bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Müsait olan tek oda bir çift kişilik.The only room available is a double.
Homurdanmayı bırak.Stop grumbling.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Onun herhangi bir sorunu mu var?Is anything the matter with him?
Acemi bir muhabir olarak görevini iyi yapıyorsun.You are doing well for a cub reporter.
Eylül ayı itibarıyla tam bir yıldır onu tanıyoruz.By September I will have known her for a whole year.
Ginza'da yürüken bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend while walking in Ginza.
Bir banka arıyorum. Buraya yakın bir tane var mı?I'm looking for a bank. Is there one near here?
Bir banka bize faizle ödünç para verir.A bank lends us money at interest.
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.The bank loaned the company $1 million.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Lütfen parayı bir bankaya yatır.Please deposit the money in a bank.
Bankaya para yatırdığında, onu biriktirirsin.When you put money in the bank, you deposit it.
Bir banka ve okul arasında dükkanı bulacaksın.You'll find the shop between a bank and a school.
O bir banka için çalışıyor.He works for a bank.
Bankadan biraz nakit çekmeliyim.I have to withdraw some cash from the bank.
Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.A banking scandal is sweeping across Capitol Hill.
Bankadan biraz para çekmeliyim.I have to take some money out of the bank.
Cuma gecesi lisede bir dans olacak.There will be a dance Friday night at the high school.
Biz cuma günü bir yemek için dışarı çıkıyoruz.We're going out for a meal on Friday.
Cuma günü bir dans partisi düzenlenecek.A dance will be held on Friday.
Cuma günü iki kişilik mevcut bir masanız var mı?Is there a table available for two on Friday?
Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.A fiscal tightening policy is being enacted.
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Kanazawa sakin bir şehirdir.Kanazawa is a quiet city.
Para bir başarı ölçütü değildir.Money is not a criterion of success.
O zengin ve bir dilenci gibi yaşıyor.He is rich yet he lives like a beggar.
Altın bir para var.There is a gold coin.
Birçok adam altın aramak üzere batıya gitti.Many men went west in search of gold.
Eğer sende varsa bana biraz ödünç para ver.Lend me some money, if you have any.
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.We must cut our expenses to save money.
Para birçok şeyi mahveder.Money ruins many.
Para iyi bir hizmetkar, ancak kötü bir ustadır.Money is a good servant, but a bad master.
Benim biraz param var.I have a little money.
Parayı güvenli bir alanda tut.Keep the money in a safe place.
Parayı güvenli bir yerde saklayın.Keep the money in a safe place.
Yanımda biraz param var.I have some money with me.
Bir tane külçe altın çalmıştık.We had a bar of gold stolen.
Para ve ben birbirimize yabancıyız, yani, ben fakirim.Money and I are strangers; in other words, I am poor.
Az para, birkaç arkadaş.Little money, few friends.
Paranın bir kısmı çalındı.Some of the money was stolen.
Kimya bilimi son zamanlarda dikkate değer bir gelişim gösterdi.Chemistry has made notable progress in recent years.
Post modern tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern sonrası tesislerin eksikliği birçok nakliyatçılar için sıkıntıya neden oldu.The lack of modern post facilities caused trouble for many shippers.
Modern tıbbın ilerlemesi uzun bir süreçti.The advancement of modern medicine was a long process.
Bu çevredeki bir restoranda devamlı müşteriyim. Bugün orada öğle yemeği yiyelim.I'm a regular at a restaurant in this neighborhood. Let's have lunch there today.
Evimin yakınında bir yangın çıktı.A fire broke out near my house.
Dün semtte bir yangın başladı.A fire broke out in the neighborhood yesterday.
Mahallede bir başka kolera vakası var.There has been another case of cholera in the neighborhood.
Birçok genç Japon bu günlerde yurt dışına seyahat ediyor.Many young Japanese travel overseas these days.
Günümüzde birçok ayakkabı plastikten yapılmaktadır.Many shoes nowadays are made of plastics.
Bu günlerde ne tür bir spora gidiyorsun?What kinds of sports do you go in for these days?
Yakında bir alışveriş alanı vardır.There is a shopping area nearby.
Yakınlarda bir çiçek mağazası var.There is a flower shop near by.
Yakınlarda bir çiçekçi dükkanı var.There is a flower shop near by.
Buraya yakın bir McDonald var mıdır?Is there a McDonald's near here?
Buranın yakınında iyi bir Tayland restoranı var.There's a nice Thai restaurant near here.
Yakında bir yangın patlak verdi.A fire broke out nearby.