Ana içeriğe geç
Sözlük

bir çift ile cümle

bir çift kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.זוג מבוגר עבר ברחוב.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.مر زوجان كبيران بالسن
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.A kényelmes módon - ő mindent megtett, egy kényelmes módon - volt fontolóra próbál egy pár csizmát.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.De una manera pausada - lo hizo todo de una manera pausada - que estaba pensando intentar en un par de botas.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.D'une manière tranquille - il a tout d'une manière paisible - il songeait essayer une paire de bottes.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.I en lugn sätt - han gjorde allt i en maklig sätt - han funderade försöker på ett par stövlar.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.In un modo piacevole - ha fatto tutto in modo piacevole - era contemplando provando un paio di stivali.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.여유롭게 방식 - 그는 한가로이 방식으로 다 했어요 - 그가 고민하고 있던 중이 부츠 한 켤레에 노력.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.Một cách nhàn nhã, ông đã làm tất cả mọi thứ một cách nhàn nhã - ông dự tính cố gắng trên một đôi giầy.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.V klidném způsobem - dělal všechno, co v klidném způsobem - byl uvažuje se snaží na boty.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.V lagodno način - je storil vse v lagodno način - je bil razmišljajo poskuša na par škornjev.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.V pokojnom spôsobom - robil všetko, čo v pokojnom spôsobom - bol uvažuje sa snaží na topánky.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.Vuonna verkalleen tavalla - hän teki kaiken verkkaisesti tavalla - hän suunnittelee yrittää on pari saappaat.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.W pośpiechu sposób - zrobił wszystko w bardzo spokojny sposób - zaczął myśleć próbuje na buty.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.В един приятен начин - той направи всичко по приятен начин - той обмисляше се опитва по един чифт ботуши.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.В неторопливой манере - он все делал не спеша - он рассматривает примерять сапоги.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.У неквапливій манері - він все робив не поспішаючи - він розглядає приміряти чоботи.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.بطريقة مهل -- فعل كل شيء بطريقة مهل -- كان يفكر تحاول على زوج من الأحذية.
Yavaş bir şekilde sakin bir şekilde her şeyi yaptılar diye düşünürken bir çift çizme çalışıyorum.ブーツのペアにしよう。 彼らは、彼が長い間に遭遇していた健全なブーツでしたが、大きすぎます
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Een 75-jarige boerin.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Egy 75 éves földműves.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Eine 75-jährige Farmerin.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Granjera de 75 años.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Một nông dân 75 tuổi.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.O fermieră de şaptezeci şi cinci de ani.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Sedmdesátipětiletá farmářka.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Siedemdziesięciopięcioletnia gospodyni.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Una contadina di settantacinque anni.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Une fermière de 75 ans.
Yetmis bes yasinda bir ciftci. Yolun kenarinda portakal satiyordu.일흔다섯 된 농부입니다. 이 할머니는 길가에서 오렌지를 팔고 계셨습니다.
Yetmis bes yasinda bir ciftci. Yolun kenarinda portakal satiyordu.חוואית בת שבעים וחמש. היא מכרה תפוזים בצידי הדרך.
Yetmis bes yasinda bir ciftci. Yolun kenarinda portakal satiyordu.مزارعة عمرها 75 سنة. كانت تبيع البرتقال على جانب الطريق.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Μία εβδομηνταπεντάχρονη αγρότισσα.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Седемдесет и пет годишна фермерка.
Yetmis bes yasinda bir ciftci.Это 75-летняя фермерша.
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››da kupimo siromaka za denar in potrebnega za par čevljev in da prodamo pleve za žito!
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››đặng chúng ta lấy bạc mua kẻ khốn nạn, lấy một đôi dép mua kẻ nghèo nàn, và bán cho đến lép lừng của lúa mì?
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››että saamme ostaa vaivaiset rahasta ja köyhän kenkäparista ja myydä akanoita jyvinä?"
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››for at købe den ringe for Sølv, den fattige for et Par Sko og få Afaldskornet solgt?"
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››Hogy megvegyük a szegényeket pénzen, és a szûkölködõt egy öltõ saruért, és eladhassuk a gabona hulladékát?!
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››은으로 가난한 자를 사며 신 한 켤레로 궁핍한 자를 사며 잿밀을 팔자 하는도다
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››Kupując ubogich za pieniądze, a chudzinę za parę trzewików; nadto abyśmy odmieciny zbóż sprzedawali.
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››Kupujíce za peníze nuzné, a chudého za pár střevíců, nadto abychom plevy obilné prodávali?
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››og kjøpe de ringe for penger og den fattige for et par sko og selge avfall av korn?
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››per comprare con denaro gli indigenti e il povero per un paio di sandali? Venderemo anche lo scarto del grano»
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››чтобы покупать неимущих за серебро и бедных за пару обуви, а высевки из хлеба продавать".
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››לקנות בכסף דלים ואביון בעבור נעלים ומפל בר נשביר׃
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››لنشتري الضعفاء بفضة والبائس بنعلين ونبيع نفاية القمح
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››好 用 銀 子 買 貧 寒 人 、 用 一 雙 鞋 換 窮 乏 人 、 將 壞 了 的 麥 子 賣 給 人
Yoksulları gümüş, Mazlumları bir çift çarık karşılığında satın alsak. Buğday yerine süprüntüsünü satsak.››好用 銀子 買貧 寒 人 、 用 一 雙 鞋 換窮 乏人 、 將壞 了 的 麥子 賣給人
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi."Cred că suntem construiţi să fim - suntem ca două picioare.
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi."Ich denke, dass wir wie ein Paar Beine geschaffen sind.
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi."Ik denk dat we gebouwd zijn om -- we zijn als twee voeten.
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var.""Creo que fuimos hechos para ser como dos pies, nos necesitamos mutuamente para salir adelante."
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var."'나는 우리가 이렇게 만들어졌다고 생각한다 - 마치 두 발처럼 말이다. 앞으로 나아가기 위해 서로가 필요하다.'
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var.""Siamo come due piedi, ci serve l'altro per andare avanti."
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var.""אני סבור שנועדנו - אנו כמו שתי רגליים. אנו זקוקים זה לזה כדי להתקדם,"
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var.""أعتقد أننا خلقنا وكلنا لدينا قدمان . نحتاج لبعضنا البعض لنمضي قدماً."
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var."しかし男女は同じ脳を持つようには進化しませんでした
"Zannederim böyle yaratılmışız - bir çift ayak gibi. İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var."「我認為,我地係專登生成咁樣嘅 - 我地就好似兩隻腳。我地需要對方先至可以前進」
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod