Ve istekleri bir araba almaktı.У своєму загалі вони прагнули купити автомобіль.
Ve istekleri bir araba almaktı.והשאיפה שלהם היתה לקנות מכונית.
Ve istekleri bir araba almaktı.وكان طموحهم آنذاك شراء سيارة
Ve istekleri bir araba almaktı.車を購入する事です 1960年 スウェーデン人はみんな
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Az sem szokatlan, hogy a vonatról, a repülőről vagy az autóról beszélnek -- hiszen ingáznak.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Dan Anda akan mendengar jawaban seperti kereta, pesawat, mobil -- untuk komuter.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Depois oiço coisas como o comboio, um avião, um carro — portanto a viagem diária para o trabalho.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Et vous entendrez des choses comme le train, un avion, une voiture -- donc les aller-retours maison-travail.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.In potem slišim odgovore kot vlak, letalo, avto -- prevozna sredstva torej.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Je hoort dingen als de trein, een vliegtuig, een auto -- het pendelen dus.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.그리고 나서 전철, 비행기, 차와 같은 통근 수단이라는 대답을 들을 것입니다.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Mówią także o pociągach, samolotach i samochodach -- czyli pojazdach.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Někdo odpoví, že jede vlakem, letadlem, autem, zkrátka dopravním prostředkem.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Niekto odpovie, že do vlaku, lietadla, auta, čiže pri cestovaní.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Og så hører man ting såsom toget, et fly, en bil -- det er pendlerne.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Rồi chúng ta sẽ có thêm những câu trả lời như là tàu hỏa, máy bay, xe hơi - phương tiện đi lại đến chổ làm.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Sen kan man få höra saker som tåget, på planet, i bilen - de pendlar.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Si mai aud deasemenea lucruri ca in tren, in avion, masina -- deci pe drum.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Und dann hört man Dinge wie im Zug, im Flugzeug, im Auto - also auf dem Weg zur Arbeit.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Vi sentirete dire: "Il treno, l'aereo, l'auto." Il tragitto casa-lavoro.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Y después escucho cosas como en el tren, en el avión o en el auto; de camino al trabajo.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Έπειτα ακούς πράγματα όπως το τρένο, το αεροπλάνο, το αυτοκίνητο - στα μέσα μεταφοράς.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.А ще місця на зразок потяга, літака, машини — засобів пересування.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.Има и отговори като "във влака", "в самолета" или "в колата".
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.ואז תשמעו תשובות כמו ברכבת, במטוס, במכונית -- כלומר בתנועה.
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.ومن ثم سوف تسمع أشياء مثل القطار , طائرة , سيارة -- رحلة عمل
Ve sonra şöyle şeyler duyuyorsunuz, bir uçak, bir araba -- yani evle işe gidiş geliş.飛行機や車 - つまり乗り物 そしてこんな答えも聞きます
Ya da 1963 marka Jaguar. Aslinda adi bir araba, surekli bozuluyor, ama sahipleri ona bayiliyorlar.En realidad es un carro bastante malo que falla todo el tiempo.
Ya da mümkün olan tüm kanıtları isteriz. Bir araba alırken, önce arabayı denersin.Je vais devoir être sur que la glace est solide
Yaklaşık bir yıl önce Lucy talihsiz bir araba kazası yaptı.Hace un año atrás Lucy estuvo en un terrible accidente de auto.
Yaklaşık bir yıl önce Lucy talihsiz bir araba kazası yaptı.לפני כשנה לוסי הייתה מעורבת בתאונת דרכים נוראית
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Così, punto primo, deve essere più conveniente di una macchina.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Donc d'une, cela doit être plus pratique qu'une voiture.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Dus ten eerste moet het praktischer zijn dan een auto.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Em primeiro lugar, tem de ser mais conveniente do que um carro.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Entonces, primero, debe ser más conveniente que un automóvil.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Erstens muss es praktischer als ein konventionelles Auto sein.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.첫번째는 일반 자동차보다 더 편리해야 하고
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Một là, nó phải thuận tiện hơn xe ô-tô.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Så for det første skal det være mere praktisk end en bil.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Tehát egy: kényelmesebbnek kell lennie egy autónál.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı. Ve iki, bugünkü arabalardan daha hesaplı olmalı.Deci, 1) trebuie să fie mai convenabilă decât o mașină și 2) trebuie să fie mai ieftină decât o mașină.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı. Ve iki, bugünkü arabalardan daha hesaplı olmalı.Musi być wygodniejsze, niż samochód, oraz tańsze niż dzisiejsze samochody.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı. Ve iki, bugünkü arabalardan daha hesaplı olmalı.Більш того, електричне авто, по-перше, повинно бути зручнішим за звичайне і, по-друге, доступнішим за ціною.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı. Ve iki, bugünkü arabalardan daha hesaplı olmalı.Така, първо, трябва да е по-удобен от кола и второ, трябва да е по-достъпен от днешните коли.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.Άρα, πρώτον, πρέπει να είναι πιο εύχρηστο από ένα αυτοκίνητο.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.То есть, во-первых, это должно быть удобнее обычной машины.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.דבר ראשון, היא חייבת להיות נוחה יותר ממכוניות.
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.لذا أولاً، لابد أن تكون ملائمة ومريحة من كل النواحى لتكون أكثر من مجرد سيارة .
Yani, bir, arabadan daha elverişli olmalı.そして二点目は、今の車よりも更に手頃な値段でなければならない事です
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Dies ist eine wirklich komplizierte Struktur, die einen Weg beschreibt, wieso ein Auto nicht startet.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Donc c'est une structure compliquée qui décrit vraiment une façon de comprendre comment une voiture démarre.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Je to teda komplikovaný systém, ktorý popisuje jeden zo spôsobov, prečo auto neštartuje.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Mamy więc skomplikowaną strukturę w pewien sposób opisującą problem awarii samochodu.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Quindi questa è una struttura complessa che descrive un modo per capire perché una macchina non si avvia.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Så dette er en kompliceret struktur, der beskriver en måde at forstå hvorfor bilen ikke starter.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.Takže toto je složitá struktura, která popisuje jeden ze způsobů jak zjistit proč auto nestartuje.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.לכן זהו מבנה מורכב שמתאר דרך אחת לכך שהרכב לא יניע.
Yani bu bir arabanın neden çalışmadığını bir yönüyle açıklayan karmaşık bir yapıdır.複雑な構成図です 車は複雑なシステムです
Yani, bu güzel ancak pahalı bir araba.C'est une voiture superbe mais chère.