Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.One is a teacher, another is a doctor, and the other is a journalist.
Bazen bir başkasının duygularına zarar vermemek için yalan söyleriz.Sometimes we lie to keep from hurting someone else's feelings.
Bunu sevmedim. Bana bir başkasını göster.I don't like this. Show me another.
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.If a tree dies, plant another in its place.
Sana yapılmasını istemediğini bir başkasına yapma.Do to others as you would have them do to you.
Bir başarısızlığı bir başkası izledi.One failure followed another.
Her zaman bir başkasının aptalıyız.We're always somebody else's idiot.
Eğer kendinle barışamıyorsan, bir başkasıyla nasıl barışacaksın?If you can't make peace with yourself, how are you going to make peace with anyone else?
Bu belki artık bir başkasının sorunu olmayabilir.This may end up being somebody else's problem.
Bir yerde hoşnutsuz olan nadiren bir başkasında mutlu olur.He that is discontented in one place will seldom be happy in another.
Birinin kaybı bir başkasının kazancıdır.One man's loss is another man's gain.
Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.My native language is a foreign language for someone else.
Hıncını bir başkasından çıkar, olur mu?Vent your anger on someone else, will you?
Kimliği bir başkasıyla karıştırılan bir adam vuruldu.A man was shot in a case of mistaken identity.
Tom şu anda bir başkasıyla evlidir.Tom is married to someone else now.
Bir sevginin ölümü bir başkasına yol açar.The death of one love gives way to another.
Bu resmi satın almak istedim, ama zaten bir başkasına satılmıştı.I wanted to buy that painting, but it had already been sold to somebody else.
Sami, Leyla'yı yatakta bir başkasıyla buldu.Sami found Layla in bed with someone else.
"Daha sonra bölümün sonunda Tyreese ve bir başkası Andrea'yı buluyordu."And then at the end of that, it was just Tyreese and someone else who found her.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.However, she is against it because she already loved someone else.
Bunların içinde tam olarak bir başkası tarafından cevap verilemeyecek sorular da bulunur.There are questions that are not fully answered by any other.
Sonra bir başkasını daha...Then another, and another...
Bush ya da bir başkası fark etmez.Bush doesn't care.
Birileri bir başkasına bu kelimeyle hitâp ederse katso oluverir!If one addresses someone with the word, it becomes katso.
Sözcük oyununu bağışlayın."Ben bir başkasıdır."The song is named "Den andre er meg".
Bu durumda anlamlarda biri öz anlam, diğeri yan anlam, bir başkası mecaz anlamdır.He is known for being merciful in his judgment of others and a warm and considerate companion.
Büyük Oyun birinin bir başkası üzerine hakimiyeti demektir.The Great Game connotes dominance of one over the other.
Eğer biri bir başkasını öldürse, sinirleniriz.If somebody kills somebody we get angry.
Burada, Opto-Isolator bir başkasının göz kırpmasına karşılık olarak göz kırpıyor.In this case, the Opto-Isolator is blinking in response to one's own blinks.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.As long as you enter in conflict with another person, you will not reach any agreement.
Bu favori balıklarımdan bir başkası.This is another one of my favorite fish.
Şimdi bir başkasını deneyelim.Let's try another one.
O şimdi bir başkası olduğunu.He's someone else now.
"Peki, biz bu Feller almak gerekir," dedi bir başkası."Well, we must pick up that feller," said another.
Ve o parça yayınlandı, ve sonra bir başkasını yazdım, o da yayınlandı.And that piece was published, and then I wrote another piece, and that got published.
İşte bir başkası.Here's another one.
O yüzden, bir başkasıyla nasıl dans edebilirim?So how could I dance with another? Wooooooo!
Bu yüzden bir başkasıyla nasıl dans edebilirim?So how could I dance with another?
Neden o bir başkasına teslim etmelidir?Why should she hand it over to anyone else?
Bir başkasinda ise, pek öyle olmaz.In another, not so much.
Bunu kendiniz mi akıl ettiniz, yoksa bir başkasında mı gördünüz?I wonder whether you invented that idea for yourself, or copied it from someone else?
Bir başkasında gördünüz ve kopyaladınız, bu bir mim.If you copied it from someone else, it's a meme.
Bana kullanabileceğim bir şey verecek, ve ben bir başkası ile sözleşme yapacağım.That'll give me something I can use, and I'm going to contract with someone.
Keza aynı şekilde bir başkası:And likewise, if someone says,
Tekrar, bir başkası, "O bir maymun." "O bir domuz," vb.Again, another one, "That's a monkey." "That's a pig," etc.
Çok benzer alımlar, sadece kendinize yönelik amaçlanmış, ya da bir başkasına.So the very same purchase, just targeted toward yourself or targeted toward somebody else.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.And then somebody says, "Wait, I found it.
(Jüri şaşırmış görünüyordu.) "O, bir başkasının taklit sahip olmalıdır Öte yandan, "Kral" dedi.(The jury all looked puzzled.) 'He must have imitated somebody else's hand,' said the King.
Ve bir başkası,And another parent said,
Tek hata, benim bir başkasının yaptığı şeyi algıyamamamda yatıyor. Cazda her "hata" bir fırsattır.The only mistake lies in that I'm not able to perceive what it is that someone else did.
Tamam, Bir başkası.OK. Another person.
Bu tip şeylerden ve belki bir başkasından, kendi başarı tanımımı buldum, o da şudur:From those things, and one other perhaps,
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz"."Oh, we want most favored nations clause,
Ama bunu yapmadan önce -- ve bu benim canımı sıkanlardan bir başkasıdır --But before I do this -- and this is another one of my pet peeves --
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.And another one comes and slaps the aft and knocks it down.
Hiç kimseninki bir başkasına benzemez, tek yumurta ikizleri hariç.No one's is like the other, except for the identical twins.
Bir başkası ona ilaç tedavisi verip ona sakinleşmesini söyleyebilirdi.Somebody else might have put her on medication and told her to calm down. (Applause)
Bir baskasinin cüzdanini neden karistiriyorsun?Why are you looking at someone else's wallet?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Who are they to put stars next to someone else's food?
BENVOLIO Tut, adam, bir başkasının yanan bir yangın çıkışı yanıklar,BENVOLlO Tut, man, one fire burns out another's burning,