bir ara ile cümle

bir ara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom geçen hafta bir araba satın aldı.Tom bought a car last week.
O ne tür bir araba?What kind of car is that?
Belki bir ara içki alabiliriz.Perhaps we could get a drink sometime.
Bir ara akşam yemeği yemek ister misin?Would you like to have dinner sometime?
Bir ara sana akşam yemeği pişireyim.Let me cook you dinner sometime.
Ne tür bir araban var?What kind of car do you have?
Tom'un pahalı bir araba satın aldığını duydum.I've heard that Tom bought an expensive car.
Tom pahalı bir araba satın aldı.Tom bought an expensive car.
Kısa bir ara verebilir miyim lütfen?Could I please take a short break?
Çok hoş bir araban var.You have a very nice car.
Ortalama bir araba için önerilen lastik basıncı yaklaşık 32 psi'dir.The recommended tyre pressure of the average car is around 32 psi.
Tom'un güçlükle trafiğe çıkabilecek ikici el bir arabası vardı.Tom had a second-hand car which was barely roadworthy.
Piyangoyu kazanırsam bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy you a car.
Piyangoyu kazanırsam yeni bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy a new car.
Arada bir yanımdan bir araba geçti.Every once in a while, a carriage passed by me.
Bir ara seni ziyaret edeceğiz.We will visit you sometime.
Yakında bir ara bovlinge gidelim.Let's go bowling together sometime soon.
Neden bir ara uğramıyorsun?Why don't you drop around sometime?
Ne? Hala bir arabanın nasıl kullanıldığını bilmiyor musun?What? You still don't know how to drive a car?
Onların yeni bir araba almasını beklemiyorduk.We didn't expect them to buy a new car.
Şimdiye kadar ilk kez bir araba sürdüm.That was the first time I had ever driven a car.
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Ten years ago, our parents died in a car crash.
Arkadaşım sarı bir araba aldı.My friend bought a yellow car.
Arkadaşım sarı bir araba satın aldı.My friend bought a yellow car.
O, ikinci el bir araba aldığını söyledi.He said that he had bought a used car.
Babamın yeni bir arabası var.My father has a new car.
Nereden bir araba ödünç alabilirim?Where can I borrow a car?
Kırmızı bir araba aldım.I bought a red car.
Keşke öyle bir araba almak için yeterince zengin olsam.I wish I were rich enough to buy a car like that.
Arkadaşlarımdan biri kırmızı bir araba aldı.One of my friends bought a red car.
Tom oğluna bir araba aldı.Tom bought his son a car.
Yaklaşan bir araba var.There's a car approaching.
Tamam, yarın bir araba alacağım!OK, I'll buy a car tomorrow!
Tom her üç yılda genellikle yeni bir araba aldığını söylüyor.Tom says he usually buys a new car every three years.
O yeni bir araban olduğunu biliyordu.He knew that you have a new car.
Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.A car, you say! He can't even afford to buy a sack of onions.
Tom böyle bir araba sürmezdi.Tom wouldn't drive a car like this.
Tom yeni bir araba satın almaya karar verdi.Tom has decided to buy a new car.
Belki bir ara seni arayacağım.Maybe I'll call you sometime.
Tom'un bir arabası var, değil mi?Tom has a car, doesn't he?
Tom'un çok güzel bir arabası var.Tom has a very nice car.
Tom bir ara verebilir.Tom can take a break.
Tom'un bir araba alacak maddi gücü yok.Tom can't afford to buy a car.
Tom uygun fiyatlı bir araba istedi.Tom wanted a moderately priced car.
Tom bir arkadaştan bir araba ödünç aldı.Tom borrowed a car from a friend.
Eski günlerdeki gibi sohbet etmek iyiydi. Bir ara yine konuşalım.It was good chatting like old times. Let's talk again some time.
Neden kısa bir ara vermiyoruz?Why don't we take a short break?
Tom bir araba almak için para biriktiriyor.Tom has been saving money to buy a car.
İşte bir araba.Here's a car.
Dikkatli ol, bir araba var!Be careful, there's a car!
Tom yeni bir araba satın almayacak.Tom isn't going to buy a new car.
Tom'un bir araba alacak kadar parası yok.Tom doesn't have enough money to buy a car.
Ben bir araba sürmüyorum.I don't drive a car.
Tom daha eski bir araba sürmektedir.Tom drives an older car.
Dikkat et! Bir araba geliyor!Watch out! There's a car coming!
Dikkat et! Gelen bir araba var!Watch out! There's a car coming!
Bir kamyon, genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.A truck typically uses more gas than a car.
Bir arazi aracı genellikle bir arabadan daha fazla benzin kullanır.An SUV typically uses more gas than a car.
Ben bir araba olmadan onu zamanında yapacağım.I will make it without a car and on time.
Tom bir araba istiyor mu?Does Tom want a car?

İlgili Sayfalar