binlerce ile cümle
binlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Imamo mnogo zakonov - na tisoče in tisoče, vendar se jih nenehno krši.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Máme hodně zákonů, jsou jich tisíce a tisíce jsou ale neustále porušovány.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Meillä on useita lakeja, tuhansittain toistensa päällä, mutta niitä rikotaan jatkuvasti.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Nous avons beaucoup de lois, des milliers et des milliers de lois, mais elles sont constamment transgressées.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Posiadamy tysiące praw ale są one ciągle łamane.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Rengeteg törvényünk van, ezer meg ezer, de ezeket folytonosan megszegik.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Vi har många lagar, tusentals och åter tusentals lagar men de bryts jämt och ständigt.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.We hebben al duizenden en duizenden wetten maar ze worden constant overtreden.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Wir haben viele Gesetzte, tausende und abertausende davon, aber sie werden ständig gebrochen.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Έχουμε πολλούς νόμους, χιλιάδες χιλιάδων από αυτούς αλλά παραβιάζονται διαρκώς.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.Понастоящем имаме много закони, хиляди и хиляди закони, но те непрекъснато биват нарушавани.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.У нас много законов, их тысячи и тысячи, но нарушаются они постоянно.
Bir çok yasamız var, binlerce ve binlerce... ...fakat sürekli ihlal ediliyorlar.لدينا العديد من القوانين، الآلاف والألاف منها ولكنها تُخترق على الدوام.
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Chỉ trong vài ngày, hàng vạn người ở đó -- những người Ai Cập đầy giận giữ đòi Bộ Nội vụ
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:În câteva zile, zeci de mii de oameni s-au strâns -- egipteni supărați care au cerut ministerului de interne,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Inom ett par dagar fanns tiotusentals människor där - arga egyptier som begärde av inrikesministeriet,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Nach ein paar Tagen, zehntausende Menschen - verärgerte Ägypter, die vom Innenministerium forderten,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:Néhány napon belül, emberek tízezrei -- dühös egyiptomiak -- vonták kérdőre a belügyminisztert:
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:O pár dní, desiatky tisíc ľudí -- nahnevaných Egypťanov žiadali Ministerstvo vnútra,
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve İçişleri Bakanına:И через несколько дней, десятки тысяч людей, разгневанных египтян, обращались к министру внутренних дел:
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve몇 일 내로, 그곳에 있는 수 만 명의 분노한 이집트인들은
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi veW kilka dni było ich tysiące...
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi veתוך מספר ימים, עשרות אלפי אנשים -- מצרים כועסים
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi veولكن في أيام قليلة انضم عشرات الآلاف للصفحة مصريون غاضبون
Birkaç gün içinde, binlerce öfkeli Mısırlı orada bir araya geldi ve怒れるエジプト人が 内務省に対してこう主張したのです
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Cu câţiva ani în urmă au fost inundaţii severe care au provocat mii de morţi,
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.몇 년 전 이 곳에서 큰 홍수가 나면서 수천 명이 죽었는데
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Vài năm trước, có một trận lụt kinh hoàng
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Vor ein paar Jahren gab es sehr starke Überschwemmungen welche zum Tod von Tausenden führten.
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.Пару лет назад произошло сильное наводнение, в результате которого погибли тысячи человек.
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.לפני כמה שנים הייתה הצפה קשה
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.قبل عدة سنوات حدث فيضان عنيف أدى بأرواح الآلاف,
Birkaç yıl önce binlerce ölüme yol açan çok güçlü bir sel meydana geldi.深刻な洪水がありました 土壌を守るための森林が
Birkaç yıl önce olan birçok göller çalışan yüzlerce boyunca bozulmadan kalabildiğini binlerce yıl몇 년 전 이 여러 호수에서 일하는 수백 그대로 남아 수천년
Birkaç yıl önce olan birçok göller çalışan yüzlerce boyunca bozulmadan kalabildiğini binlerce yılTrend Anderson der große dänische Klimatologe hat eine bemerkenswerte Studie ein Vor einigen Jahren
Birkaç yıl önce olan birçok göller çalışan yüzlerce boyunca bozulmadan kalabildiğini binlerce yılהמגמה אנדרסון הדני הגדול האקלים עשה מחקר יוצא דופן שנים אחדות עובד מספר אגמים אשר יש נותר ללא הפרעה במשך מאות
Birkaç yıl önce olan birçok göller çalışan yüzlerce boyunca bozulmadan kalabildiğini binlerce yılمنذ سنوات قليلة عمل في العديد من البحيرات التي لديها ظلت دون عائق لمئات منذ آلاف السنين
Birkaç yıl önce olan birçok göller çalışan yüzlerce boyunca bozulmadan kalabildiğini binlerce yıl持っているいくつかの湖での作業 数百人の邪魔されずに残った 何千年もの間 彼は別の粒子を得ることができません ポールの種類と深くそれを発見し、
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.북극곰이 털코트를 진화시키는 데에는 수천 세대, 아마 10만 년 정도가 걸릴 것입니다.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Để tiến hóa bộ lông, một con gấu Bắc cực cần hàng ngàn thế hệ, có lẽ là 100 000 năm.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Ein Eisbär braucht, um einen Pelz zu entwickeln, tausende Generationen, vielleicht hunderttausend Jahre.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.L'orso polare, per sviluppare la pelliccia, ci mettera' migliaia di generazioni, forse 100.000 anni.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Niedźwiedź polarny otrzymał swoje futro po upływie tysięcy pokoleń, może 100 tysięcy lat.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Om en isbjörn ska utveckla päls, så tar det tusentals generationer, kanske 100,000 år.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Opdat een ijsbeer een pelsmantel zou ontwikkelen, zal het duizenden generaties duren, misschien 100.000 jaar.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Pentru ca un urs polar sa dezvolte blana e nevoie de mii de generatii, poate 100.000 de ani.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Polarni medved bo za razvoj kožuha potreboval na tisoče generacij, mogoče 100.000 let.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Um urso polar, para desenvolver uma pelagem, leva milhares de gerações, talvez 100 000 anos.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Un oso polar, para desarrollar el pelaje, tardará miles de generaciones, tal vez 100.000 años.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Un ours polaire, pour se doter de sa fourrure, a mis des milliers de générations, peut-être 100.000 ans.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Vytvořit si kožich polárnímu medvědovi zabere tisíce generací, možná 100 000 let.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Белому медведю для эволюции шерстяного покрова потребуются тысячи поколений, возможно, 100 тысяч лет.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Еволюція шерстяного покрову у полярного ведмедя триватиме тисячі поколінь, можливо 100.000 років.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.За да еволюира козината на една полярна мечка, ще са нужни хиляди поколения, може би 100 000 години.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.דוב קוטב, כדי לפתח פרווה, יזדקק לאלפי דורות, ואולי 100,000 שנים.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.حيث لكي يطور الدب القطبي معطفاً سيستغرق ذلك منه الالاف من الاجيال ربما 100 الف عام
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.数千世代もかかるでしょう おそらく10万年 人間の子供ならば
Birleşik Devletler'de her gün binlerce otomobil çalınıyor, ama bir postacı arabası çalınmıyor.미국에서 매일 수천대의 차가 도난당하고 있습니다. 우편 배달 트럭은 유일하게 도난당하지 않습니다.그렇습니다. 그럼 왜 그럴까요?
Birleşik Devletler'de her gün binlerce otomobil çalınıyor, ama bir postacı arabası çalınmıyor.אלפי מכוניות נגנבות כל יום בארה"ב; לא נגנבת אפילו משאית דואר אחת. אוקיי, ולמה?
Birleşik Devletler'de her gün binlerce otomobil çalınıyor, ama bir postacı arabası çalınmıyor.آلالاف السيارات تُسرق يوميًا في الولايات المتحدة. ليس من بينها سيارة نقل بريد واحدة. حسنًا. ولماذا؟