bir ara ile cümle
bir ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tarihi kayıtlara göre, bir ara Timur'un maiyetinde yalnızca karısı ve bir tek adamı kalmıştı.Als sie den Gipfel erreichen erscheinen plötzlich ein Mann und eine Frau aus dem Nichts.
Daha sonra bir araba çalar ve Moskova'ya gelmeden birkaç serüven yaşar.Sie hält einige Autos an und bittet um eine Fahrt nach Moshi.
Cesedi bir araba ile Rusya'ya yollandı.Er wird in einem Wagen nach Rom geschafft.
Massimo bir araba kazası sonucu hayatını kaybeder.Bei einem Autounfall verunglückt Massimo tödlich.
Sarıçayır yakınlarındaki bir köyde bir ara imamlık yaptı.Sie helfen heimlich in einem nahe gelegenen Dorf.
Bu yeni tanka geçiş sürecinde bir ara-süreç tankı için T-34 tankını geliştirme yoluna da gittiler.Es war schnell genug, um mit den Panzern T-34 Schritt zu halten.
Benim bir arabam var.J'ai une voiture.
Karım beni yeni bir araba almam için ikna etmeye çalıştı.Ma femme essaya de me convaincre d'acheter une nouvelle voiture.
Bir araba buraya yaklaşıyordu.Une voiture s'approchait d'ici.
Bir araba alacağım.Je vais acheter une voiture.
Bu hafta sonu bir araba almak zorundayım.Je dois acheter une bagnole ce week-end.
Bir araba kiralamak istiyorum.Je veux louer une voiture.
Eski bir arabam var.J'ai une vieille voiture.
Bize bir araba gerek.Il nous faut une voiture.
Kısa bir ara vermek istiyorum.J'aimerais prendre une courte pause.
"Yeni bir araba satın aldım." "Harika! Ya eskisi, onu satacak mısın?"« J'ai acheté une nouvelle voiture. » « Formidable ! Et l'ancienne, tu vas la vendre ? »
Şimdi yeni bir araba almak zorundasın.Maintenant tu devrais acheter une nouvelle voiture.
Bu bir araba ve şu bir otobüstür.Ceci est une voiture et cela est un bus.
Japon yapımı bir arabam var.Je possède une voiture qui a été fabriquée au Japon.
Bir araba satın aldım.J'ai acheté une voiture.
Bir araba satın aldın, değil mi?Tu as acheté une voiture, n'est-ce pas ?
O, bir araba satın aldı.Elle a acheté une voiture.
Mary bir araba satın aldı.Marie a acheté une voiture.
Bir araba satın aldık.Nous avons acheté une voiture.
Bir araba satın aldınız, değil mi?Vous avez acheté une voiture, n'est-ce pas ?
Bir araba satın aldılar.Elles ont acheté une voiture.
Çok güzel bir araba!La belle voiture !
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.Plus tard, il travaille dans une usine de voiture Opel puis comme vendeur d'automobile.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.Quand Perry voit la chanson et lit la troisième ligne, elle crie : « Nous t'avons acheté une voiture ! ».
Bir ara, kemana da heves etti.À cet instant, il comprit où il était.
Bir ara kültür bakanı danışmanı olarak görev yaptı.Il a occupé par le passé le poste de ministre de la culture.
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.Lorsqu'il avait 4 ans, ses parents sont décédés dans un accident de voiture.
Bir ara dudaklarından şu sözler dökülüverir: Ah yazı!Et Boisvert dira de ce triptyque: « Il se présente et se lit comme un livre sacré.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Mais, dans sa fuite, il est renversé par une voiture.
Yine de, Büyük Birleşik Teori her şeyi açıklayan bir teoriye giden bir ara basamak olarak görülebilir.Par contre, les théories de grande unification devraient tracer le chemin vers une théorie du tout.
Bir araba kazası sonrasında 1978 yılında öldü.Il meurt dans un accident de voiture en 1978.
Bir ara, penceredeki demir parmaklıkları törpüleyip kestiler.Je l'ai vu arriver à travers les barreaux de fer de ma fenêtre.
Yazara göre ülkedeki Yahudi nüfusu bir ara 1500'e kadar çıkmıştır.La première mention d'une communauté juive dans ce village est vers 1500.
Diğer bileşeni bir ara kitle yıldızıdır.L'autre composant est une étoile de masse intermédiaire.
Daha sonra bir ara sokağa giderler ve yağmur altında kışkırtıcı bir şekilde dans ederler.Les enfants rient et dansent sous la pluie.
Bir ara White Stripes grubunun gitaristi Jack White ile birlikte olmuştur.Il collabore aussi avec Jack White des White Stripes.
Bir ara tekrar Yunanistan'a sığındı.La Grèce est à nouveau occupée.
Yolda, gününü değiştirecek olan bir araba kazası yapar.Par exemple, nous passons du besoin d'avoir une voiture au besoin de changer de voiture.
Sürgünden sonra bir ara tekrar tutuklanarak 30 Aralık 1896'da idam edildi.Jugé pour rébellion, il est exécuté le 30 décembre 1896.
Bir arabacının kaçıp kurtulmak için nasıl mücadele ettiğini ilk kez görüyorum.C'est la première fois qu'un groupe réussit à perturber le fonctionnement d'une centrale nucléaire.
Bir ara Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü görevinde de bulunmuştur.Il y a au moins un procureur du roi par arrondissement judiciaire.
İki yaşındayken kendisine bir araba çarpmış ve kaldırıma sürüklenmiş ancak ciddi bir yaralanma geçirmemiştir.Quelques semaines plus tard, il est percuté par une automobile durant un entraînement, sans conséquence grave.
Gençliğinde bir ara motosiklet yarışçılığı yaptı.Elle commence la compétition cycliste dans sa jeunesse.
Bir ara Mültan’ı kuşatmalarına rağmen netice elde edemeyip geri çekildiler.Ils inspire une nonchalance du salut sans crainte et sans repentir.
İktisat encümeni rapotörlüğü yaptı, 1920'de bir ara iktisat vekilliğine vekâlet etti.Il se lance très tôt dans le syndicalisme, ce qui lui vaut une révocation en 1910.
Babası bir araba bayiliğinin sahibiydi.Comme son père, il a possédé un cheval.
Üç yıl sonra ise İstanbul'da ilk kez bir ara seçim yapıldı.Pendant deux, trois ans, il suscita en Suisse pour la première fois réellement un certain intérêt.
Lewis, yalnızca bir köşenin paylaşıldığı bir ara durum olarak B'yi de öne sürdü.Lewis postule l'existence d'un état intermédiaire où seulement un coin est partagé (structure B).
Babam, çok eski bir araba kullanıyor.Mi padre conduce un coche muy viejo.
Babam yeni bir araba satın aldı.Mi padre ha comprado un coche nuevo.
Benim bir arabam var.Tengo un coche.
Bir arabam var.Tengo un coche.
Bir araba satın aldım.He comprado un coche.
Ona yeni bir araba aldım.Le compré a ella un nuevo coche.
Canım bir araba almak istemiyordu.No tenía ganas de comprar un coche.