Bir başkasının varlığında, birine bağlı kalma yeteneği.l'abilità di restare connessi al proprio sé in presenza di un altro.
Bir başkasının varlığında, birine bağlı kalma yeteneği.la capacidad de estar conectado al propio yo en presencia de otro.
Bir başkasının varlığında, birine bağlı kalma yeteneği.la capacité de rester connecté avec soi-même en présence de quelqu'un d'autre.
Bir başkasının varlığında, birine bağlı kalma yeteneği.היכולת להישאר מחובר לעצמי בנוכחות הזולת.
Bir başkasının varlığında, birine bağlı kalma yeteneği.القدرة على البقاء على تواصل مع الذات في وجود آخر.
Bir başkasının varlığında, birine bağlı kalma yeteneği.失わない力ともいえます あるイメージを思い浮かべてもらおうと思います
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Andre havde måske givet hende medicin og bedt hende om at slappe af.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Aplausos) O que eu penso resume-se a isto:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Aplauze)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Applaus) Ik denk dat het hierop neerkomt:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Ich denke, es läuft darauf hinaus:
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Inny lekarz mógł przepisać jej leki i kazać się uspokoić.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Joku toinen olisi määrännyt hänelle lääkityksen ja kehottanut rauhoittumaan.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.진정하라고 꾸짖기나 했겠죠. (박수)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Một ai khác đã có thể bắt cô ấy điều trị bệnh và bảo cô ấy nên giữ bình tĩnh.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Någonannan kanske hade givit henne medicin och sagt åt henne att lugna ner sig.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Nekdo drug bi ji morda dal zdravila in ji rekel, naj se pomiri.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Někdo jiný by jí býval předepsal prášky a řekl jí, aby se uklidnila.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Niekto iný by jej možno dal lieky a povedal jej, aby sa utíšila.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Orang lain mungkin akan memberikan dia pengobatan dan menyuruh dia untuk lebih tenang.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Otro quizás la habría medicado y le habría dicho que se calmara.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Quelqu'un d'autre l'aurait sans doute mis sous médicament en lui disant de se calmer.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Un altro le avrebbe somministrato qualche farmaco e detto di calmarsi. Ora, credo - (Applausi)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Valaki más gyógyszereket írt volna fel neki, és azt mondta volna neki, hogy nyugodjon le.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Κάποιος άλλος μπορεί να της έδινε φάρμακα και να της έλεγε να ηρεμήσει.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Аплодисменты)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Някой друг може би щеше да и предпише лекарства и да ѝ каже да се успокои.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.(Оплески) (Оплески)
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.לדעתי... [מחיאות כפיים]
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.لكان وصف لها بعض الأدوية وأمرها بأن تهدأ.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.おとなしくするように言っていたかもしれません さて、私はこんなことを考えています
Bir başkası,São os bombeiros.
Bir başkası şöyle der, 'Bu adamla sohbet ettim, egom paramparça oldu'.Et puis, une personne dit : j'ai eu une conversation avec cet homme, et mon ego a été écrasé.
Bir başkası şöyle der, 'Bu adamla sohbet ettim, egom paramparça oldu'.Один человек говорит: "у меня был разговор с этим мужчиной и мое эго разбилось"
Bir başkası şöyle der, 'Bu adamla sohbet ettim, egom paramparça oldu'.だから君はエゴですらない 何かがエゴに気がついている
Bir başkası şöyle der,Entonces, una persona dice,
Bir başkası şöyle der,Potom, jeden človek povedal,
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››A povedal aj iný: Pojdem za tebou, Pane, ale mi dovoľ prv rozlúčiť sa s tými, ktorí patria k môjmu domu.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››I řekl opět jiný : Půjdu za tebou, Pane, ale prve dopusť mi, ať se rozžehnám s těmi, kteříž jsou v domu mém.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Jesus, porém, lhe respondeu: Ninguém que lança mão do arado e olha para trás é apto para o reino de Deus.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Også en annen sa: Jeg vil følge dig, Herre! men gi mig først lov til å si farvel til dem der hjemme!
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Rzekł też i drugi: Pójdę za tobą, Panie! ale mi pierwej dopuść pożegnać się z tymi, którzy są w domu moim.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altro disse: «Ti seguirò, Signore, ma prima lascia che io mi congedi da quelli di casa»
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altul a zis: ,,Doamne, Te voi urma, dar lasă-mă întîi să mă duc să-mi iau rămas bun dela ai mei.``
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un autre dit: Je te suivrai, Seigneur, mais permets-moi d`aller d`abord prendre congé de ceux de ma maison.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Еще другой сказал: я пойду за Тобою, Господи! но прежде позволь мне проститься с домашними моими.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече ж і другий: Пійду слїдом за Тобою, Господи; перше ж дай менї попрощатись із тими, що в дому моїм.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече и друг: Ще дойда след Тебе, Господи; но първо ми позволи да се сбогувам с домашните си.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››ויאמר עוד איש אחר אלכה אחריך אדני אך הניחה לי בראשונה להפטר מבני ביתי׃
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››وقال آخر ايضا اتبعك يا سيد ولكن ائذن لي اولا ان اودع الذين في بيتي.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭 別 我 家 裡 的 人
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭別 我 家裡 的 人
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Aina kun joudut konfliktiin jonkun kanssa, et tule löytämään yhteisymmärrystä.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Aussi longtemps que vous entrez en conflit avec une autre personne, vous n'arriverez à aucun accord.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Da quando entri in conflitto con un'altra persona, non raggiungi nessun accordo.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Selama Anda masuk dalam konflik dengan orang lain, Anda tidak akan mencapai kesepakatan apapun
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Solange man einer anderen Person in Konflikt gegenübertritt, wird man keine Einigung erreichen.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Tan pronto como entres en conflicto con otra persona, no llegarás a ningún acuerdo.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Докато влизате в противоречие с друг човек, няма да постигнете съгласие.
Bir başkası,Для кого-то другого это —