(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır一方、"王は言った。
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Dla mnie najlepszą inspiracją by spróbować to zatrzymać się, i usłyszeć czyjąś opowieść
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.제 생각에는 노력을 위한 동기부여를 받는 가장 좋은 방법은 잠시 멈추고 다른 사람들의 이야기를 듣는 것입니다.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Minulle, paras tapa inspiroitua on pysähtyä ja kuunnella jonkun toisen tarina.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Najlepším spôsobom, ako sa inširovať v tom snažení je zastaviť sa a vypočuť si príbeh niekoho iného.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Nejlepší cesta, jak se mohu inspirovat, je zkusit se zastavit a poslouchat příběhy jiných lidí.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Nekem az adja az inspirációt, ha megállok, és odafigyelek mások történeteire.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Para mim, a melhor maneira de me inspirar e tentar é parar e escutar a história de outra pessoa.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Per me, il modo migliore per essere ispirati a provare è di fermarsi e ascoltare la storia di qualcun'altro.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Untuk saya, cara terbaik yang dapat dicoba untuk terinspirasi adalah berhenti dan dengarkan kisah orang lain.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Zame je najboljši način za navdih, da poskusim, to, da se ustavim in poslušam zgodbo nekoga.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.За мен, най-добрият начин да се вдъхновим да опитаме е да спрем и да се вслушаме в историята на някой друг.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Лично для меня, лучший способ вдохновиться на попытку - это остановиться и прислушаться к чьей-то истории.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.Те, що мене дійсно надихає - це коли я зупиняюся і слухаю чиюсь історію.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.הדרך הטובה ביותר עבורי לקבל השראה לנסות היא לעצור ולהקשיב לסיפור של אדם אחר.
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.بالنسبة لي .. افضل طريقة لكي أُلهم هي ان اتوقف .. وان استمع لقصص الآخرين
Kanımca ilham almak için durup bir başkasının öyküsünü dinlemek gerekiyor.立ち止まって他の誰かの 話を聞くことです このTEDでそれができて感謝しています
Keza aynı şekilde bir başkası:Dat geldt ook als iemand zegt:
Keza aynı şekilde bir başkası:Ehhez hasonlóan, ha valaki azt mondja, Nagy kár lenne, ha történne vele valami..." (Nevetés)
Keza aynı şekilde bir başkası:Et de la même manière, si quelqu'un dit,
Keza aynı şekilde bir başkası:마찬가지로, 누군가 말하길,
Keza aynı şekilde bir başkası:Podobnie:
Keza aynı şekilde bir başkası:(Risos)
Keza aynı şekilde bir başkası:Sarebbe un vero peccato se succedesse qualcosa" (Risate)
Keza aynı şekilde bir başkası:Si de asemenea, daca cineva spune,
Keza aynı şekilde bir başkası:Und genauso, wenn jemand sagt:
Keza aynı şekilde bir başkası:Và trong khi, nếu ai đó nói
Keza aynı şekilde bir başkası:Y de la misma forma, si alguien dice:
Keza aynı şekilde bir başkası:Και κατά τον ίδιο τρόπο, εάν κάποιος πει,
Keza aynı şekilde bir başkası:И обратното, ако някой каже,
Keza aynı şekilde bir başkası:Подібно, якщо хтось каже
Keza aynı şekilde bir başkası:Похожим образом, если кто-то говорит:
Keza aynı şekilde bir başkası:ובאותו אופן, כשמישהו אומר,
Keza aynı şekilde bir başkası:وبالمثل، إذا قال احدهم:
Keza aynı şekilde bir başkası:「いい店じゃないか なにも起こらなきゃいいがね」
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Chi sono loro per mettere delle stelle affianco al cibo di qualcun altro?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Cine sunt ei sa puna stele langa mancarea altcuiva?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Họ là ai mà cho mình cái quyền đặt ra bao nhiêu sao cho thức ăn của người khác chứ?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Jakie oni niby mają prawo, żeby oceniać dania innych za pomocą gwiazdek?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?아니, 지네들이 모라고, 남의 음식에다가 별을 매깁니까?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Qui sont-ils pour mettre des étoiles à côté de la nourriture de quelqu'un ?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Siapa yang meletakkan bintang di samping makanan orang lain?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Vem är dom som sätter en stjärna vid någons mat?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Wer sind die um Sterne für andere Essen zu geben?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Wie zijn zij om sterren naast het eten van iemand anders te zetten?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Ποιός βάζει αστέρια δίπλα στο φαγητό κάποιου;
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Кто они такие, чтобы ставить звезды напротив чьей-то еды?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?من هؤلاء الذين يضعون نجوم بجانب طعام شخص أخر؟
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?けど、星をつける基準がただ"美味い!" っていうだけじゃなくて
Komodinin üzerindeki şeyler bir başkasına aittir.Barang orang lain ada di dalam lemari.
Komodinin üzerindeki şeyler bir başkasına aittir.La mierda de alguien está en el armario.
Komodinin üzerindeki şeyler bir başkasına aittir.La roba di qualcuno è sul comò.
Komodinin üzerindeki şeyler bir başkasına aittir.Les affaires d'une autre personne sont dans la penderie
Komodinin üzerindeki şeyler bir başkasına aittir.Нечии други боклуци са там.
Loren Eiseley demiş ki, "İnsan, bir başkasının gözündeki kendi yansımasını görmedikçe, kendisiyle tanışmamaz."Loren Eiseley povedala, že "Nestretnete samých seba pokým nezachytíte odraz v oku iného človeka."
Mal, hakları vesairenin bir başkasına aktarılması.Ceder es cuando la propiedad o los derechos se transfieren a otro.
Mal, hakları vesairenin bir başkasına aktarılması.Det är när ägorätten överförs till nån annan.
Mal, hakları vesairenin bir başkasına aktarılması.Det er, når ejendomsretten overgår til en anden.
Mal, hakları vesairenin bir başkasına aktarılması.Dzieje się tak wtedy, kiedy przenosi się prawo własności.
Mal, hakları vesairenin bir başkasına aktarılması.È quando una proprietà, un diritto o altro viene trasferito a qualcun altro.