bir ara ile cümle
bir ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary ücretsiz bir araba kazandı.Mary won a free car.
Biz ücretsiz bir araba kazandık.We won a free car.
Onlar ücretsiz bir araba kazandı.They won a free car.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorum.I am making spare parts in a car factory.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorsunuz, değil mi?You are making spare parts in a car factory, aren't you?
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.He is making spare parts in a car factory.
Mary bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Mary is making spare parts in a car factory.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.We are making spare parts in a car factory.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorlar.They are making spare parts in a car factory.
O, ekonomi sınıfı bir araba istedi.He wanted an economy car.
Mary ekonomi sınıfı bir araba istedi.Mary wanted an economy car.
Biz ekonomik bir araba istedik.We wanted an economy car.
Onlar ekonomik bir araba istediler.They wanted an economy car.
Onlar ekonomi sınıfı bir araba istediler.They wanted an economy car.
Tom'un bir araba satın almak için yeterinden fazla parası var.Tom has more than enough money to buy a car.
Küçük bir araba büyük olandan daha ucuzdur.A small car is cheaper than a big one.
Ben bir araba sürüyorum.I'm driving a car.
O da bir araba kiralayabilirdi.She could also hire a car.
Ayrıca bir araba kiralayabilirsin.You could also hire a car.
Tom bir araba kiralamak istedi.Tom wanted to rent a car.
Tom'un bir araba kiralamak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to rent a car.
Tom havaalanında bir araba kiraladı ve onu Mary'nin evine sürdü.Tom rented a car at the airport and drove it to Mary's house.
Neden bir ara beni görmeye gelmiyorsun?Why don't you come and see me sometime?
Gerçek bir ara verin!Take a real break!
İyi bir araba almam gerektiğini düşünüyorum.I think that I should buy a good car.
Sanırım bir ara çıkmalıyız.I think we should go out sometime.
Noele kadar bir araba almak için yeterli para biriktirmeliydim.I ought to have enough money saved up to buy a car by Christmas.
Tom çalıntı bir arabayı sürerken yakalandı.Tom was caught driving a stolen car.
O, yabancı bir araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy a foreign car.
Tom korkunç bir araba kazasındaydı.Tom was in a terrible car accident.
O bir arabayı izledi.She followed a car.
Geçen yıl yeni bir araba satın aldım.I purchased a new car last year.
Paul Walker bir araba kazasında öldüğü için çok üzgünüm.I'm so sorry that Paul Walker died in a car crash.
Bu ne? Bu bir araba.What is this? This is a car.
Bir araba kullanmak için, bir sürücü belgesi almak zorundasın.To drive a car, you have to get a driver license.
O yeni kırmızı üstü açılabilir bir araba sürüyordu.He was driving a new red convertible.
Tom'un yeni bir araba aldığını biliyor muydun?Did you know that Tom bought a new car?
Tom'un çok parası olsa muhtemelen kendine pahalı bir araba alır.If Tom had a lot of money, he'd probably buy himself an expensive car.
Bu bir araba için gerçekten kırmızının garip bir tonu.That's a really weird shade of red for a car.
Bir ara hepimiz gitmek zorundayız.We all have to go sometime.
Bir ara dışarı çıkmalıyız.We should go out sometime.
Bir arabaya ihtiyacın var.You need a car.
Çok iyi bir ara bulucu değilsin, değil mi?You're not a very good negotiator, are you?
Tom'un yeni bir araba satın almaya gücü yetmez.Tom can't afford to buy a new car.
Tom bir araba satın alamaz.Tom can't buy a car.
Tom kiralık bir araba kullanıyor.Tom is driving a rental car.
Tom, hareket eden bir arabadan atladı.Tom jumped out of a moving car.
Tom yanan bir arabaya bindi ve yandı.Tom got in a burning car and burned.
Keşke bir arabamız olsa.I wish we had a car.
O, kiralık bir araba.It's a rented car.
Sana bir ara bundan bahsedeceğim.I'll tell you about it sometime.
Tom birikimlerini kullanarak bir araba aldı.Tom bought a car using his savings.
Tom geçen yıl Boston'da bir araba kazasında öldürüldü.Tom was killed in a car crash last year in Boston.
Tom bir ara yaptı.Tom has done some time.
Tom Boston'da bir araba kazası geçirdi.Tom had a car accident in Boston.
Gelecek ay bir ara Boston'a dönüyor olacağım.I'll be returning to Boston sometime next month.
Bu bir araba ve şu bir otobüstür.This is a car and that is a bus.
Kırmızı bir arabam var.I have a red car.
Tom bir araba bayiliğine sahiptir.Tom owns a car dealership.
Yeni bir araba aldığın doğru mu?Is it true that you got a new car?