binlerce ile cümle
binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birleşik Devletler'de her gün binlerce otomobil çalınıyor, ama bir postacı arabası çalınmıyor.郵便トラックは一台も盗まれません(笑)。なぜでしょう? 盗んでも売れないからです
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.한 때는 사람들이 저에게 학술지나 그들의 이야기를 저한테 보내주기도 했죠. 6년간 수천 개의 데이터들을 다루다 보니
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Dokonca mi ľudia začali posielať stránky z novín a svoje príbehy -- tisíce kúskov údajov za šesť rokov.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Vid en tidpunkt skickade folk journalutdrag och sina berättelser -- tusentals bitar av data under sex år
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.V nekem trenutku so mi ljudje pošiljali strani dnevnikov, in svoje zgodbe -- tisoče podatkov v šestih letih.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Люди надсилали мені сторінки своїх щоденників і надсилали свої історії - тисячі історій за шість років.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.בשלב מסויים אנשים החלו לשלוח לי דפים מתוך יומנים ולשלוח לי את סיפוריהם -- אלפי חלקיקי נתונים בשש שנים.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.فى نقطة معينة كان الناس يرسلون صفحات من يومياتهم ويرسلون لى قصصهم -- الآلاف من قطع المعلومات فى ستة أعوام.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.自身の体験談を送ってきて それは6年の間に何千ものデータになったのです それで理解の糸口を得ることになりました
Bir tane de yapabilir, yüzlerce veya binlerce de, nasıl isterseniz.Ela pode fazer um, ou uma centena ou 1,000 delas se você quiser
Bir tane de yapabilir, yüzlerce veya binlerce de, nasıl isterseniz.Elle en ferra un, ou cent, ou mille si vous le voulez.
Bir tane de yapabilir, yüzlerce veya binlerce de, nasıl isterseniz.Θα δημιουργήσει ένα, ή εκατό, ή 1,000 αντίτυπα αν θέλετε.
Bir tane de yapabilir, yüzlerce veya binlerce de, nasıl isterseniz.Він зробить одну, або сто, або 1000 таких, якщо вам захочеться.
Bir tane de yapabilir, yüzlerce veya binlerce de, nasıl isterseniz.Он сделает одну, или сто, или 1000 таких, если вам захочется.
Bir tane de yapabilir, yüzlerce veya binlerce de, nasıl isterseniz.ستصنع لك واحدة أوالمئة أو ألف منها إذا رغبت
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.애당초에 제가 계획했던 일 년은 6년으로 늘어났고, 저는 수천 개의 이야기들을 수집했으며,
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.6年となり 何千もの話があり 長いインタビューやフォーカスグループ研究をいくつも行い
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Anul alocat s-a transformat în 6 ani, mii de poveşti, sute de interviuri lungi şi grupuri tematice.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Aus meinem einen Jahr wurden sechs Jahre, tausende Geschichten, hunderte lange Interviews, Fokusgruppen.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Az egy évből hat év lett, több ezer történet, több száz hosszú beszélgetés, fókuszcsoport.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Mijn ene jaar werden er zes, duizenden verhalen, honderden lange interviews, focusgroepen.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Mit ene år blev til seks år: tusindvis af historier, hundredvis af lange interviews, fokusgrupper.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Mitt enda år blev till sex år, tusentals berättelser, hundratals långa intervjuer, fokusgrupper.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Moje eno leto se je spremenilo v šest let: tisoče zgodb, stotine dolgih intervjujev, fokusnih skupin.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Môj jeden rok sa zmenil na šesť, tisíce príbehov, stovky dlhých rozhovorov, záujmové skupiny.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Můj jeden rok se změnil v šest let, tisíce příběhů, stovky dlouhých rozhovoru, cílové skupiny.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Yang rencananya setahun itu menjadi enam tahun, ribuan cerita, ratusan wawancara, grup fokus.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Yksi vuosi muuttui kuudeksi: Tuhansia tarinoita, satoja pitkiä haastatteluja, kohderyhmiä.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Мій один рік перетворився на шість років, тисячі історій, сотні довгих інтерв"ю, фокус-груп.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Мой один год превратился в шесть лет, тысячи историй, сотни длинных интервью, фокус-групп.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.Моята една година прерастна в шест години, хиляди истории, стотици дълги интервюта, фокус групи.
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.השנה האחת שהקדשתי הפכה להיות שש שנים, אלפי סיפורים,
Bir yılım altı yıla dönüştü, binlerce hikayeye, yüzlerce uzun mülakata, konuşma gruplarına.عامي الأول تحول إلى ستة أعوام، الآف من القصص،
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.1 trong hàng triệu thành phố... ...lơ lửng quanh hành tinh.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.E' appena una su migliaia di città che librano sopra il pianeta.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Este unul dintre miile de orase care inconjoara Planeta noastra.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Ez csupán az egyike a több ezer városnak, ami a Bolygónk felett lebeg.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Je jedním z tisíců měst, která se vznášejí nad naší Planetou.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Jest ono zaletwie jednym pośród tysięcy miast, które unoszą się nad naszą Planetą.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Rien qu'une parmi des milliers de villes qui flottent sur la planète.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Sie ist lediglich eine unter den Tausenden von Städten, die über dem Planeten schweben.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Είναι απλώς μία μεταξύ χιλιάδων πόλεων που αιωρούνται πάνω από τον πλανήτη μας.
Bizim Gezegen, şehirlerin üzerine gelenlerden, O binlercesinin arasından sadece biridir.Один среди тысяч подобных городов, парящих над нашей планетой.
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz kiChỉ nhìn vào những vật thể xung quanh ta thôi
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz kiÉvezredek óta tudjuk, hogy világunkat különféle anyagok építik föl.
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz ki Farklı maddeler var.Lidé již tisíce let jen na základě pozorování okolního prostředí vědí, že existují různé látky.
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz ki Farklı maddeler var.My ľudia už po tisícky rokov vieme, už len z pozorovania nášho prostredia, že existujú rôzne látky.
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz ki Farklı maddeler var.Ми, люди, протягом тисячоліть, просто спостерігаючи за навколишнім середовищем, знали, що є різні речовини.
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz ki여러가지 물질을 알고 있었죠.
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz kiאנחנו בני האדם יודעים כבר אלפי שנים מהתבוננות על הסביבה שמקיפה אותנו
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz kiفقط بالنظر إلى البيئه من حولنا
Biz insanlar binlerce yıldır sadece etrafımızdaki çevreye bakmakla biliyoruz kiいろんな物質があることに気がついていました.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Alla fine, letteralmente, avevamo migliaia e migliaia di forme.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Fue así que terminamos con, literalmente, miles de formas del rostro.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.그래서 수 천개의 이러한 형태를 얻게 됩니다.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Ne-am ales cu literalmente mii şi mii şi mii de forme.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Nous nous sommes littéralement retrouvés avec plusieurs milliers d'expressions.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Tak otrzymaliśmy tysiące kształtów.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Έτσι καταλήξαμε κυριολεκτικά με χιλιάδες και χιλιάδες και χιλιάδες σχήματα.
Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik.Вообщем, мы получили в буквальном смысле тысячи, десятки тысяч форм.