bir ara ile cümle
bir ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinmeyen şarap şişeleri hakkında sıkıcı konuşmalar yapar, 50. yaş gününde üstü açılır spor bir araba aldı.وهو يتحدث دوما احاديث مملة عن قارورات الخمر وفي عيد ميلاده ال50 اشترى سيارة رياضية مكشوفة السقف
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Am fost implicat în programul BioShield al Departamentului Apărării al U.S.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Brałem udział w programie BioShield Departamentu Obrony USA.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Byl jsem zapojen do programu BioShield Ministerstva Obrany USA.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.He estado participando del programa BioShield del Departamento de Defensa de EE.UU.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Ich bin am Bioshield Programm des US-Verteidigungsministeriums beteiligt gewesen.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Ik ben betrokken geweest met het U.S Defense Department BioShield-programma.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Jag har varit involverad i USA:s försvarsdepartements BioShield-program.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.J'ai été impliqué dans le programme Bioshield du Ministère Américain de la Défense.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Jeg har været involveret i USA's forsvars BioShield-program.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.저는 또한 미 국방부의 바이오쉴드 프로그램에도 참여하고 있습니다.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Olen ollut mukana USA:n puolustusministeriön Bioshield-ohjelmassa.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Résztvettem az U.S. Védelmi Intézet Bioshield programjában.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Saya terlibat dalam program BioShield dari Departemen Pertahanan A.S.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Sono stato coinvolto nel programma BioShield del Dipartimento della Difesa Americano.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Spolupracoval som s Ministerstvom obrany na programe "Bioštít".
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Tôi đã từng tham gia vào chương trình BioShield của Bộ Quốc phòng Mỹ.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Ασχολήθηκα με το πρόγραμμα Βιοπροστασίας του Αμερικανικού Υπουργείου Άμυνας.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Участвам в програмата на Министерството на отбраната на САЩ "Биощит".
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.Я участвую в программе БиоЗащиты с Министерством обороны США.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.הייתי חלק מפרוייקט הביושילד של מחלקת ההגנה האמריקאית.
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.لقد كنت مشاركا مع وزارة الدفاع الاميركية في البرنامج البيولوجي
Bir ara ABD Savunma Bakanlığı'nın "BioKalkan" programına katıldım.私たちは300点以上の キノコを煮沸して菌糸体の
Bir ara ara beni.Appel moi quand tu as un moment.
Bir ara ara beni.Telepon aku kalau ada waktu.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.차 한대당 이산화탄소 4톤이 배출됩니다.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Een wagen stoot vier ton uit.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Egy autó négy tonnát bocsát ki.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.En bil udleder fire tons.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Jeden samochód to 4 tony spalin.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Một xe thải ra 4 tấn.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.O mașină emite 4 tone.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Um automóvel emite quatro toneladas.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Un'auto emette 4 tonnellate.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Une voiture émet quatre tonnes.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Ένα αυτοκίνητο εκπέμπει τέσσερις τόνους.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Една кола изхвърля четири тона.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Один автомобль виробляє 4 тони вихлопів СО2.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.Одна машина выделяет четыре тонны CO2.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.כל רכב פולט 4 טון CO2.
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.سيارة واحدة تبعث ٤ أطنان .
Bir araba 4 ton CO2 salıyor.そして、現在、存在する7億台の車は
Bir araba alacaktım ve çok basit olacak diye düşünüyordum. Müşteri bendim.Kupowałem samochód, co może być w tym skomplikowanego?
Bir araba alacaktım ve çok basit olacak diye düşünüyordum. Müşteri bendim.Yo estaba comprando un carro y pensé: qué tan sencillo puede ser.
Bir araba alıp onu geri getirin.Fogj egy kocsit és menj érte.
Bir araba alıp onu geri getirin. Hemen getirin onu!Φέρτε την αμέσως πίσω.
Bir araba alıp onu geri getirin. Hemen getirin onu!جدوها واحظروها حالا
Bir araba alırken, önce arabayı denersin.Antes de comprar un coche intentas examinarlo
Bir araba alırken, önce arabayı denersin.Bevor du ein Auto kaufst, willst du es überprüfen.
Bir araba alırken, önce arabayı denersin.Πριν αγοράσετε ένα αυτοκίνητο, μπορείτε να προσπαθήσετε να το δείτε
Bir araba alırken, önce arabayı denersin.Преди да си купите кола, ще я проверите.
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Jag vill bli körd till foten av berget, major Miles.
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Jeg vil blive kørt til foden af bjerget, major Miles.
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Może mnie ktoś podwieźć do podnóża góry, majorze Miles?
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Pídeme un coche para que me baje al pie de la montaña, comandante Miles.
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Posso pedir-lhe um carro que me leve até ao sopé da montanha, Major Miles?
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Puoi mandare un'auto fino ai piedi della montagna, maggiore Miles?
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Voisinko saada kyydin vuoren juurelle?
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Θα μου δώσεις ένα αμάξι για να με πάει στους πρόποδες, ταγματάρχη Μάιλς;
Bir araba beni dağın altındaki üsse götürebilir mi, Binbaşı Miles?Могу я попросить машину, чтобы доехать до подножия горы, майор Майлз?