Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Şiir kitaplarını bir çırpıda bitiririm.I devour books of poetry.
QlikView'ın karşılaştırmalı analizi, çoklu veri değerlendirirken, bir çırpıda ayarlar yapar.QlikView's comparative analysis makes evaluating multiple data sets a snap.
Seth, bir çırpıda kitabı alıp geliyorsun!Seth Quinn, go down and get that book.
Üç buçuk yıl bir çırpıda geçti!And 3 and a half years have flown by!
Bu bir çırpıda yapılabilir demiyorum.I don't say this can be accomplished in one swoop.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.It was like in one verbal swoop he had channeled my thoughts on life and medicine and Confucius.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Yahweh answered me, "Write the vision, and make it plain on tablets, that he who runs may read it.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Bolo to ako slovný prepad, ktorým mi spojil myšlienky na život, medicínu a Konfúcia.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Cứ như là chỉ với một lời nói, ông đã chuyển hóa mọi suy nghĩ của tôi về cuộc sống và y học và Khổng tử.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.De parcă printr-o singură frază mi-ar fi putut schimba concepţiile despre viaţă, medicină şi Confucius.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Foi como se, numa frase, ele tivesse canalizado os meus pensamentos na vida e na medicina e Confúcio.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Fue como que con un solo golpe verbal había penetrado mis pensamientos sobre la vida, la medicina y Confucio.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Het was of hij in dat ene zinnetje al mijn gedachten over leven, geneeskunde en Confucius samenvatte.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Itu adalah sambaran kata-kata yang dialirkan ke dalam pikiran saya dalam hidup, pengobatan, dan Confusius.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Odniosłam wrażenie jak gdyby jego porada powiązała moje myślenie na temat życia, medycyny i Konfucjusza.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.И одной этой фразой он сразу изменил мои взгляды на жизнь, медицину и Конфуция.
Benim hayat, tıp ve Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.Като че с един вербален замах беше обяснил идеите ми за живота, медицината и Конфуций.
Böyle tek tek yazıyorum ama yeterince soru çözdükten sonra, bir çırpıda yazacaksınız.E eu estou escrevendo assim, mas se você praticar isso o suficiente, você poderá ir escrevendo já diretamente.
Böyle tek tek yazıyorum ama yeterince soru çözdükten sonra, bir çırpıda yazacaksınız.وانا اكتبها بهذا الشكل، لكن اذا مارست هذا بشكل كافي، سيمكنك ان تكتبه مباشرة
Bu bir çırpıda yapılabilir demiyorum. Eğitimle yavaş yavaş olacak bir süreçtir.No digo que esto se puede lograr de golpe, es un proceso lento de educación.
Bu bir çırpıda yapılabilir demiyorum.Nu spun ca aceasta se poate înfăptui într-un singur pas.
Bu bir çırpıda yapılabilir demiyorum.أنا لا أقول هذا يمكن إنجازه في دفعة واحدة.
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.הוא תיעל את המחשבות שלי על החיים, על רפואה ועל קונפוציוס.
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.غيرت من مناحي تفكيري فيما يخص الحياة والطب وكونفوشيوس !
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.그는 제 생각을 삶과 약, 공자(孔子)로 돌렸습니다.
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.孔子の教えに関する私の考えを まとめてくれたように感じました 移植が嫌なのは同じでしたが
QlikView'ın karşılaştırmalı analizi, çoklu veri değerlendirirken, bir çırpıda ayarlar yapar.A QlikView összehasonlító elemzése lehetőve teszi több adathalmaz gyors értékelését.
QlikView'ın karşılaştırmalı analizi, çoklu veri değerlendirirken, bir çırpıda ayarlar yapar.L'analyse comparative de QlikView permet d'évaluer plusieurs ensembles de données en un instant.
QlikView'ın karşılaştırmalı analizi, çoklu veri değerlendirirken, bir çırpıda ayarlar yapar.Сравнителните анализи на QlikView правят оценката на големи обеми данни лесно изпълнима задача.
Seth, bir çırpıda kitabı alıp geliyorsun!Seth Quinn, baja y recoge ese libro.
Seth, bir çırpıda kitabı alıp geliyorsun!Seth Quinn, geh runter und hol das Buch.
Seth, bir çırpıda kitabı alıp geliyorsun!Seth Quinn, vai giù e prendi quel libro.
Seth, bir çırpıda kitabı alıp geliyorsun!Сэт Куин, спустись и принеси книгу.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.A Hospodin mi odpovedal a riekol: Napíš videnie, a to zreteľne na doskách, aby čitateľ prebehol po ňom.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Domnul mi -a răspuns, şi a zis: ,,Scrie proorocia, şi sapă -o pe table, ca să se poată citi uşor!
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.felele nékem az Úr, és mondá: Írd fel [e] látomást, és vésd táblákra, hogy könnyen olvasható legyen.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.In GOSPOD mi je odgovoril, rekoč: Zapiši prikazen in razločno začrkaj na plošče, da se lahko čita.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.I odpověděl mi Hospodin, a řekl: Napiš vidění, a to zřetelně na dskách, aby je přeběhl čtenář,
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.여호와께서 내게 대답하여 가라사대 너는 이 묵시를 기록하여 판에 명백히 새기되 달려 가면서도 읽을 수 있게 하라
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Og HERREN gav mig til Svar de Ord: "Skriv Synet op og rist det ind i Tavler, at det kan læses let;
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Og Herren svarte mig og sa: Skriv synet op og skriv det tydelig på tavlene, så det kan leses med letthet!
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.Господ в отговор ми рече: Напиши видението и изложи го ясно на дъсчици, За да може да се чете бързо.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.ויענני יהוה ויאמר כתוב חזון ובאר על הלחות למען ירוץ קורא בו׃
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.فاجابني الرب وقال اكتب الرؤيا وانقشها على الالواح لكي يركض قارئها.
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.他 對 我 說 、 將 這 默 示 明 明 的 寫 在 版 上 、 使 讀 的 人 容 易 讀 。 〔 或 作 隨 跑 隨 讀
Şöyle yanıtladı RAB: ‹‹Göreceklerini taş levhalara oyarak yaz. Öyle ki, herkes bir çırpıda okusun.他 對我說 、 將這 默示 明明 的 寫在 版上 、 使讀 的 人 容易 讀 。 〔 或 作隨 跑 隨讀
Üç buçuk yıl bir çırpıda geçti! Ama bizim için epey uzun oldu...Pues a nosotros se nos ha hecho eterno!
Üç buçuk yıl bir çırpıda geçti!Ces années sont passées en volant!
Üç buçuk yıl bir çırpıda geçti!En zes en half jaar zijn voorbijgevlogen!
Yavrular da, bir çırpıda kaçınılmaz sona doğru sürüklenirler.그래서, 슙, 하고 그들은 씻겨져 나갈 운명에 처해 있습니다.
Yavrular da, bir çırpıda kaçınılmaz sona doğru sürüklenirler. Neyse ki, hala bu türlerle ilgilenenler var:Gelukkig is er nog steeds veel belangstelling.
Yavrular da, bir çırpıda kaçınılmaz sona doğru sürüklenirler.ושוופ, הם נשטפים במורד הנהר אל סופם.
Yavrular da, bir çırpıda kaçınılmaz sona doğru sürüklenirler.مما يؤدي الى تخريب البيئات في الانهار
Yavrular da, bir çırpıda kaçınılmaz sona doğru sürüklenirler.幸いにもガリアルを保全しようとする