bir ara ile cümle

bir ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir araba satın aldım.I've bought a new car.
Kendimize bir araba satın alacağız.We're going to buy ourselves a car.
Tom'un, ne tür bir araba kullandığına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea what kind of car Tom drives.
Tom'unkinden daha güzel bir arabam var.I have a nicer car than Tom does.
Tom'a kullanılmış bir araba satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy a used car.
Tom geçen sene bir ara Mary ile çıkmaya başladı.Tom began to date Mary sometime last year.
Bir arabam var, ancak onu nadiren kullanıyorum.I have a car, but seldom use it.
Tom ve ben yeni bir araba satın alacağız.Tom and I are going to buy a new car.
Keşke böyle bir arabam olsaydı.I wish I had a car like this.
Kullanılmış bir araba satın alacağım.I'm going to buy a used car.
Tom bir araba tarafından ezildi.Tom got run over by a car.
Tom bir araba tarafından çiğnendi.Tom got run over by a car.
Tom'a bir ara vermesi gerektiğini söyledim.I told Tom he should take a break.
Sami'nin bir araba koleksiyonu vardı.Sami had a car collection.
Sami bir araba koleksiyonuna sahipti.Sami had a car collection.
Bir Araba kiraladık.We rented a car.
Sami bir araba kiraladı ve Kahire'ye gitti.Sami rented a car and went to Cairo.
Tom bir araba tamircisidir.Tom is a car mechanic.
Tom yeni bir araba satın almak için para biriktirdiğini söyledi.Tom said he was saving up money to buy a new car.
Sami yerel bir araba yıkamada çalışıyor.Sami works at a local car wash.
Sami bize bir araba bulmak zorunda.Sami has to find us a car.
Sami yaşlı bir adamdan bir araba çaldı.Sami highjacked a car from an elderly man.
Sami'nin bir araba tamirhanesi var.Sami owns an auto body shop.
Tom bir araba satın alamadı.Tom couldn't buy a car.
Sami, Leyla'ya bir araba sözü verdi.Sami promised Layla a car.
Tom bir araba satış elemanıydı.Tom was a car salesman.
Tom güzel bir araba kullanıyor.Tom drives a nice car.
Senin ve benim bir ara birlikte Boston'a gitmemiz gerek.You and I should go to Boston together sometime.
Sen ve ben bir ara bunu birlikte yapmalıyız.You and I should do that together sometime.
Sen ve ben bir ara beraber öğle yemeği yemeliyiz.You and I should eat lunch together sometime.
Sen ve ben bir ara birlikte tenis oynamalıyız.You and I should play tennis together sometime.
Bir ara kesinlikle takılmamız gerek.We should definitely hang out sometime.
Karanlık bir ara sokakta ona rastlamak istemem.I wouldn't want to run into him in a dark alley.
Belki sen ve ben bir ara birlikte balık tutabiliriz.Maybe you and I could go fishing together sometime.
Tom çalıntı bir araba sürerken tutuklandı.Tom was arrested driving a stolen car.
Tom bir araba tamircisi, değil mi?Tom is a car mechanic, isn't he?
Tom bir araba satıcısı, değil mi?Tom is a car salesman, isn't he?
Bu sabah neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car this morning.
Bir araba sürmek için kaç yaşında olmalısınız?How old do you have to be to drive a car?
Tom yeni bir araba kiraladı.Tom leased a new car.
Tom Boston'da bir araba çaldı.Tom stole a car in Boston.
Sami, Leyla'nın ne tür bir araba kullandığını anlamaya çalışıyordu.Sami was trying to figure out what kind of car Layla drove.
Sami çok hoş bir araba kullanıyor.Sami drives a very nice car.
Sami çok pahalı bir araba kullanıyor.Sami drives a very expensive car.
Tom'un bu hafta bir ara bunu yapması gerektiğinden şüpheleniyorum.I suspect that Tom needs to do that sometime this week.
Tom'un siyah bir arabası var mı?Does Tom have a black car?
Tom’un üç sene önce siyah bir arabası vardı.Tom had a black car three years ago.
Tom ucuz, ikinci el bir araba bakıyor.Tom is looking for an inexpensive used car.
Tom çok eski bir araba kullanıyor.Tom drives a very old car.
Tom kendine kırmızı renkli üstü açılır bir araba satın aldı.Tom bought himself a red convertible.
Yeni bir araba aldım. Sıfır aldım.I bought a new car. I bought it new.
Yeni bir araba aldım. Yeni aldım.I bought a new car. I bought it new.
Bir ara beraber balık tutmaya gidelim.Let's go fishing together sometime.
Yeni bir araba almaya çok istekli.He is eager to buy a new car.
Ekonomik bir araba almak istiyordu.He wanted to buy an economy car.
Nasıl bir araba kullanıyor?What kind of car does she drive?
Tom kendine bir araba aldı.Tom bought himself a car.
Bir araba çaldım.I stole a car.
Bir ara uğra da görüşelim.Come and see me sometime.
Bir ara yabancı bir ülkeye gitmek istiyorum.I want to go to a foreign country sometime.

İlgili Sayfalar