bir ağızdan ile cümle
bir ağızdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.彼 拉 多 說 、 這 樣 、 那 稱 為 基 督 的 耶 穌 、 我 怎 麼 辦 他 呢 . 他 們 都 說 、 把 他 釘 十 字 架
Pilatus, ‹‹Öyleyse Mesih denen İsayı ne yapayım?›› diye sordu. Hep bir ağızdan, ‹‹Çarmıha gerilsin!›› dediler.彼拉多說 、 這樣 、 那 稱為 基督 的 耶穌 、 我 怎 麼辦 他 呢 . 他 們都說 、 把 他 釘十字架
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.그래서 수잔 보일이 그 말을 할 때, 8만 관중이 다 같이 불렀죠
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.8万人の聴衆が一緒に歌ったのです それはすばらしい舞台でした
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Als Susan Boyle das gesungen hat, sangen 80'000 Zuschauer live mit.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.A tak, keď to Susan Boyle spievala, 80 000 divákov to spievalo s ňou
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Donc, [alors que ] Susan Boyle disait ça, un auditoire de 80 000 personnes a chanté en choeur.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Jadi saat Susan Boyle mengatakan itu, 80.000 penonton menyanyi bersama.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Joten kun Susan Boyle sanoi sen, 80 000 hengen yleisö lauloi mukana.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Když to Susan říkala, 80 tisíc diváků to s ní zpívalo.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Kiedy Susan Boyle to powiedziała 80 tysięczna widownia zaśpiewała wraz z nią.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Ko je Susan Boyle to ponovila, je 80.000 gledalcev skupaj zapelo.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Nên khi Susan Boyle nói câu đó, 80,000 khán giả đồng thanh hát.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Por isso, ao mesmo tempo que Susan Boyle dizia isso, a audiência de 80 000 pessoas cantou em conjunto.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Quindi mentre lo diceva Susan Boyle, un pubblico di 80 000 persone cantava contemporaneamente.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Så [imens] Susan Boyle sagde det, sang 80.000 tilskuere sammen.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Şi, când Susan Boyle spunea asta, 80.000 de spectatori cântau live împreună.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Terwijl Susan Boyle dat zong, zongen 80.000 mensen live mee.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Y a medida que Susan Boyule cantaba eso una audiencia de 80.000 personas cantó con ella.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Οπότε, καθώς μου τα έλεγε αυτά η Σούζαν Μπόιλ, 80.000 άνθρωποι τραγουδούσαν όλοι μαζί.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.И докато Сюзан Бойл казваше това, 80-хилядната публика пя заедно.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Поэтому, когда Сьюзан Бойл это сказала, 80 000 аудитория начала подпевать.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.Тож коли Сьюзан Бойл казала це, 80 000 жива аудиторія заспівала разом.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.אז כשסוזן בויל אמרה זאת, 80,000 איש בקהל שרו יחדיו
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.و مع ذلك تقول سوزان بويل أن 80 ألف مستمع قاموا بالغناء مع بعضهم
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.所以蘇珊大媽會咁唱, 連同八萬名現場觀眾一起跟唱。
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ako vpije nad menoj njiva moja in brazde njene vse vkup jokajo;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ak volá proti mne moja zem a spolu plačú jej brázdy;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dacă pămîntul meu strigă împotriva mea, şi dacă brazdele lui varsă lacrămi;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Dersom min aker skriker over mig, og alle dens furer gråter,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ha földem ellenem kiáltott és annak barázdái együtt siránkoztak;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min mark höjt rop över mig, och hava dess fåror gråtit med varandra?
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Har min Mark måttet skrige over mig og alle Furerne græde,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jestliže proti mně země má volala, tolikéž i záhonové její plakali,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jeźliż przeciw mnie ziemia moja wołała, a jeźliże z nią społem zagony jej płakały;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Jos peltoni huusi minua vastaan ja sen vaot kaikki itkivät,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,언제 내 토지가 부르짖어 나를 책망하며 그 이랑이 일시에 울었던가
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi , Các giòng cày nó khóc với nhau ;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Nếu đất tôi kêu cáo tôi, Các giòng cày nó khóc với nhau;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se a minha terra clamar contra mim, e se os seus sulcos juntamente chorarem;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Seandainya tanah yang kubajak telah kucuri, dan kurampas dari pemiliknya yang sejati
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Se contro di me grida la mia terra e i suoi solchi piangono con essa
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si ma terre crie contre moi, Et que ses sillons versent des larmes;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Si mi tierra clama contra mí y junto con ella lloran sus surcos
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Wird mein Land gegen mich schreien und werden miteinander seine Furchen weinen;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Αν ο αγρος μου καταβοα εναντιον μου και κλαιωσιν ομου οι αυλακες αυτου,
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Ако нивата ми вика против мене, И браздите й плачат заедно;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,Если вопияла на меня земля моя и жаловались на меня борозды ее;
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,אם עלי אדמתי תזעק ויחד תלמיה יבכיון׃
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,ان كانت ارضي قد صرخت عليّ وتباكت اتلامها جميعا
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪 取 田 地 、 這 地 向 我 喊 冤 、 犁 溝 一 同 哭 泣
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,我 若 奪取 田地 、 這地 向 我 喊冤 、 犁溝 一同 哭泣