bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İstasyona kadar uzun bir yol var.It's a long way to the station.
Onunla birlikte istasyona kadar gittim.I rode with her as far as the station.
Sizi istasyonda karşılayacak bir araç ayarladık.We arranged that a car meet you at the station.
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
İstasyona giderken bir sağanağa yakalandım.I was caught in a shower on my way to the station.
İstasyon az bir mesafede.The station is a little way off.
İstasyon buradan bir on dakikalık mesafede.The station is a ten minute drive from here.
İstasyonun önünde bir postane vardır.There is a post office in front of the station.
İstasyonun önünde bir çeşme vardır.There is a fountain in front of the station.
Bir istasyonun yakınında yaşamak büyük bir kolaylık.It is a great convenience to live near a station.
İstasyonun yakınında bir banka var mı?Is there a bank near the station?
İstasyonun yakınında bir taksi durağı var.There is a taxi stand near the station.
İstasyona vardığımda, arkadaşlarımdan birini aradım.On arriving at the station, I called a friend of mine.
İstasyona vardığında, o bir taksi çağırdı.On his arrival at the station, he called a taxi.
İstasyona giderken eski bir sınıf arkadaşıma rastladım.I ran into an old classmate of mine on my way to the station.
Bizi istasyona götürmesi için bir taksiye ihtiyacımız vardı.We needed a taxi to take us to the station.
İstasyonda bir kutu öğle yemeği satın aldım.I bought a box lunch at the station.
Lütfen beni istasyona bırak.Please drop me off at the station.
Biz istasyonda birbirimizle karşılaştık.We ran into each other at the station.
İstasyonda eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met with an old friend of mine at the station.
Bir Amerikalı istasyonda benimle konuştu.An American spoke to me at the station.
İstasyonda güvenilir bir beyefendiyle karşılaştım.I met a certain gentleman at the station.
Seni arabayla İstasyona bırakacağım.I'll drop you off at the station.
Ben onu bir saat istasyonda bekledim, ama o görünmedi.I waited for him at the station for an hour, but he didn't show up.
Onu istasyonda bir saat bekledim fakat o görünmedi.I waited for him at the station for an hour, but he didn't show up.
Bir salgın hastalık patlak verdi.An epidemic has broken out.
Keskin bir dil sürekli kullanımla keskinleşen tek kenarlı bir araçtır.A sharp tongue is the only edged tool that grows keener with constant use.
Lütfen bir kompozisyon alıştırması yap.Do a composition exercise, please.
İngilizce kompozisyonunda ne büyük bir hata yaptın!What a big mistake you made in your English composition!
Bir İngiliz, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir yabancıdır.An Englishman is an alien in the United States.
Lütfen bir İngiliz beyefendisi gibi davran.Please behave like an English gentleman.
Ben biraz İngilizce konuşabiliyorum.I can speak a little English.
İngilizce öğrenmek zor bir iştir.Learning English is hard work.
İngilizce öğrenmek için Amerika'da yaşamaktan daha iyi bir yol olduğunu sanmıyorum.I don't think that there is any better way to learn English than by living in America.
Bunu İngilizceyi iyi bilen biri yazmış olmalı.Someone who knows English well must have written this.
Eğer İngilizce konuşmuyorsanız iyi bir pozisyon elde etme olasılığınız çok az muhtemeldir.You're much less likely to get a good position if you don't speak English.
İngilizce bir haberleşme aracıdır.English is a means of communication.
İngilizce dünya genelinde birçok ülkede konuşulur.English is spoken in many countries around the world.
İngilizce dünyanın birçok yerinde konuşulur.English is spoken in many parts of the world.
İngilizce, bugünün dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce, günümüz dünyasında çok önemli bir dildir.English is a very important language in today's world.
İngilizce günümüz dünyasındaki 2700 dilden sadece bir tanesidir.English is just one of over 2,700 languages in the world today.
İngilizce uluslararası bir dil oldu.English has become an international language.
İngilizce evrensel bir dildir ve tüm dünyada kullanılmaktadır.English is a universal language and is used all over the world.
İngilizce uluslararası bir dildir.English is an international language.
İngiliz dili bir deniz gibi etrafımızı sarıyor.The English language surrounds us like a sea.
İngilizce biraz evrensel bir dil.English is a kind of universal language.
İngilizce birçok kişi tarafından kullanılmaktadır.English is used by many people.
İngilizce birçok ülkede konuşulur.English is spoken in many countries.
İngilizce birçok ülkede öğretilir.English is taught in most countries.
Birçok İngilizce sözcük, Latince'den türemiştir.A lot of English words are derived from Latin.
Bir İngilizce sözlüğün var mı?Do you have an English dictionary?
İngilizce bir sözlüğün var mı?Do you have an English dictionary?
İngilizce bir gecede öğrenilemez.English cannot be mastered overnight.
İngilizce yazılmış bir kitabınız var mı?Do you have a book written in English?
İngilizce bir mektup yazmak böyle kolay değildi.It was not so simple to write a letter in English.
İngilizce bir aşk mektubu yazmak kolay değildir.To write a love letter in English is not easy.
İngilizce dilinde birçok kelime telaffuz edilmeyen harfleri içerir.In the English language many words contain letters which are not pronounced.
Yüzmeyi öğrenmek bir çocuk oyuncağı.It's a cinch to learn to swim.
Daimi barış, illüzyondan başka bir şey değildir.Permanent peace is nothing but an illusion.