bir ağızdan ile cümle
bir ağızdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Hep bir ağızdan cevap verdiler.They answered in chorus.
Hep bir ağızdan şarkı söyledik.We all sang in unison.
Hep bir ağızdan konuşmayın.Don't all speak at once.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.I didn't ask you to chant it because it's true;
Hep bir ağızdan bağırmaktansa, size bu numarada kaç tane basamak olduğunu soracağım.Rather than you all shouting out, I want you to count how many digits there are in that number.
Susan Boyle bunu söylerken, 80,000 izleyici hep bir ağızdan şarkı söyledi.So [as] Susan Boyle was saying that, 80,000 live audience sang together.
‹‹Toprağım bana feryat ediyorsa, Sabanın açtığı yarıklar bir ağızdan ağlıyorsa,If my land cries out against me, and its furrows weep together;
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.But they all cried out together, saying, "Away with this man! Release to us Barabbas!"--
Öyle ki, Rabbimiz İsa Mesihin Tanrısını ve Babasını birlik içinde hep bir ağızdan yüceltesiniz.that with one accord you may with one mouth glorify the God and Father of our Lord Jesus Christ.
Rakip partiler söz konusu ekonomi olunca tek bir ağızdan konuşuyorlar.When it comes to the economy, the rival parties speak with one voice.
Bu, Doğu Bloku delegasyonlarının hep bir ağızdan sesini yükseltmesine ve yuhalamalarına neden oldu.This prompted a chorus of shouts and jeers from the Eastern Bloc delegations.
Bir ağızdan çıkan bu sesler, duyulmaya değer, heyecanlı bir sahnedir.Usato da solo è un'esclamazione che esprime sorpresa e meraviglia.
Millet hep bir ağızdan nakaratı söylüyordu.Все пели припев.
Bir ağızdan çıkan bu sesler, duyulmaya değer, heyecanlı bir sahnedir.Это ослабляет звучание большой, важной темы.
("Biz halkız!") sloganını hep bir ağızdan haykırıyorlardı.قال تعالى: فَلَمَّا عَتَوْاْ عَن مَّا نُهُواْ عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُواْ قِرَدَةً خَاسِئِينَ .
Kahvedeki insanlar hep bir ağızdan "Tamam!" demiş.De douane zegt "OK"!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ale skríkli, všetko to množstvo, a hovorili: Zahlaď tohoto a prepusti nám Barabáša!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Chúng bèn đồng thanh kêu lên rằng: Hãy giết người nầy đi, mà tha Ba-ra-ba cho chúng tôi!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Chúng bèn đồng_thanh kêu lên rằng : Hãy giết người nầy đi , mà tha Ba-ra-ba cho chúng_tôi !
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Da schrie der ganze Haufe und sprach: Hinweg mit diesem und gib uns Barabbas los!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Då skriade hela hopen och sade: »Hav bort denne, och giv oss Barabbas lös.»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.De felkiálta az egész sokaság, mondván: Vidd el ezt, és bocsásd el nékünk Barabbást!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.De ropte da alle som én: Bort med denne, men gi oss Barabbas fri!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ei au strigat cu toţii într'un glas: ,,La moarte cu omul acesta, şi slobozeşte-ne pe Baraba!``
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ils s`écrièrent tous ensemble: Fais mourir celui-ci, et relâche-nous Barabbas.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.무리가 일제히 소리질러 가로되 이 사람을 없이하고 바라바를 우리에게 놓아 주소서 하니
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Ma essi si misero a gridare tutti insieme: «A morte costui! Dacci libero Barabba!»
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Mas todos clamaram � uma, dizendo: Fora com este, e solta-nos Barrabás!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Men de råbte alle sammen og sagde: "Bort med ham, men løslad os Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Niin he huusivat kaikki yhdessä, sanoen: "Vie pois tämä, mutta päästä meille Barabbas!"
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Pero toda la multitud dio voces a una, diciendo: --¡Fuera con éste! ¡Suéltanos a Barrabás
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Protož zkřikli spolu všecko množství, řkouce: Zahlaď tohoto, a propusť nám Barabbáše.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Semua orang yang berkumpul di situ berteriak, "Bunuh Dia! Lepaskan Barabas untuk kami!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Tedy zawołało społem wszystko mnóstwo, mówiąc: Strać tego a wypuść nam Barabbasza!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Vsa množica pa hkratu zavpije, rekoč: Proč s tem, izpusti pa nam Baraba!
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Παντες δε ομου ανεκραξαν, λεγοντες Σηκωσον τουτον, απολυσον δε εις ημας τον Βαραββαν
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.А той се задължаваше да им пуща на всеки празник по един затворник].
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Закричали ж вони всі разом, кажучи: Візьми сього, відпусти ж нам і Вараву,
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.Но весь народ стал кричать:смерть Ему! а отпусти нам Варавву.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.ויצעקו כל המונם ויאמרו הסר את זה ופטר לנו את בר אבא׃
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.فصرخوا بجملتهم قائلين خذ هذا واطلق لنا باراباس.
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾 人 卻 一 齊 喊 著 說 、 除 掉 這 個 人 、 釋 放 巴 拉 巴 給 我 們
Ama onlar hep bir ağızdan, ‹‹Yok et bu adamı, bize Barabbayı salıver!›› diye bağırdılar.眾人卻 一 齊 喊 著說 、 除掉 這個人 、 釋放 巴拉巴 給我們
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.이것은 사실이기 때문에 여러분께 이것을 되풀이하도록 부탁하지는 않았습니다,
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.Nepožádal jsem vás, abyste to recitovali, protože by to byla pravda.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.Nežiadal som vás, aby ste ju skandovali, pretože je pravdivá,
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Ich habe euch nicht gebeten es zu skandieren weil es wahr ist, sondern um euch daran zu erinnern.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.I vroeg jullie niet om het te scanderen omdat het waar is, ik wil gewoon dat jullie het onthouden.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Je ne vous ai pas demandé de le scander parce que c'est vrai, je veux juste que vous vous en rappeliez.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Não vos pedi que a recitassem por ser verdade, quero apenas que se lembrem dela.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Nem azért kértem Önöktől, hogy elismételjék, mert igaz, csak azt akarom, hogy emlékezzenek rá.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Nie skandowaliście jej, bo jest prawdziwa, ale po to by ją zapamiętać.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.No les pedí que lo canten porque sea cierto, sólo quiero que lo recuerden.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Non vi ho chiesto di fare il coro perché è vero, voglio solo che ve lo ricordiate.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Nu v-am cerut s-o spuneți pentru că e adevărat, vreau doar să o țineți minte.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi. Sadece hatırlamanızı istiyorum.Не исках да го повтаряте защото е вярно, само искам да го запомните.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.Tôi không yêu cầu các bạn hô to điều này vì đó là sự thật
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.Δεν σας ζήτησα να το επαναλάβετε επειδή είναι αλήθεια·
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.Не будемо зациклюватися на цьому, бо це правда.
Bu doğru olduğu için istemedim bunu hep bir ağızdan söylemenizi.Я не стану вас просить повторять это как заклинание.