bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Limon ekşi bir meyvedir.The lemon is a sour fruit.
Limonlu bir çay , lütfen.A tea with lemon, please.
Birçok restoranlar ve barlar Itsutsugi caddesindedir.Many restaurants and pubs are on Itsutsugi Street.
Restoranda birkaç müşteri var.There are several customers in the restaurant.
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Fişimi kaybettim. Hâlâ bir geri ödeme alabilir miyim?I lost my receipt. Can I still get a refund?
Yağmurluğumdan bir düğme düştü.A button has come off my raincoat.
Reagan 1981 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin başkanı oldu.Reagan became President of the United States in 1981.
Ruriko bir lise öğrencisidir.Ruriko is a high school student.
Luciano'nun arkasında topluluk olabilir fakat o hâlâ acemi bir çaylak.Luciano might have the crowd behind him, but he's still wet behind the ears.
Lucy Amerikalı bir öğrencidir.Lucy is a student from America.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Lucy oldukça küçük bir kız.Lucy is a pretty little girl.
Lindbergh'in tek başına sürekli transatlantik uçuşu kayda değer bir başarıydı.Lindbergh's solo nonstop transatlantic flight was a remarkable accomplishment.
Linda eline geçen parayı hemen harcayan bir tip.Money burns a hole in Linda's pocket.
Ben bir elma yiyorum.I am eating an apple.
Bir elma daha ister misin?Would you like another apple?
Her biri beş dolara elmalar satarlar.They sell apples at five dollars each.
Elma ağacının güzel bir çiçeği var.The apple tree has a beautiful blossom.
Elma ile kitap arasında bir kalem var.There is a pen between the apple and the book.
Ağaçta birkaç elma var, değil mi?There are a few apples on the tree, aren't there?
Ağaçtan bir elma düştü.An apple fell off the tree.
Elmalardan biri yere düştü.One of the apples fell to the ground.
Yere bir elma düştü.An apple fell to the ground.
Başkan Lincoln kendi kendini yetiştirmiş bir insandı.President Lincoln was what we call a self-made man.
Lincoln köleleri serbest bıraktı.Lincoln set the slaves free.
Lincoln büyük bir devlet adamıydı.Lincoln was a great statesman.
Lincoln harika bir insan.Lincoln is a great person.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, Amerikan tarihindeki en büyük figürlerden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, ülkedeki bütün kölelerin serbest bırakılması emrini verdi.Lincoln ordered that all the slaves in the country should be set free.
Onu bir kurdele ile bağlar mısın?Could you tie it with a ribbon?
Bir servis otobüsü nerede bulabilirim?Where can I find a shuttle bus?
Riviera'ya bir gezi seni iyi yapmalı.A trip to the Riviera should do you good.
İyi bir öğretmen, öğrencileri için sabırlı olmalı.A good teacher must be patient with his pupils.
Bir sincap dalların arasında saklandı.A squirrel hid among the branches.
Rika, partide şarkı söyleyerek iyi bir zaman geçirdi.Rika had a good time singing at the party.
Bayan Lee büyük bir konuşmacı.Mrs. Lee is a great talker.
Daha makul bir öneri Emmet'in teorisi ile ilgili Leech'in sunduğudur.A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory.
Lamba bir ağacın dalından askıya alındı .The lamp was suspended from the branch of a tree.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Birkaç öğrenci Latince okuyabilir.Few students can read Latin.
Kalabalık saatteki bir trafik sıkışıklığı benim varışımı iki saat geciktirdi.A rush-hour traffic jam delayed my arrival by two hours.
Radyoyu açmamın bir sakıncası var mı?Do you mind my turning on the radio?
Radyo büyük bir buluş.Radio is a great invention.
Radyonun sesini biraz aç.Turn the radio up a little.
Radyonun sesi çok yüksek. Biraz kısabilir misiniz?The radio is too loud. Can't you turn it down a little?
Radyoya göre, bir fırtınanın eli kulağında.According to the radio, a storm is imminent in the North.
Radyo biraz gürültülü.The radio is a bit loud.
Ragbi bir açık hava oyunudur.Rugby is an outdoor game.
Rugby yağmurdan dolayı hiç iptal edilmeyen bir spordur.Rugby is a sport which is never called off by rain.
Rugby maçından sonra bütün vücudum büyük bir çürüktü.My whole body was one big bruise after the rugby game.
Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?How many people do you need for a rugby game?
Deveyle yolculuğumuz harika bir deneyimdi.Our journey by camel was quite an experience.
Develerden oluşan uzun bir kervan batıya doğru ilerliyordu.A long train of camels was moving to the west.
Eğer bir deveye yaklaşırsanız, ısırılmayı göze alırsınız.If you go near a camel, you risk being bitten.
Biz leylakları görmek için birkaç hafta beklemeliyiz.We must wait for a few weeks to see the lilacs.
Wright kardeşler, bir motor ile çalışan bir uçağı uçurmayı başardılar.The Wright brothers succeeded in flying an airplane driven by an engine.
Hiç hafif biran var mı?Do you have any light beer?