Ana içeriğe geç
Sözlük

bir boy ile cümle

bir boy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ev her beş yılda bir boyanır.The house gets painted every five years.
Çocuğun gömleğinde bir boya lekesi var.The boy has a paint spot on his shirt.
Bu ayakkabı bir boy büyüktür.This shoe is a size bigger.
Tom kendisine bakarak bir boy aynasının önünde durdu.Tom stood in front of a full-length mirror, looking at himself.
Tom elinde bir boya fırçası vardı.Tom had a paintbrush in his hand.
Tom ve Meryem dürüst ve becerikli bir boyacı buldukları için çok memnun.Tom and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
Yatak odamda bir boy aynası var.I have a full-length mirror in my bedroom.
Bir boya hastanın kol damarına enjekte edilebilir.A dye was injected into a vein of the patient's arm.
Ellerinde bir boya fırçası olan herkes bir ressam değildir.Not everyone who has a paintbrush in their hand is a painter.
Daha büyük bir boy almak ne kadar çok paraya mal olur.How much more money would it cost to buy the larger size?
Zaman zaman, ressam bütün bir boya tabakasını bile temizleyip yeniden başlayabilir.At times, the painter might even remove an entire layer of paint and begin anew.
Zamanla Fujiwara bir boy adı olarak tanındı.In time, Fujiwara became known as a clan name.
Bunlar kendilerini Karslı ismiyle ayrı bir boy olarak da tanımlamaktadırlar.They call for him, and he bears a striking resemblance to Duke.
Bir boy ismi değildir.Don't call me a boy.
Ayrıca bir boyacıydı.He was also a boxer.
Ne bir ulusa ne de bir boya (kabileye) sahip değildir.He neither owned the land nor a mansion.
Bütün bu değerler sadece bir boy ölçüsü ile ilişkilendirilebilir.Each of these values can only have one height associated with it.
Neredeyse yüzün üzerine akan bir boya ırmağı, ve bu ırmak yüzü tanımlıyor.It's almost like a river of paint as it flows across that face and begins to define it.
Ve işte bir boyama kitabı.And here's a coloring book.
Yaklaştıkça görüyorsunuz ki, bu şey gerçekten sadece bir boya birikintisinden ibaret.See, when you get close they're really just blobs of paint.
"Pete, herhangi bir boya kalemi kullanabilecekken neden bu kalemleri almak zorundayım?""Pete, I could use any ordinary open-source crayon, why do I have to buy theirs?"
Rodamin B bir boya ve kimyasal bileşik.Rhodamine B /ˈroʊdəmiːn/ is a chemical compound and a dye.
Azure Bir boya bağlı olmadığında mavidir, ancak herapine bağlandığında mor renk gösterir.Azure A dye is blue when it is unbound, but when it is bound to herapin, it shows a purple color.
Örnek bir boya sonlandırıcının başlangıcının görünümü okundu.View of the start of an example dye-terminator read
Wright boyası, kan hücresi tiplerinin ayırt edilebilmesini kolaylaştıran hematolojik bir boyadır.Wright's stain is a hematologic stain that facilitates the differentiation of blood cell types.
Tunç Çağı'na ait bir boyama grubu bir tür güneş takvimi olarak yorumlanmıştır.One grouping from the Bronze Age has been interpreted as a solar calendar.
Benzoflavin krisanilin'in bir izomeridir, ve o da bir boya malzemesidir.La benzoflavine est un isomère de la chrysaniline, et est aussi un colorant.
Bayat ismi ise OGUZ TÜRKLERİ'NE bağlı bir boy olan Bayat boyundan adını almaktadır.Son bruyant « cou-cou » lui vaut le nom d’oiseau coucou aux îles Vierges.
Ne bir ulusa ne de bir boya (kabileye) sahip değildir.Sin descendencia o con descendencia extincta.
Bunlar kendilerini Karslı ismiyle ayrı bir boy olarak da tanımlamaktadırlar.ويطلق الناقص أيضًا على اسم ذي حرفين كمن وما، وكم في القاموس: كم اسم ناقص مبني على السكون.
Neredeyse her rengi bulunan bir boyadır.Mas, pode ter praticamente qualquer cor.
Ayrıca bir boyacıydı.Ele também foi um pugilista.
Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Aos 11 anos começou a trabalhar numa fábrica.
Otomobil Jeep ve Bugatti gibi birçok otomobil üreticisi bir boya seçeneği olarak kobalt mavisine sahiptir.Somente alguns fabricantes de automóveis, incluindo Porsche e Subaru, atualmente produzem motores boxer.
Ayrıca bir boyacıydı.Był również bokserem.
Gördüğü bir şeyleri çizmek için yanında her zaman küçük bir boya seti bulundururdu.Med sig hade han alltid en liten målarlåda, för att kunna måla var han än var.
Zaman zaman, ressam bütün bir boya tabakasını bile temizleyip yeniden başlayabilir.Uneori, pictorul elimină un întreg strat de culoare și aplică unul nou.
Bu da hızlı ve geçici bir boya etkisi yaratır.Ele reprezintă deci o memorie internă temporară foarte rapidă.
Neredeyse her rengi bulunan bir boyadır.Majdnem minden szín árnyalatban létezik.
Rodamin B bir boya ve kimyasal bileşik.A rodamin B szerves vegyület, fluoreszcens festék.
Bir boyacı olan Hans, sigaradan hoşlanmaktadır.I nr. 16 ligger frisøren SuKa.
Rodamin B bir boya ve kimyasal bileşik.Rhodamin B là một hợp chất hóa học và thuốc nhuộm.
Zamanla Fujiwara bir boy adı olarak tanındı.Theo thời gian, Fujiwara được biết đến như là một tên gia tộc.
Neredeyse her rengi bulunan bir boyadır.しきし 種々の色がついた料紙。
Bir boyacı olan Hans, sigaradan hoşlanmaktadır.喫煙者でパイプ煙草を愛用している。
Demir fosfat kaplamalar genellikle bir boyama veya toz kaplama işleminin bir parçası olarak uygulanır.涂磷酸铁一般作为喷漆或喷粉涂装过程的一部分。
Bir boy ismi değildir.少以奇童名。
Güçlü bir boy olan Basmıllar, tarihe izlerini fazla bırakamamışlardır.חרש שוטה וקטן אין להם חזקה בחפץ הנמצא אצלם.
Zaman zaman, ressam bütün bir boya tabakasını bile temizleyip yeniden başlayabilir.Художникът също така дори може да премахне цял слой боя и да започне наново.
Zamanla Fujiwara bir boy adı olarak tanındı.Vremenom je Fujiwara postalo poznato kao ime klana.
Bir boy, benzer aksana sahip sürülerden oluşur.Klan sa skladá zo stád, ktoré majú podobný dialekt.
Zaman zaman, ressam bütün bir boya tabakasını bile temizleyip yeniden başlayabilir.Včasih lahko slikar celo odstrani celo plast barve in začne znova.
Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Būdama 9 metų dirbo teptukų gamykloje.
Bu da sıradan bir boya fırçası ama bunları ben birleştirdim. (Bipleme)A to zwykły pędzel, który z nim połączyłem.
Bu da sıradan bir boya fırçası ama bunları ben birleştirdim.그리고 이건 보통 붓이예요. 이 두 가지를 붙여서 만들었어요.
Bu da sıradan bir boya fırçası ama bunları ben birleştirdim.וזו מברשת צבע רגילה וחיברתי את שניהם ביחד.
Bu da sıradan bir boya fırçası ama bunları ben birleştirdim.و هذه فرشاة تلوين عادية و التي قمت بضغطها مع بعضها ب.
Bu da sıradan bir boya fırçası ama bunları ben birleştirdim.一緒に こすってみます (ピー) ケチャップと
Bunlardan ilki bir en ve bir boy uzunluğunu toplamak,bunun sonucu çevre uzunluğunun yarısına eşit olacaktır.Egyik módja ennek, hogy összeadjuk a szélességet és a hosszúságot egyszer, ez fogja kitenni a kerület felét.
Bunlardan ilki bir en ve bir boy uzunluğunu toplamak,bunun sonucu çevre uzunluğunun yarısına eşit olacaktır.길이에 폭을 더해 둘레의 반을 구하는건데요
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod