Ana içeriğe geç
Sözlük

bir çift ile cümle

bir çift kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Quero mostrar-vos é que todos podem fazer uns óculos.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Szeretném megmutatni, hogy mindenki tud szemüveget készíteni.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Tôi muốn cho các bạn thấy rằng một người có thể làm một cặp kính.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Was ich Ihnen zeigen will ist, dass man eine Brille machen kann.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Yang ingin saya lakukan adalah menunjukkkan kepada Anda bahwa orang dapat membuat kacamata sendiri.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Αυτό που θέλω να κάνω είναι να σας δείξω πως κάποιος μπορεί να φτιάξει ένα ζευγάρι.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Мне бы хотелось показать вам, как можно самостоятельно сделать себе очки.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Това, което искам да ви покажа е, че човек може да направи очила.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.Хочу показати вам, що кожен може зробити пару окулярів.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.אני רוצה להראות לכם שאפשר להכין משקפיים.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.ما أريد فعله هو أن أبين لكم أنه يمكن أن تصنع نظارات.
Yapmak istediğim şey bir kişinin bir çift gözlük yapabileceğini sizlere göstermek.眼鏡の作り方をお見せします。これをポケットに入れます。
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Anh xứng đáng thưởng gấp đôi cho việc mình đã làm.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Dupla bónuszt érdemelsz a munkádért.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Du verdienst einen doppelten Bonus für deine Arbeit.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Tu mérites des bonus en double pour ton travail.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Tu meriti un bonus raddoppiato per il tuo lavoro.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Zasloužíš si dvojité díky za svoji práci.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Zasługujesz na podwójny bonus za wykonaną pracę.
Yaptığınız iş için bir çift ikramiyeyi hak ettiniz.Αξίζετε ένα διπλό bonus για την εργασία σας.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Dan apa yang terjadi pada saya adalah saya membeli sepatu, yang bagi saya sangat mahal.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Det som hände mig var att jag köpte ett par, för mig, väldigt dyra skor.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Et ce qui m'est arrivé c'est que j'ai acheté ce qui pour moi était une paire de chaussures très chère.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Fino a quando non ho comprato quello che per me era un paio di scarpe molto costose.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Kar se je zgodilo meni je bilo to, da sem si kupil, zame, zelo drage čevlje.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.그 때 저는, 저에게는, 무척 값비싼 신발 한 켤레를 구입했습니다.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Og det der skete for mig var, at jeg købte et, for mig, meget dyrt par sko.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.O que me aconteceu foi que comprei o que, para mim, foi um par de sapatos muito caro.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Pred troma rokmi sa stalo ale niečo, čo to zmenilo - kúpil som si, čo považujem za veľmi drahý, par topánok.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.S-a întâmplat că am cumpărat o pereche foarte scumpă - pentru mine - de pantofi.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Stalo se mi to, že jsem si koupil, podle mého dojmu, pár velice drahých bot.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.To co się mi przydarzyło, zaczęło się, gdy kupiłem bardzo drogą parę butów.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Toen gebeurde het volgende: ik kocht een paar, voor mij, zeer dure, schoenen.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Ugyanis az történt velem, hogy vettem egy pár -- számomra -- nagyon drága cipőt.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Und dann passierte es, dass ich - für meine Verhältnisse - ein sehr teures Paar Schuhe kaufte.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Và điều đã xảy ra đó là khi tôi mua, đối với tôi, 1 đôi giày đắt tiền.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Y lo que me pasó fue que compré un par de zapatos, que para mí eran muy caros.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Και αυτό που μου συνέβη είναι ότι αγόρασα ένα, για μένα, πολύ ακριβό ζευγάρι παπούτσια.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.И вот однажды я купил довольно дорогие, на мой взгляд, туфли.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.Ось що зі мною сталося: я купив собі взуття, дуже дороге для мене на той час.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.ומה שקרה לי היה שלקחתי לתיקון זוג נעליים יקר מאוד, עבורי.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.وما حصل لي هو انني شريت، ما كان بالنسبة لي، حذاء غالي الثمن.
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.大変高価な靴を買いました 靴紐はナイロンの丸型で
Yaşadığım şey, kendime aldığım çok pahalı bir çift ayakkabıydı.果陣我 我买左一對好贵噶鞋。
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.70代後半だったと思います
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Có hai cụ già dắt nhau đi trên đường.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Een ouder echtpaar liep door de straat.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Egy idős pár sétált felém az utcán.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Ein älteres Ehepaar ging gerade die Straße hinunter.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Ett äldre par kom gående längs gatan.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.한 나이드신 부부가 길을 걸어 내려왔습니다.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Ulicí přišel starší pár.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Um casal de idosos vinha a descer a rua.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Una coppia di anziani camminava lungo la strada.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Un couple âgé descendit la rue en marchant.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Un cuplu în vârstă a venit plimbându-se pe stradă.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Wtedy się to wydarzyło. Starsza para szła ulicą...
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Ένα ζευγάρι ηλικιωμένων περπατούσαν στο δρόμο προς την κατεύθυνσή μου.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Една възрастна двойка се приближи, вървейки по улицата.
Yaşlıca bir çift sokakta yürüyordu.Пожилая пара прогуливалась по улице.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bir çift ile cümle - Sayfa 48 - bir çift kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App