Hanelerin yüzde 74'ünde bir araba bulunmaktadır.74% dintre familii dețineau un autovehicul.
O kırmızı bir arabada karar kıldı.El s-a decis pentru o mașină roșie.
Ben ona yeni bir araba satın aldım.Eu i-am cumparat o maşină nouă.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.Amikor Katy meghallotta a harmadik sort, így szólt: „Veszünk neked egy autót!”
İlk karısı 13 Haziran 1935'te bir araba kazasında ölmüştür.Első férje 1945. július 23-án autóbalesetben hunyt el.
Çok güzel bir araba!Nagyon szép a parkja.
Henüz daha genç bir adamken bile ünlü bir araba yarışçısıydı.Már nagyobb gyermekként is ügyes kereskedő volt.
Bir araba kazası sonrasında 1978 yılında öldü.1978-ban autóbalesetben hunyt el.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Miközben a nő hazafelé tart egy férfi elsodorja őt az autójával.
Animede Eichi bir araba kazasında ölmüştür.Bátyja, Aquiles egy lovas balesetben halt meg.
Bir araba alacağım.Autót fogok venni.
Animede Eichi bir araba kazasında ölmüştür.Gunpei Yokoi kuolee auto-onnettomuudessa.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Näin vaunuilla oli ensimmäisen kerran mahdollista onnistua taistelussa.
14 Şubat'ta Severn View adlı bir araba servisi dükkânında arabasını bıraktı.Edwardsin auto löydettiin hylättynä 14. helmikuuta Severn Viewin huoltoasemalta läheltä Severn Bridge -siltaa.
Dale (balıkçı şapkası takar) bir araba satıcısı olarak çalışmıştır.Näihin aikoihin toimi suolatori (Hallmarkt) suolan kauppapaikkana.
Bir araba ödünç aldılar ve 1955'te Los Angeles'a taşındılar.Perhe muutti länsirannikolle ja asettui Los Angelesiin vuonna 1949.
Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.Minulla ei ole varaa ostaa käytettyä autoa.
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Tom valmistaa varaosia autotehtaassa.
Onun bir araba alması için yeterli parası yok.Hänellä ei ole varaa ostaa autoa.
Wartburg, Doğu Almanya'da üretilmiş olan bir araba markasıdır.Το Wartburg ήταν μάρκα αυτοκινήτου που κατασκευαζόταν στην πρώην Ανατολική Γερμανία.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Την μεταφέρει πίσω στο σπίτι με το αυτοκίνητό του.
Hanelerin yüzde 74'ünde bir araba bulunmaktadır.74 % af alle husstande havde mindst én bil.
Bir araba ödünç aldılar ve 1955'te Los Angeles'a taşındılar.Han forlod hæren og flyttet til Los Angeles, Californien i 1958.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.På vej hjem fra skole bliver de kørt ned af en bil.
Cesedi bir araba ile Rusya'ya yollandı.Han blev fundet i sin bil i Skopje.
Örneğin; Kim'e bir araba yaparlar.Michelle kører bedre bil dig, mand!.
Wartburg, Doğu Almanya'da üretilmiş olan bir araba markasıdır.Wartburg var et bilmerke fra Øst-Tyskland.
Delgado bölüm yayınlandıktan kısa bir süre sonra Türkiye'de geçirdiği bir araba kazasında ölmüştür.Før denne historien ble skrevet ble Delgado drept i en bilulykke i Tyrkia.
Vanita'yı oradaki bir arabaın kendisini kovaladığını sanır.Lena oppdager at en bil følger etter henne.
Eşi Margelit Mayıs 1962'de bir araba kazasında öldü.McLaglens kone døde etter en rideulykke i 1942.
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.Mindre enn ett år tidligere hadde deres sønn omkommet i en flyulykke.
Watkins Glen Uluslararası Pisti (takma adıyla The Glen), bir araba yarış pisti.Watkins Glen International (også kalt The Glen) er en racerbane ved Watkins Glen i delstaten New York, USA.
Çekimler, Gebze Sanayi Bölgesi'nde bir araba fabrikasında yapılmıştır.De utførte tvangsarbeid i en fabrikk for bildeler.
Hanelerin yüzde 74'ünde bir araba bulunmaktadır.74% rumah tangga memiliki mobil.
Dale (balıkçı şapkası takar) bir araba satıcısı olarak çalışmıştır.Don Wilson sebelumnya bekerja sebagai penjual mobil bekas.
Para mal ve hizmetleri taşıyan bir araba gibidir.Dalihnya sebagai uang kebersihan dan jasa pemandu.
Aracın ismi esprili bir şekilde bunun 4x4 bir araba olduğunu ima eder.Mobil ini terkenal dengan kemampuan 4x4 nya yang handal.
Animede Eichi bir araba kazasında ölmüştür.Rani dan Iqbal meninggal dalam kecelakaan mobil.
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.Anh trai của cô Erick, là đồng sở hữu của một cửa hàng sửa xe gần Portland.
Vick'in bir araba kazasında ölmesinden sonra, Kane'in (sürücü) onun cesedine tecavüz ettiğini söyledi.Ông còn tuyên bố rằng Vick đã bị giết chết trong một tai nạn xe hơi, Kane đã quan hệ tình dục với cô ấy.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Tối hôm đó, Rick và Michonne đang nói chuyện trong khi Carl nghỉ trong xe.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.Lần đầu do ông đã đánh lại một tên lính coi tù để giải thoát cho chính trị vượt ngục.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Chổi thủ có thể cưỡi bất kỳ loại chổi nào tuỳ vào khả năng tài chính.
Babası bir araba bayiliğinin sahibiydi.Cha của ông làm việc tại một đại lý xe hơi.
Çok güzel bir araba!これは非常に良い車です。
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.その後、ウィリアムはオペル社の車輌工場や車のセールスマンとして働いた。
İlk eşi Marja Leena Niinistö 1995 yılında bir araba kazasında öldü.2男をもうけたが、マーヤ・リーナは1995年に自動車事故のため急逝した。
13 yaşındayken, bir araba kazasında kalçasından sakatlanmıştır.17歳の時に、飲酒運転の車に轢かれたことがある。
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.手配範囲が狭く車やバイクで簡単に逃げ切ることが可能。
O, yeni bir araba istiyor.彼は新しい車を欲しがっている。
Bob da bir araba sürebilir.ボブも車を運転できる。
Biz, gelecek hafta yeni bir araba alacağız.私たちは来週、新車を買います。
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.她的兄弟艾瑞克(Erick)是波特蘭附近一家汽車改裝店的共同所有人。
İlk eşi Marja Leena Niinistö 1995 yılında bir araba kazasında öldü.玛尔娅-莱娜于1995年1月一场车祸中去世。
Bir araba ve otobüs kaza yapar.巴士和計程車均有行駛。
Geçmişte neden olduğu bir araba kazasında suçu başkasının üstüne atılmıştır.過去外出時在公路中撞车身亡。
30 Haziran 2010'da bir araba bombası patlatıldı ve bir militan havalimanına saldırdı.2013年6月10日,一群塔利班武裝襲擊機場,被阿富汗軍隊擊斃。
Daha sonra futbolu bırakan Deyna, 1989 yılında 41 yaşındayken bir araba kazasında hayatını kaybetmiştir.她曾於20年前一次車禍中失去右腳。
Besteci, 1903'te bir araba kazasında yaralanmış ve topal kalmıştır.实际上,奈特是于1903年从他的马车上坠落致死。
Yolda, gününü değiştirecek olan bir araba kazası yapar.후년에 개조로 방향 전환한 차량도 있다.