bir ara ile cümle

bir ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Motosiklet bir arabaya çarptı.The motorcycle crashed into a car.
Onlar yeni bir araba satın almayı ertelediler.They delayed buying a new car.
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Tom is making spare parts in a car factory.
Bir arabada kaç tane sıvı kullanılır?How many fluids are used in a car?
Tom ücretsiz bir araba kazandı.Tom won a free car.
Tom bedava bir araba kazandı.Tom won a free car.
Tom bir araba kazasında yaralandı.Tom was injured in a car accident.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Bir araba, bir uçak ve bir bilgisayar hepsi makinedir.A car, an airplane, and a computer are all machines.
Evimin önüne garip bir araba park edildi.A strange car was parked in front of my house.
Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.I cannot afford buying a used car.
Kullanılmış bir araba almam çok zor.I cannot afford buying a used car.
Kullanılmış bir araba satın alamam.I cannot afford buying a used car.
O bir araba sürecek kadar yaşlı.He's old enough to drive a car.
Bu hafta sonu bir araba almak zorundayım.I have to buy a car this weekend.
Gelecek ay yeni bir araba alıyoruz.We're getting a new car next month.
Belki bir ara buluşabiliriz ve öğle yemeği yiyebiliriz.Maybe we could get together sometime and have lunch.
Dün Derry'de bir araba aldım.I bought a car in Derry yesterday.
Bu dün Deri'de satın aldığım bir araba.It's a car that I bought in Derry yesterday.
Bu benim aldığım bir araba.It's a car that I bought.
Bir araba ödünç aldım.I've borrowed a car.
Test sürüşünü geçtikten sonra bir araba aldı.After she had passed her driving test, she bought a car.
Kilisenin önünde bir araba var.There is a car in front of the church.
Ona ona kullanılmış bir araba almamasını tavsiye etti.She advised him not to buy a used car.
Ona bir araba satın aldı.She bought him a car.
Kendisine yeni bir araba satın alması için onu ikna edemedi.She couldn't convince him to buy her a new car.
O, onun tarafından sürülen bir arabada asla bulunmadı.She has never been in a car driven by him.
Sanırım makul bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a decent car.
Sanırım yeni bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a new car.
Sanırım oğluma bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy my son a car.
Almaya gücüm yeter yetmez yeni bir araba almayı planlıyorum.I plan to buy a new car as soon as I can afford one.
Ben yeni bir araba satın almak istiyorum.I want to buy a new car.
Ben güneş enerjisi ile çalışan bir araba istiyorum.I want a car that runs on solar power.
Tom ne tür bir araba sürer?What kind of car does Tom drive?
Tom neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a car.
Tom zengin olmalı. O çok güzel bir araba sürüyor.Tom must be well off. He drives a very nice car.
Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.Tom is going to buy a new car next weekend.
Sanırım Tom ithal bir araba sürer.Tom drives an imported car I think.
Tom siyah bir araba sürer, değil mi?Tom drives a black car, doesn't he?
Tom dün yeni bir araba satın almadı, değil mi?Tom didn't buy a new car yesterday, did he?
Tom henüz bir araba süremiyor.Tom can't drive a car yet.
Tom bir araba süremez bu yüzden her zaman bir bisiklete biner.Tom can't drive a car so he always rides a bicycle.
Tom yeni bir araba aldı.Tom bought a new car.
Tom'un daha küçük bir araba almayı düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom has ever considered buying a smaller car.
Tom'un şimdiye kadar böyle küçük bir araba sürmeyi düşüneceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider driving such a small car.
Mary böylesine küçük bir araba aldığı için Tom şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary bought such a small car.
Profesyonel bir hırsız bir araba kapısını bir levye ile zaman kaybetmeden açabilir.A professional thief can jimmy a car door in no time.
O bir araba alamaz.He isn't able to buy a car.
Tom, bir araba kazasında hayatını kaybetti.Tom was killed in a car accident.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom bana ziyaret için bir ara uğramam gerektiğini söyledi.Tom told me that I should drop by sometime for a visit.
Tom Mary'nin bir araba sürmediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't drive a car.
Tom Mary'nin böyle küçük bir araba satın almak istemeyeceğini düşündü.Tom thought Mary wouldn't want to buy such a small car.
Tom Mary'nin sahip olduğu araba gibi bir arabada asla bulunmadı.Tom has never been in a car like the one Mary owns.
Tom kesinlikle hoş bir araba sürer.Tom certainly drives a nice car.
Polisler park yakınında terkedilmiş bir arabada bir ceset buldu.The police found a dead body in an abandoned car near the park.
Biz hepimiz yeni bir araba ya da yeni bir telefon istiyoruz.We all want a new car or a new phone.
O nasıl bir araba süreceğini öğrenmeyi başardı.She managed to learn how to drive a car.
Tom hafta sonu için bir araba kiraladı.Tom rented a car for the weekend.
Bir arabam olsa iyi olur.It would be good if I had a car.

İlgili Sayfalar