bir an ile cümle

bir an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.제 모교인 MIT, 그리고 저는 이것을 보고
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.M・ナイト・シャマランの映画のようですね
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Przeżyłem taki dziwny moment w związki z moją alma mater - MIT... coś jak wizja M. Night.
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Моя альма-матер, MIT и я испытали этот момент — своего рода момент истины — когда я подумал, ого!
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.Моята алма матер, МТИ, и имах един момент... момент като във филмите на М.
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.האלמה מאטר שלי, אם.איי.טי והיה לי רגע --
Mezun olduğum MIT ve ben böyle bir an yaşadık -- bir nevi M.و توقفت عند هذه اللحظة
Milos Ilic.</i> <i>Elindeki kâğıdı da bir an önce yok et.</i> 22- 04.418, 11070 Белград. Унищожете този лист веднага. 22-04.
Milos Ilic.</i> <i>Elindeki kâğıdı da bir an önce yok et.</i> 22- 04.Box 418, 11070 Bělehrad.</i> <i>Tento zprávu okamžitě zničte.</i> 22-04.
Milos Ilic.</i> <i>Elindeki kâğıdı da bir an önce yok et.</i> 22- 04.Geadresseerd aan Milos Ilic, Postbus 418, 11070 Belgrado. Vernietig dit bericht onmiddellijk. 22-04.
Milos Ilic.</i> <i>Elindeki kâğıdı da bir an önce yok et.</i> 22- 04.Marny ze mnie ojciec.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.aos quais nem ainda por uma hora cedemos em sujeição, para que a verdade do evangelho permanecesse entre vós.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.For dem vege vi end ikke et Øjeblik i Eftergivenhed, for at Evangeliets Sandhed måtte blive varig hos eder.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.For disse vek vi ikke et øieblikk i eftergivenhet, forat evangeliets sannhet kunde stå fast iblandt eder.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.katerim se niti za uro nismo vdali in podvrgli, da bi resnica evangelija ostala pri vas.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Kiknek egy pillanatra sem adtuk meg magunkat, hogy az evangyéliom igazsága megmaradjon számotokra.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.우리가 일시라도 복종치 아니하였으니 이는 복음의 진리로 너희 가운데 항상 있게 하려 함이라
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Kterýmžto ani na chvilku neustoupili jsme a nepoddali se, aby pravda evangelium zůstala u vás.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Którymeśmy i na chwilkę nie ustąpili, i nie poddali się, aby u was prawda Ewangielii została.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Ni por un momento cedimos en sumisión a ellos, para que la verdad del evangelio permaneciese a vuestro favor
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.noi nu ne-am supus şi nu ne-am potrivit lor nicio clipă măcar, pentruca adevărul Evangheliei să rămînă cu voi.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.εις τους οποιους ουδε προς ωραν υπεχωρησαμεν υποτασσομενοι, δια να διαμεινη εις εσας η αληθεια του ευαγγελιου.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.И заедно с него лицемерствуваха и другите юдеи, така щото и Варнава се увлече от лицемерието им.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.ми анї на годину не поступились, порючись, щоб істина благовістя пробувала в вас
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.мы ни на час не уступили и не покорились, дабы истина благовествования сохранилась у вас.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.אשר לא סרנו למשמעתם אף לא שעה אחת למען אשר תעמד בקרבכם אמתה של הבשורה׃
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.الذين لم نذعن لهم بالخضوع ولا ساعة ليبقى عندكم حق الانجيل.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.我 們 就 是 一 刻 的 工 夫 、 也 沒 有 容 讓 順 服 他 們 、 為 要 叫 福 音 的 真 理 仍 存 在 你 們 中 間
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.我 們 就 是 一 刻 的 工夫 、 也沒 有 容讓順 服 他們 、 為要 叫 福音 的 真理 仍 存在 你 們中間
Ne muhteşem bir an... Müzik gitgide yükseliyordu.Ah, een glorieus moment en de muziek bereikt zijn hoogtepunt.
Ne muhteşem bir an... Müzik gitgide yükseliyordu.- 북극에 콱 꼽는 거죠... 아, 영광스러운 장면이죠...
Ne muhteşem bir an... Müzik gitgide yükseliyordu.Un instant de gloire, la musique montant en crescendo.
Ne muhteşem bir an... Müzik gitgide yükseliyordu.רגע נפלא--המוזיקה מגיעה לקרשנדו.
Ne muhteşem bir an... Müzik gitgide yükseliyordu.اه، لحظة عظيمة-- ولقد بلغت الموسيقى نوعاً ما أوجها.
Ne muhteşem bir an... Müzik gitgide yükseliyordu.もうひとつの映像は
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Acum, îl țin tot timpul deschis.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Als ze een momentje tijd hebben chatten ze met elkaar.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Bất cứ khi nào có cơ hội, họ liền tận dụng ngay để chat với nhau.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Chaque fois qu'ils ont un moment ils dialoguent ensemble.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Cuando tienen algún momento chatean entre ellos,
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Ilekroć mają wolną chwilę, piszą do siebie.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.틈날 때 마다, 그들은 서로에게 메시지를 보냅니다.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Quando hanno un attimo libero chattano insieme.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Quando têm um momento disponível, falam um com o outro.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Setiap mereka ada waktu mereka saling mengobrol.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Valahányszor csak alkalmuk adódik, chatelnek egymással.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Wann immer sie einen Moment Zeit haben, chatten sie miteinander.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Όποτε έχουν την ευκαιρία, ανταλλάζουν μηνύματα ο ένας με τον άλλο.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Винаги, когато имат свободен момент, чатят един с друг.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.מתי שיש להם הזדמנות הם מצ'טטים זה עם זה.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.كلما أتيحت لهم فرصة ، فإنهم يدردشوا مع بعضهم البعض.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.これが現実なのです
N: İnsulin bir ana nokta.Insulina é importante, mas não vem da pituitária.
N: İnsulin bir ana nokta.Inzulin je klíčový, ale nepochází z hypofýzy.
N: İnsulin bir ana nokta.N: insulina es clave, pero no viene de la pituitaria.
N: İnsulin bir ana nokta. Şimdi biraz aşağılara bakalım.N : 인슐린은 중요합니다. 그렇지만 이건 뇌하수체에서 나오지 않아요. 그럼 이제 밑으로 좀 내려가서 이야기를 해볼까요.
N: İnsulin bir ana nokta. Şimdi biraz aşağılara bakalım.N: الأنسولين هو المفتاح، ولكن لا يأتي من الغدة النخامية. حتى الآن نحن ذاهبون للعمل في طريقنا إلى أسفل قليلاً،
O an aniden farkına varırım. O iyi bir an değildir (ölü sinek gibi)Akkor hirtelen meglátom, és ez általában sosem jó.
O an aniden farkına varırım. O iyi bir an değildir (ölü sinek gibi)Dann plötzlich sehe ich sie, und das ist meistens nichts Gutes.
O an aniden farkına varırım. O iyi bir an değildir (ölü sinek gibi)Dan opeens zie ik het, en meestal is het niet mooi.

İlgili Sayfalar