Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.나중에 윌리엄은 오펠 자동차공장에 일을 잡게 되는데, 거기서 그는 자동차 세일즈맨으로 일하게 된다.
Babası bir araba bayiliğinin sahibiydi.그의 부친은 낙타 몰이꾼이자 상인이었다.
Örneğin; Kim'e bir araba yaparlar.מלמד את טום לפרוץ למכוניות.
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.אחיה אריק הוא אחד הבעלים של מוסך ליד פורטלנד.
İlk eşi Marja Leena Niinistö 1995 yılında bir araba kazasında öldü.אשתו, מריה-לנה, נהרגה בתאונת דרכים בשנת 1995.
Rami Hamdallah'ın 11 yaşındaki ikizleri ve 9 yaşındaki üç çocuğu, bir araba kazasında ölmüştür.בשנת 2000 נהרגו שלושת ילדיו של חמדאללה, תאומים בני 11 וילד בן 9, בתאונת דרכים.
Ağabeyi Frank 16 yaşında bir araba kazasında hayatını kaybetmiştir.אח נוסף, ג'יימס, נהרג בתאונת דרכים בגיל 16.
Dale (balıkçı şapkası takar) bir araba satıcısı olarak çalışmıştır.אביו של א-שחרי עבד כסוחר בכלי רכב.
Lada (Rusça: Лада), Sovyet, Rus AvtoVAZ firmasının ürettiği bir araba markasıdır.לאדה (Lada, ברוסית: Ла́да) הוא מותג רכב המיוצר במפעלי אווטוואז ברוסיה.
O, bir araba tarafından öldürülmedi mi?הוא לא נהרג על ידי מכונית?
Yeni bir araba alıyorum.אני קונה רכב חדש.
Yeni bir araba alıyorum.אני קונה מכונית חדשה.
Yeni bir araba alıyorum.אני קונה אוטו חדש.
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.По-късно Уилям работи в автомобилна фабрика на Opel, а по-късно като продавач на автомобили.
Çok güzel bir araba!Изключително красиво място.
Aracın ismi esprili bir şekilde bunun 4x4 bir araba olduğunu ima eder.Препоръчително е колата да бъде 4 x 4.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Връщайки се у дома, върху колата му пада един труп.
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.Когато е била на 12 години, баща ѝ е загинал в автомобилна катастрофа.
Lada (Rusça: Лада), Sovyet, Rus AvtoVAZ firmasının ürettiği bir araba markasıdır.LADA (Лада) е марка руски автомобили, произвеждани в АвтоВАЗ.
Bloodhound SSC de bu tarz bir arabadır.JSC GASCOM Тази статия за изкуствен спътник все още е мъниче.
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.U dobi od 42 godine je poginuo u prometnoj nesreći.
Ancak aynı yıl Motta di Livenza'da bir araba kazası sonucu öldü.Iste je godine Werner Bischof poginuo u prometnoj nesreći u Andama.
Gölde yüzen bir çocuk, dibe batmış bir arabada Tolliver'ın cesedini bulmuştur.Dječak koji je plivao u jezeru pronašao je auto s čovjekom unutra.
İlk eşi Marja Leena Niinistö 1995 yılında bir araba kazasında öldü.Roku 1974 si vzal za ženu Marju-Leena ãlánku, ktorá neskôr v roku 1995 zomrela pri autonehode.
Ancak ölümüne bir araba kazası neden oldu.Bohužiaľ, aj s ním sa jej prihodila dopravná nehoda.
Bloodhound SSC de bu tarz bir arabadır.Bloodhound SSC je nadzvočni avtomobil trenutno v razvoju.
İlk karısı 13 Haziran 1935'te bir araba kazasında ölmüştür.Žena mu je umrla 13. julija 1935 v prometni nesreči v bližini Linza.
Daha sonra Kimberly arabayı sürerken onlarca kişinin öleceği bir araba kazası hayali görür.Na poti tja Kimberly doživi vizijo, v kateri vidi verižno avtomobilsko trčenje, v katerem umrejo vsi vpleteni.
Eğer yarışmacı keçili kapıyı seçmişse (başlangıçtaki şansı 2/3) geri kalan kapıda bir araba olacaktır.Tisti izmed vhodov, ki je izbran z adreso se prenese na izhod (na sliki je izbiralnik 2/1).
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.Ko mu je bilo 19 let, je njegov oče umrl v prometni nesreči.
Çok güzel bir araba!Nuostabioji mašina.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Tai buvo pirmas kartas, kai eismo įvykyje su autonominiu automobiliu nukentėjo žmonės.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Kai jis važiuoja namo taksi, patenka į autokatastrofą.
Örneğin; Kim'e bir araba yaparlar.Pvz.: Tomas vaikšto.
Keşke bir arabam olsa.O, kad turėčiau mašiną.
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.Ta oli 4-aastane, kui ta isa tööõnnetuses hukkus.
Para mal ve hizmetleri taşıyan bir araba gibidir.Takso on sõidu- või veoteenuseid osutav auto.
Gawłowski, 2000 yılında 50 yaşındayken bir araba kazasında hayatını kaybetmiştir..Pāvels Kovaļovs hukkus autoõnnetuses, olles vaid 24-aastane.
Ama Ali ona balık bişirip-satacağı bir araba almıştır.Anna müüb auto, mille oli omale ostnud, Tõnnile.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.19 évesen egy nagyon komoly autóbalesetet szenvedtem.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.제가 19살 때, 아주 심한 자동차 사고를 당했어요.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.19-vuotiaana olin pahassa kolarissa.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.A 19 anni sono stata coinvolta in un brutto incidente d'auto.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Als ich 19 war hatte ich einen sehr schweren Autounfall.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Când aveam 19 ani, am fost implicată într-un accident grav.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Cuando tenía 19 años, tuve un accidente de auto muy grave.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Da jeg var 19, var jeg involveret i en virkelig voldsom bilulykke.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Když mi bylo 19, přežila jsem ošklivou autonehodu.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Keď som mala 19, prežila som veľmi ťažkú autonehodu.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Ketika saya berusia 19, saya mengalami kecelakaan yang sangat parah.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Khi tôi 19 tuổi, tôi bị tai nạn xe hơi khá nghiêm trọng.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Ko sem imela 19 let, sem doživela hudo prometno nesrečo.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Quand j'avais 19 ans, j'ai eu un accident de voiture vraiment grave.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Quando eu tinha 19 anos, sofri um acidente de automóvel muito grave.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Toen ik 19 was, kreeg ik een zwaar auto-ongeluk.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.W wieku 19 lat miałam bardzo poważny wypadek.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Όταν ήμουν 19, είχα ένα πολύ σοβαρό αυτοκινητιστικό ατύχημα.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Когато бях на 19 години, преживях тежка пътна злополука.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Когда мне было 19 лет, я попала в очень страшную аварию.
19 yaşındayken gerçekten kötü bir araba kazası geçirdim.Коли мені було 19 років, я потрапила в страшну автомобільну аварію.