha toparlanamaz.Δεν ξαναπολιτεύθηκε.
Bir daha film çevirmek istemedi.Από τότε αποφάσισε να μην ξαναγυρίσει παρόμοια ταινία.
O günden itibaren bir daha kendine gelmedi.Από τότε δεν αναστηλώθηκε ποτέ πια.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Στο τέλος αποφασίζει να μην επιστρέψει ποτέ πια στην πατρίδα της, και να παραμείνει στις ΗΠΑ.
Şimdi bunun için sadece bir dahaki dolunaya kadar vakti kalmıştır.Η υπόθεση συνεχίζεται από εκεί ακριβώς που τελείωσε η δεύτερη περίοδος.
Ben bir daha onlarla çalışmamak için dua ediyorum" dedi.Και προσεύχομαι στο Θεό να μην βρεθώ ξανά στην ανάγκη να μιλήσω πάλι.
7. sezona kadar bir daha görünmeyecektir.Δεν κατάφερε να βαθμολογηθεί μέχρι τον έβδομο αγώνα της χρονιάς.
O bir kazaydı. Bir daha olmayacak.Δε θα ξανασυμβεί. Ήταν ένα ατύχημα.
Tom ile bir daha asla konuşmayacağım.Δε θα ξαναμιλήσω ποτέ στον Τομ.
Bir daha asla et yemeyeceğim.Δε θα ξαναφάω πότε κρέας.
Bir daha asla tavuk yemeyeceğim.Δε θα ξαναφάω πότε κοτόπουλο.
Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.Men far og søn så aldrig mere hinanden.
Bu felaketin ardından lejyonlar için XVII, XVIII, XIX numaraları asla bir daha kullanılmadı.Numrene for de tre legionerne, XVII, XVIII og XIX, blev aldrig siden brugt.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Jeg tilgiver deres skyld og husker ikke længere på deres synd.
Eurovision'a bir daha katılmayı düşünmüyor.Luxembourg er ikke interesserede i Eurovision længere.
Fakat bir daha başbakan atanmadı.Dog blev han aldrig premierminister.
Tekrar çok ciddiyetle bir daha dua eder ve kalbi kırık olraka Wartburg'a döner.Endnu en gang beder hun indtrængende og vender fortvivlet tilbage til Wartburg.
Eşinin ölümünden sonra, Abide bir daha evlenmedi.Efter hans død har hun ikke giftet sig igen.
Bir daha evlenmedi.Hun har aldrig giftet sig igen.
Cabot, ertesi yıl Amerika'ya bir seyahat daha düzenlese de gemilerinden bir daha haber alınamadı.Cabot ledede endnu en ekspedition til Amerika det følgende år, men han og hans skibe gik tabt undervejs.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Hun svor da, at hun aldrig ville underskrive en dødsdom og holdt løftet.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Du ville næppe kunne kende hende igen, hvis du så hende.
Kendisini bir daha göremediler.Hun så ham aldrig igen.
1997'de, "Rüya-Ben Bir Daha" adlı ilk single'ını yayınlayarak müzik kariyerine başladı.I 1997 begyndte han sin musikkarriere med sin første single "Rüya-Ben Bir Daha".
Bir daha da politikayla ilgilenmedi.Han deltog ikke siden i politik.
Scribonia bir daha asla evlenmedi.McNamara giftede sig aldrig igen.
Kadın, "Hayır, bir daha yapmayın." der.Oh no, not you again” (Åh nej, ikke dig igen).
Daha sonraki yıllarda bir daha böyle yüksek bir başarıya ulaşamadı.Herefter opnåede klubben aldrig mere succes på så højt niveau.
Ama bir daha onu kullanmaz.Herefter skal de aldrig bruges igen.
Musa da, bir daha karşısına çıkmayacağını söyledi.Herefter siger Moses, at han ikke vil vise sig for Farao igen.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.Landsbyen blev ubeboelig og blev aldrig genopbygget.
Daha sonra tekrar kurulmasına rağmen, imparatorluk eski gücüne bir daha hiç kavuşamadı.Vel rettede han sig igen; men han fik næppe mere sin gamle kraft tilbage.
Peki bu addan bir daha ne zaman bahsedildi?Hvornår er teksten skrevet?
Bir daha da onları gören olmadı.Hun blev aldrig set igen.
Neredeyse Kafasız Nick zaten bir ölü bir daha ölemezdi.Sjældent for en mand, der endnu ikke var død.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Efter frigivelse fra varetægtsfængsel, blev de nægtet tilladelse til at se hinanden.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Og de vil sørge for, at hun aldrig forlader stedet igen.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Der vil altid være noget tilbage, som ikke kunne blive sagt.
Bundan sonra da ülkeyi terkederek İsviçre'de yaşamaya ve bir daha asla Amerika'ya dönmemeye yemin etmişti.Senere udstillede han ikke mere og siges at være rejst til Nordamerika.
Tus bu tarihten sonra bir daha inşa edilmedi ve Meşhed bölgenin merkezi haline geldi.Området blev ikke tilplantet igen, men har nu udviklet sig til Klosterhedens største hedeareal.
Navon bir daha asla Kudüs'e dönmedi.Niels vendte aldrig tilbage til Norge.
Bundan sonra 'Senin için bir daha asla toplamayacağım.' dedim."Hun sagde senere: "Jeg vil aldrig nogensinde deltage i det program igen".
Rahul İngiltere'ye bir daha dönmemek üzere gider.Tilsyneladende vendte han aldrig tilbage til England.
1925 senesinde Céline bir daha dönmemek üzere ailesini terk etti.I 1925 forlot Céline sin familie, og vendte aldri tilbake.
Claudius bir daha evlenmeyen annesi tarafından büyütüldü.Claudius vokste opp hos sin mor, som aldri giftet seg på nytt.
9 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Serhat Hacıpaşalıoğlu – Rüya - Ben Bir Daha".Arkivert fra originalen 9. januar 2016. ^ «Serhat Hacıpaşalıoğlu – Rüya - Ben Bir Daha».
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".«Intet som en gang er blitt tenkt, kan gjøres om.»
Bu felaketin ardından lejyonlar için XVII, XVIII, XIX numaraları asla bir daha kullanılmadı.Numrene for de tre legionene, XVII, XVIII og XIX, ble aldri siden brukt.
Arafat ikinci sınırdışı edilmesinden sonra bir daha Lübnan'a dönmedi ama birçok el-Fetih savaşçısı geri döndü.Arafat kom ikke tilbake til Libanon etter dette, selv om flere av Fatahs krigere gjorde det.