Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.그렇게 되면 물론 환경이 나아지고 스쿠터를 타기 시작합니다.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Și dacă fac asta, atunci, bineînțeles, condițiile se îmbunătățesc, și ei încep să conducă scutere.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Und wenn das geschieht, dann verbessern sich natürlich die Bedingungen, und sie fahren Roller.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Và nếu họ được như vậy, thì dĩ nhiên, điều kiện sẽ tốt hơn, và họ bắt đầu đi xe máy.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Wanneer dat gebeurt, verbeteren hun omstandigheden. Dan kunnen ze op scooters rijden.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Y, si lo hacen, entonces, por supuesto, las condiciones mejoran y empiezan a ir en motos.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Ако го направят тогава, разбира се, условията им се подобряват и те почват да карат мотопеди.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.Когда это происходит, тогда, конечно, жизненные условия улучшаются, и теперь у них появляется скутер.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.ואם זה אכן קורה, אזי, כמובן, התנאים משתפרים, והם מתחילים לרכב על קטנועים.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.وإذا ما أصبحوا كذلك، فإنه بطبيعة الحال تتحسن أوضاعهم ، تكون البداية لركوبهم على الدراجات البخارية.
Ve eğer öyle olurlarsa, o zaman, tabiki de, şartlar iyileşir, mobiletlere binmeye başlarlar.状況が良くなって スクーターのバイクに乗るようになります でもスクーター以上のものは買えないので
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,Mă urc pe cântarul meu WiFi şi înainte să ajung la maşină, oamenii încep să vorbească cu mine,
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,Saya menaiki timbangan WiFi dan sebelum masuk mobil, orang sudah mulai bilang,
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,제가 WiFi 체중계에 올라가면, 제가 차에 타기도 전에 사람들이 제게
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,Не успеваю я дойти до машины, как люди начинают писать мне:
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,אני עולה על משקל ה WiFi שלי ולפני שאני במכונית, אנשים מתחילים לדבר אלי,
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,أنا احط على ميزان الـ واي فاي وقبل أنا اصل سيارتي، ويبدأ الناس يتحدثون لي،
WiFi terazime çıkıyorum ve daha arabama binmeden, insanlar benimle konuşmaya başlıyorlar,「今日はお昼少なめな方がいいかもね」 なんていう つぶやきが来たりしています
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.A venit să se urce în autobuz, plecam undeva să jucăm.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Dia datang untuk naik bis; saat itu kami hendak pergi ke suatu tempat untuk bermain.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Han kom for at nå bussen; vi skulle afsted for at spille et eller andet sted.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Il est arrivé pour prendre le bus, nous partions pour aller jouer quelque part.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton jött a buszhoz, épp indultunk játszani valahová.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.빌 월튼 (Bill Walton)이 그중에 한사람 입니다. 저희가 시합을 위해 버스를 타려고 했었습니다.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton. Một hôm cậu ấy đến vội để bắt kịp xe búyt hôm đó chúng tôi phải đi chỗ khác để chơi
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton, przyszedł raz pod autobus, którym odjeżdżaliśmy na jakiś mecz.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton, venne a prendere il bus, stavamo partendo per andare a giocare in qualche posto.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Bill Walton, vino a tomar el autobús nos estábamos yendo a algún lugar a jugar.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Er kam einmal zum Bus, als wir gerade zu einem Auswärtspiel fahren wollten.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Билл Уолтон. Он спешил к автобусу, мы отъезжали куда-то на игру.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.Біла Волтона. Він прийшов до автобусу, ми саме їхали на якусь гру.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.ביל וולטון, הוא הגיע לאוטובוס, עמדנו לנסוע למשחק כלשהו
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.بيل والتون, مقبلاً لأخذ الحافلة, كنا مغادرين إلى مكان ما للعب.
Yine bir yere maça giderken, otobüse binmeye geldi.遠征にでかけるときだった 彼はキチンとしていなかったから バスには乗せなかった
Yürüyüş ve bisiklete binmeA pie y en bicicleta
Yürüyüş ve bisiklete binmeAtt gå och cykla
Yürüyüş ve bisiklete binmeKävely ja pyöräily
Yürüyüş ve bisiklete binmeMarche et vélo
Yürüyüş ve bisiklete binmeПешие и велосипедные прогулки
Yürüyüş ve bisiklete binmeالمشي وركوب الدراجات الهوائية
Yürüyüş ve bisiklete binmeالمشي وركوب الدراجة
Yürüyüş ve bisiklete binme徒步和骑行
Yürüyüş ve bisiklete binme步行及骑车