Ziri eski bir araba kullanıyordu.Ziri was driving an old car.
Tom ailesini ölümcül bir araba kazasında kaybetti.Tom lost his parents in a fatal car crash.
Bir araba ödünç aldılar ve 1955'te Los Angeles'a taşındılar.They borrowed a car and moved to Los Angeles in 1955.
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.Her brother Erick is co-owner of a vehicle modification shop near Portland.
Endüstriyel sesleri ve günlük yaşamdan sesleri dahil etmeyi seviyorum, mesela bir araba alarmı."I like industrial sounds and incorporating everyday life's sounds like a car alarm."
5 Haziran 1960'ta bir araba kazasında bacaklarından ciddi bir şekilde yaralandı.On June 5, 1960, his legs were seriously injured in a car accident.
İlk karısı 13 Haziran 1935'te bir araba kazasında ölmüştür.His first wife had perished in a car accident on 13 June 1935.
Clay Regazzoni 15 Aralık 2006'da bir araba kazasında öldü.Regazzoni died in a car accident in Italy on 15 December 2006.
Çok güzel bir araba!What a great car.
30 Haziran 2010'da bir araba bombası patlatıldı ve bir militan havalimanına saldırdı.On 30 June 2010, a car bomb was set off and militants stormed the airport.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.This is the first time that a domestic actor personally drove a tank into and crushed a car.
Kathy üzgün bir şekilde evine yürürken gece karanlığında bir araba onu takip etmektedir.Distraught, she follows him in his own car one night.
Wartburg, Doğu Almanya'da üretilmiş olan bir araba markasıdır.Kenton was a German brand of cigarettes, manufactured in East Germany.
Dale (balıkçı şapkası takar) bir araba satıcısı olarak çalışmıştır.Outside of politics, Murphy worked as an automobile salesman.
Cesedi bir araba ile Rusya'ya yollandı.Body to Be Sent North in Private Car.
Ancak ölümüne bir araba kazası neden oldu.However, his death was caused by a car accident.
Saldırıda yaralanan olmazken camlarda ve bir arabada maddi hasar oluştu.Whilst there were no injuries, damage was caused to windows and a car.
Bloodhound SSC de bu tarz bir arabadır.Bloodhound SSC is a British supersonic land vehicle.
Daryl (Norman Reedus) ve Beth (Emily Kinney), yolun kenarında terk edilmiş bir araba bulurlar.Daryl (Norman Reedus) and Beth (Emily Kinney) have regrouped after fleeing the prison.
20 Ağustos 2016 gecesi Padilla bir araba kazasında öldü.On November 11, 2016 Hana died in a car accident.
Watkins Glen Uluslararası Pisti (takma adıyla The Glen), bir araba yarış pisti.Watkins Glen International – A motor race track southwest of Watkins Glen.
13 yaşındayken, bir araba kazasında kalçasından sakatlanmıştır.At the age of thirteen lost his right hand in a shooting accident.
Vanita'yı oradaki bir arabaın kendisini kovaladığını sanır.Veronica finds that her car is vandalized.
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.There is very little space to store heavy luggage or bicycles.
Uçan bir arabada seyahat nasıl olurdu ?How would a trip in a Skycar work?
Külüstür bir araba daha fazla eder.A trashy car costs more than that.
Şöyle diyordu, "Biliyorsunuz ki, bu birçok hatası olan bir araba.It said, "You know, this is a car that has lots of faults.
Aslinda adi bir araba, surekli bozuluyor, ama sahipleri ona bayiliyorlar.It's actually a crummy car, falls apart all the time, but the owners love it.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Temple. See the advantages of a cabman as a confidant.
"Biz bir araba bulmalıyız.""We must have a cab."
"Yeni bir araba nasıl kokar?" Bunu kim cevaplayabilir?"what does a new car smell like?", who knows the answer?
Diyelim ki bir araba.Say it's a car.
Magenta renkli altı olan bir araba.A car with a magenta bottom.
O zaman biz bir araba-kamyon objesiyle ilgili ne biliyoruz?So what do we know about this car truck object?
Ayrıca Henry Ford bir araba üretmeden önce müşterilere... ...araba isteyip istemediklerini sormadı.And we really doubt Henry Ford asked customers do they want a car before one existed.
Bir araba kazası geçirdin.You were in a car accident.
Ne kadar sürersek, far ýţýklarýyla, bir araba dolusu sahip olduklarýmýzlaFurther away it drove us, but together headlights shine, a car full of belongings
Şimdi gidip tipik bir arabadan tüm çekirdekleri alalım.Now let's go and grab all of the nuclei from a typical car.
Bir araba mı?Is it one car? Two?
İşte şu atlı bir araba, ısıtma sistemi yok.That's an open buggy. It doesn't have heating.
Ama ben kimseyi görmedim henüz bir araba yarışı ölmektedir.But I haven't seen anyone die from a car race yet.
Ben bir araba doğmuş olmalıydım.I should've been born a car.
Ama genç biri Bir araba yarış kazası geçirdi.But the younger one was in a car race accident.
Ve çok güzel bir araba kullanıyor.And he drives a very nice car.
Şimdi, bu 20 küsur yaşında Saint Petersburg'lı bir çocuk için güzel bir araba.Now that's a nice car for a 20-something year-old kid in St. Petersburg.
Aslında bir araba kazasına karışmış.He actually had a car accident.
Buraya bir araba çizeyim.Arabanın üstten görünüşü bu.So let me draw a car. So we're looking at the top of a car.
Yani, kansere yakalanma, ya da bir araba kazası geçirme olasılıklarımızı düşük tahmin ederiz.So we underestimate our likelihood of suffering from cancer, being in a car accident.
Bir araba alacaktım ve çok basit olacak diye düşünüyordum. Müşteri bendim.I was buying a car and I thought how simple could that be.
"Baba, o tür bir araba alamazsın."Dad, you can't buy that type of car.
Bir filmde bir araba takibini izlediğimizde, neredeyse bir araba takibi yaşıyor gibiyizdir.When we watch a car chase in a movie, it's almost as if we are subtly having a car chase.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.He came to the hotel and he had someone waiting outside in a car.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.We wanted to a do a car which was a complete leap of faith for BMW.
Sequel tam anlamıyla gerçek bir araba.And Sequel truly is a real car.
Suzuki dedi ki muhtemelen 3 tekerlekli bir aksamlı bir araba yapacak.He said, oh, probably he is going to build a three-wheeler with stepney.
Gerçek bir araba yaptılar.They built a proper car.
Inanılmaz bir araba.And incredible car.
Biz Nano kategorisinde bir araba üreteceğiz"We'll manufacture a car in the Nano Segment."
Ayrıca uzunluğu da normal bir arabadan 8% daha kısa.The length is smaller by eight percent by the way.
Resimde gördüğünüz evimin yakınlarındaki bir ev bir araba ve bir özel şoför.This is a photograph of a house and a driver and a car near my own home.