bir şey ile cümle
bir şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onları durdurmak için bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything to stop them?
Arabanı bir şeye çarptın mı?Did you crash your car into something?
Bir şey yapmanın tam ortasındayım.I'm right in the middle of doing something.
Buraya yiyecek bir şey yollayın yoksa esiri öldürürüm.Send in something to eat or I'll kill a hostage.
İçmek için bir şey var mı?Is there anything to drink?
Yemek için bir şey var mı?Is there anything to eat?
Bir şey doğru değildi.Something wasn't right.
Bir şeyin doğru olmadığını biliyordum.I knew something wasn't right.
Sana söylemem gereken önemli bir şey var.There's something important I need to tell you.
Bir şey yapılması gerekiyor.Something has to be done.
Bir şey yapılması gerekiyordu.Something had to be done.
Ona söylemem gereken önemli bir şey var.There's something important I need to tell him.
Onunla konuşmam gereken önemli bir şey var.There's something important I need to tell her.
Ben benzer bir şey yaptım.I did something similar.
Bu iyi bir şey.It's a good thing.
O kötü bir şey değil.It's not a bad thing.
Mutlu genç eş onunla ilgili bir şeyden şüphelenmedi.The happy young wife suspected nothing of it.
Çay ya da bir şey ister misiniz?Would you like tea or something?
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan sana gülerler.If you do something that stupid, you'll be laughed at.
Öyle çılgınca bir şey yaparsan, sana gülerler.If you do something that crazy, you'll be laughed at.
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan insanlar sana gülerler.People will laugh at you if you do something as stupid as that.
Kaybedecek başka bir şeyim kalmadı.I have nothing left to lose.
O onunla ilgili yanlış bir şey görmüyor.She sees nothing wrong with it.
Bununla ilgili yanlış bir şey görmüyor.He sees nothing wrong with it.
Bununla ilgili hatalı bir şey görmüyorum.I see nothing wrong with it.
Dürüst politikacı diye bir şey var mı?Is there such a thing as an honest politician?
Bir şeyi yapmadan bilemezsin.The proof is in the pudding.
Bir şeyi denemeden bilemezsin.The proof is in the pudding.
Tom'un başına kötü bir şey geldi.Tom got in trouble, didn't he?
Hiç kimse bir şeyden şüphelenmedi.Nobody suspected anything.
Bu tür bir şeyi kimin yapacağı konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who would do this kind of thing?
Sana söyleyecek çok önemli bir şeyim var.I have something very important to tell you.
Sana önemli bir şey söylemek zorundayım.I have something important to tell you.
Bu sorun hakkında söyleyecek özellikle bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this problem.
Bu durum hakkında özellikle söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this situation.
O bir şeyin peşinde.He's up to something.
Daha önce hiç yapmadığımız bir şey yapalım.Let's do something we've never done before.
Biraz daha basit bir şey deneyelim.Let's try something a little simpler.
Sosisli sandviç ya da bir şey almaya gidelim.Let's go grab a hot dog or something.
Pişman olacağımız bir şey yapmayalım.Let's not do something we'll regret.
Bir burger ya da bir şey almaya gidelim.Let's go grab a burger or something.
Tom'un başka bir şey yapmasını isteyelim.Let's ask Tom to do something else.
Tom'un bir şey bulacağını umalım.Let's hope Tom finds something.
Tom'a başka bir şey soralım.Let's ask Tom something else.
Birlikte bir şey yapalım.Let's do something together.
Başka bir şey deneyelim.Let's try something else.
Çılgınca bir şey yapalım.Let's do something crazy.
Başka bir şey yapalım.Let's do something else.
Onun benden bir şey sakladığını biliyorum.I know she's hiding something from me.
Onların benden bir şey sakladığını biliyorum.I know they're hiding something from me.
Senin benden bir şey sakladığını biliyorum.I know you're hiding something from me.
Tom'un benden bir şey sakladığını biliyorum.I know Tom is hiding something from me.
Hani işin doğrusunu bilmesem bir şey sakladığını söylerdim.If I didn't know any better, I'd say you were hiding something.
Tom'un bir şey sakladığını biliyorum, ama ne olduğunu bilmiyorum.I know Tom's hiding something, but I don't know what.
Birisi bir şey gizliyorken ben genellikle söyleyebilirim.I can usually tell when someone is hiding something.
Tom'un bir şey sakladığına dair içimde bir ses var.I just have a gut feeling Tom is hiding something.
Tom'un bir şey gizlemediğini nasıl biliyorsunuz?How do you know Tom wasn't hiding something?
Sana bir şey sakladığımı düşündüren nedir?What makes you think I'm hiding something?
Tom bir şey saklıyor ve Mary onu biliyor.Tom's hiding something, and Mary knows it.
Tom arkasında bir şey saklıyordu.Tom was hiding something behind his back.